KİLİMLİ BELEDİYESİ’NDE ŞOK İDDİALAR!
Kilimli Belediyesi’nde gündem bu kez hizmet değil, personel yönetimi ve belediye başkanının çalışanlara yönelik tutumu olduğu ileri sürülen iddialar.
Belediye Başkanı Kamil Altun’un, belediyede görev yapan bazı personelleri AK Parti ilçe teşkilatında yeterince görünmedikleri gerekçesiyle baskı altına aldığı ve Z. G. isimli personelin de teşkilat çalışmalarına katılmadığı gerekçesiyle işten çıkarıldığı iddiası ilçede büyük tepki yaratacak cinsten.
İddialar doğruysa ortaya yalnızca bir personel meselesi değil, belediye yönetiminde siyasi sadakat beklentisinin çalışanların ekmeğinin önüne geçirildiği son derece ciddi bir tablo çıkıyor.
Belediyede görev yapan bir personelin asli görevi halka ve belediyeye hizmet etmek değil midir?
Yoksa belediye çalışanlarından aynı zamanda siyasi parti teşkilatının faaliyetlerine katılmaları mı beklenmektedir?
Kilimli kamuoyunun cevap aradığı soru tam da burada başlıyor.
İddialara göre Başkan Altun, bazı çalışanlara ilçe teşkilatına gitmedikleri gerekçesiyle sert şekilde tepki gösterdi. Hatta Muhasebede çalışan tüm personele son derece ağır ve hakaret içerikli ifadeler kullanıldığı ileri sürülüyor. Bu tapulan davranış sandece Z.G. ‘ye değil belediye bünyesinde çalışan bir çok çalışana uygulandığı gündemde yer alıyor. Aynı zamanda belediye çalışan bazı kişiler ise hiç bir şey söylenmediği ses çıkarılmadığı da bilinmekte teşkilata gitmemesine rağmen ses çıkarılmayan kişiler Altun’a yakınlıkları ile bilinen kişiler olduğu bilinmektedir
Kamuoyuna yansıyan iddialar arasında, Başkan Altun’un çalışanlara yönelik:
“Göt büyütmeye mi geldiniz? Sizi AK Parti aldı. Çalışmak istemeyen siktirsin gitsin.”
şeklinde son derece ağır ifadeler kullandığı da yer alıyor.
Bu sözlerin gerçekten sarf edilip edilmediği ise kamuoyunun ve varsa tanıkların değerlendirmesine bırakılmalı.
Ancak böyle bir ifadenin kullanıldığı iddiası dahi başlı başına ciddi bir yönetim anlayışı tartışmasını beraberinde getiriyor.
İddiaların merkezindeki Zehra Güneş’in durumunu daha da dikkat çekici hale getiren ise özel hayatında yaşadığı zorlu süreç.
Güneş’in yakın zamanda eşinden boşandığı, babasını yeni kaybettiği ve çocuklarının lise son sınıfta olduğu belirtiliyor.
Tam da böyle bir dönemde işini kaybettiği ve sonrasında yeni bir iş bulmakta zorlandığı yönündeki iddialar, Kilimli’de vicdanları yaralayan ayrı bir tartışmayı beraberinde getiriyor.
Üstelik iddialara göre Güneş, seçim süreci boyunca Başkan Altun’u destekleyen isimlerden biriydi.
Burada sorulması gereken soru çok açık:
Bir insanın siyasi olarak destek verdiği bir yönetici, zor günlerinde yanında mı durmalı; yoksa teşkilat faaliyetlerine katılmadığı gerekçesiyle ekmeğinden mi etmeli?
Elbette iş akdinin sona erdirilmesinin hukuki ve idari gerekçeleri varsa bunların açıkça ortaya konulması gerekiyor.
Belediye çalışanları arasında konuşulduğu ileri sürülen bir başka iddia ise daha da vahim.
Başkana yakın olduğu düşünülen bazı kişilerin teşkilat çalışmalarına katılmadığı, hatta teşkilata kayıtlı olmadığı halde herhangi bir yaptırımla karşılaşmadığı; buna karşılık bazı çalışanların siyasi faaliyetlere katılmadıkları gerekçesiyle baskı gördüğü öne sürülüyor.
Eğer bu iddialar doğruysa ortada ciddi bir çifte standart tartışması vardır.
Bir belediyede çalışanlar arasında “başkana yakın olanlar” ve “gücün yettiği kişiler” şeklinde bir ayrım oluştuğu algısı bile çalışma barışını yerle bir etmeye yeter.
Kilimli halkının vergileriyle hizmet veren bir belediyede çalışanların kendilerini güvende hissetmesi, siyasi baskı altında kalmadan görevlerini yapabilmesi gerekir.
Başkanlık makamı korkutma, bağırma, hakaret etme veya siyasi sadakat ölçme makamı değildir.
Eğer belediye çalışanlarına yönelik ağır hakaretler edildiği, insanların siyasi tercihlerine veya parti teşkilatındaki faaliyetlerine göre değerlendirildiği ve iş güvencelerinin bu kriterlere bağlandığı iddiaları doğruysa, burada artık basit bir personel tartışmasından söz edilemez.
Burada konuşulması gereken şey yönetim anlayışıdır.
Çünkü makamlar geçicidir.
İnsanların ekmeği ise birilerinin kişisel öfkesine teslim edilemeyecek kadar değerlidir.
Şimdi gözler Kilimli Belediyesi’ne ve Başkan Kamil Altun’a çevriliyor.
Z.G. gerçekten teşkilata gitmediği için mi işten çıkarıldı?
İş akdinin sona erdirilmesinin resmi gerekçesi nedir?
Belediye personelinden siyasi parti teşkilatının çalışmalarına katılmaları isteniyor mu?
Çalışanlara yönelik ağır hakaret içeren sözler gerçekten sarf edildi mi?
Başkana yakın olduğu iddia edilen personel ile diğer çalışanlar arasında farklı uygulamalar yapılıyor mu?
Ve en önemlisi:
Bir belediyede işe alınmanın veya işte kalmanın kriteri liyakat ve görev performansı mı, siyasi teşkilat faaliyetlerine katılım mı?
Kilimli halkı bu soruların cevabını bekliyor.
Çünkü mesele artık tek bir çalışanın işinden olup olmaması değil.
Mesele, belediye çalışanlarının ekmeğinin siyasi sadakate bağlanıp bağlanmadığı iddiasıdır.
Eğer bu iddialar doğruysa, ortaya son derece ağır bir tablo çıkacaktır.
Kilimli Belediyesi hizmet üretmek için mi var, yoksa siyasi bağlılık testinden geçenlerin ayakta kalabildiği bir yapıya mı dönüşüyor?
Bu sorunun cevabını artık yalnızca çalışanlar değil, Kilimli halkı da bilmek istiyor.
ÖZEL HABER
14 saat önceÖZEL HABER
15 saat önceÖZEL HABER
15 saat önceSİYASET
18 saat önceSİYASET
19 saat önceÖZEL HABER
1 gün önceÖZEL HABER
1 gün önceVeri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.