DOLAR 46,6473 0.03%
EURO 53,3187 0.36%
ALTIN 6.029,14-1,65
BITCOIN 27889820.10557%
İstanbul
29°

AÇIK

SABAHA KALAN SÜRE

  • HABERLER
  • SERVİS 1
  • SERVİS 3
  • FİNANSİF
  • HESAP
KİLİMLİ HALKI SORUYOR: HİZMET Mİ, RANT MI?

KİLİMLİ HALKI SORUYOR: HİZMET Mİ, RANT MI?

ABONE OL
20 Ağustos 2026 17:57
KİLİMLİ HALKI SORUYOR: HİZMET Mİ, RANT MI?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kilimli Millet Bahçesi ihalesini iş insanı ve müteahhit Mustafa Öztürk’ün aldığı öğrenildi. Ancak ihale, daha sonuçlanır sonuçlanmaz yalnızca ekonomik değil, siyasi bağlantılar ve ticari ilişkiler açısından da tartışmaların merkezine oturdu.

Zonguldak’ta bugüne kadar üstlendiği çeşitli projelerle tanınan Mustafa Öztürk’ün, Kilimli’nin geleceği açısından önemli projelerden biri olarak gösterilen Millet Bahçesi ihalesini iki kısım halinde üstlenmesi, ilçede yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.

Millet Bahçesi’nin tamamlanmasıyla Kilimli’nin önemli bir sosyal yaşam ve dinlenme alanına kavuşması bekleniyor.

Ancak asıl soru tam da burada başlıyor:

Bu ihale yalnızca Kilimli’ye hizmet amacıyla mı sonuçlandı, yoksa perde arkasında cevaplanması gereken başka ilişkiler mi var?

ORTAKLIK İDDİASI, SİYASİ BAĞLANTILAR VE CEVAP BEKLEYEN SORULAR

Mustafa Öztürk ile MHP’nin eski Kilimli İlçe Başkanı ve eski belediye başkan adayı Serdar Yaralı’nın ortaklığı, Zonguldak kamuoyunda bilinen bir ticari ilişki olarak gündeme geliyor.

İşte tartışmanın düğümlendiği nokta da burası.

Yaralı’nın geçmişte MHP’den belediye başkan adayı olması, buna karşılık Kilimli Belediye Başkanı Kamil Altun ile yakın ilişkiler içerisinde olduğu yönündeki iddialar, Millet Bahçesi ihalesinin siyasi boyutunun da sorgulanmasına neden oluyor.

Ortaya atılan iddiaların doğru olup olmadığının elbette belgelerle ortaya konulması gerekiyor.

Ancak kamuoyunun sormaya hakkı olan sorular açık:

Mustafa Öztürk ile Serdar Yaralı arasındaki ticari ortaklığın kapsamı nedir?

Daha önce hangi belediyelerde, hangi projelerde birlikte iş yaptılar?

Bu ortaklıkların AK Parti ve MHP yönetimindeki belediyelerle bağlantısı var mı?

Millet Bahçesi ihalesinin verilme sürecinde herhangi bir siyasi ilişkinin etkisi oldu mu?

Ve en önemlisi:

KİLİMLİ’YE HİZMET Mİ, BİRİLERİNE KAZANÇ KAPISI MI?

Bu soruların cevabını vermesi gereken yalnızca ihaleyi alan şirket ya da kişiler değildir.

İhaleyi gerçekleştiren kurumların da şeffaflık adına kamuoyunun kafasındaki soru işaretlerini ortadan kaldırması gerekir.

Çünkü kamu kaynağı kullanılarak yapılan her büyük ihale, yalnızca kazanan firma açısından değil, vatandaşın hakkı açısından da denetlenebilir ve sorgulanabilir olmak zorundadır.

“TESADÜF” DEMEK YETMEZ, BELGELER KONUŞMALI

Zonguldak kamuoyunda bir süredir Mustafa Öztürk ve Serdar Yaralı’nın çeşitli projelerde birlikte hareket ettiği ve farklı belediyelerden iş aldıkları yönündeki iddialar konuşuluyor.

Eğer bu iddialar doğruysa, ortada son derece ciddi bir tablo vardır.

Eğer doğru değilse, yine yapılacak şey bellidir:

Belgeler ortaya konulur, iddialar çürütülür ve tartışma sona erer.

Çünkü mesele kişisel husumet değil.

Mesele kamu ihalesi.

Mesele Kilimli halkının parası.

Mesele Kilimli’nin geleceği.

Ve mesele, siyasetin ticaretle nerede kesiştiği sorusudur.

KAMUOYU ŞEFFAFLIK İSTİYOR

Kilimli halkının istediği çok basit:

İhale hangi şartlarla verildi?

Kaç firma teklif verdi?

Teklifler ne kadardı?

Değerlendirme hangi kriterlere göre yapıldı?

İhaleyi alan şirketin ortaklık yapısı nedir?

Ortaklar arasında siyasi bağlantısı bulunan isimler var mı?

Daha önce aynı kişilerle başka kamu kurumlarında gerçekleştirilen işler bulunuyor mu?

Bu soruların tamamı cevaplanmadan, “Kilimli’ye güzel bir proje geliyor” diyerek tartışmanın üzerini kapatmak mümkün değildir.

Çünkü Kilimli halkı artık yalnızca ne yapılacağını değil, kimin yapacağını ve hangi ilişkiler içerisinde yapıldığını da bilmek istiyor.

ŞİMDİ GÖZLER YETKİLİLERDE

Millet Bahçesi Kilimli için gerçekten önemli bir yatırım olabilir.

Ancak bu yatırımın gölgesinde rant, siyasi yakınlık, ticari ortaklık ve kamu kaynaklarının kullanımıyla ilgili soru işaretleri oluşuyorsa, yapılması gereken bellidir:

İhaleye ilişkin tüm süreç kamuoyuna açık biçimde anlatılmalı, iddialar belgeleriyle birlikte ortaya konulmalı ve varsa şüpheler ortadan kaldırılmalıdır.

Çünkü kamu ihalelerinde güven, sözle değil şeffaflıkla sağlanır.

Kilimli halkı artık şunu bilmek istiyor:

Bu ihale Kilimli’ye mi kazandıracak, yoksa bazı isimlere mi?

Cevabı verecek olan siyaset değil, belgeler ve ihale sürecinin şeffaflığıdır.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r