Kilimli sahilindeki balıkçı barınakları yıkıldı… Peki şimdi o alanlarda ve limanın içerisindeki konteynerlerde neler yaşanıyor? Kilimli’de uzun süredir konuşulan ancak yüksek sesle dile getirilemeyen iddialar bir kez daha gündemde.
Kilimli sahilinde yıllardır balıkçıların kullandığı barınakların belediye ekiplerince yıkılmasının ardından gözler şimdi Kilimli Limanı’na ve liman içerisindeki bazı yapılara çevrildi.
Kilimli’de vatandaşların ve balıkçıların yıllardır konuştuğu öne sürülen bazı uygulamalarla ilgili ciddi soru işaretleri bulunuyor.
Asıl soru ise şu:
Balıkçılar için ayrılan alanlarda kim, ne kadar söz sahibi?
Limanın orta kapısının yanında bulunan ve üzerinde “Su Ürünleri 1” ve “Su Ürünleri 2” şeklinde ibareler bulunduğu belirtilen konteynerlerle ilgili de kamuoyunda çeşitli iddialar dolaşıyor.
İddialara göre bu konteynerlerden biri Adnan Velioğlu ile bağlantılı şekilde kullanılıyor.
Kamuoyunun merak ettiği soru çok açık:
Bu konteynerlerin hukuki statüsü nedir? Kime tahsis edilmiştir? Kim kullanmaktadır? Elektrik ve su giderleri kim tarafından karşılanmaktadır? İçeride hangi faaliyet yürütülmektedir?
Eğer bu alanlar gerçekten kamuya ve balıkçılık faaliyetlerine tahsis edilmişse, kullanım hakkının kimde olduğu ve hangi mevzuata göre kullanıldığı açıklanmalıdır.
Çünkü söz konusu alan, sıradan bir özel mülk değil.
Zonguldak İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün 2021 tarihli ilanında Kilimli’deki 92 bin 135 metrekarelik alan açıkça “Balıkçı Barınağı” olarak tanımlanmış ve devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazlardan olduğu belirtilmişti.
Bir başka iddia ise balıkçılar için oluşturulan bazı sosyal ve barınma alanlarının kullanım şekliyle ilgili.
Kamuoyunda, balıkçılar için yapılan misafirhane niteliğindeki yapının yaklaşık bir buçuk yıldır Belediye Başkanı Kamil Altun ve ailesi tarafından kullanıldığı yönünde iddialar bulunuyor.
Bu iddia doğruysa sorulması gereken soru basit:
Balıkçılar için yapılan bir yapı, hangi mevzuata dayanılarak bir belediye başkanı ve ailesinin uzun süreli kullanımına açılmıştır?
Kim tahsis etti?
Hangi karar alındı?
Kira veya kullanım bedeli var mı?
Elektrik, su, ısınma ve diğer giderleri kim ödüyor?
Bunların tamamı kamuoyuna açıklanmalıdır.
Çünkü balıkçı için yapılan bir yapı, kişisel konaklama alanına dönüşmüşse, burada artık yalnızca bir kullanım tartışması değil, kamu kaynağının ve kamuya tahsis edilmiş alanların nasıl kullanıldığı sorusu ortaya çıkar.
Kilimli’de bazı balıkçıların, liman içerisindeki kimi alanlara erişim ve kullanım konusunda baskı gördüklerini ileri sürdükleri de iddialar arasında.
Bazı vatandaşların ise limanın belirli bölümlerinde balık tutmalarına dahi izin verilmediğini öne sürdüğü belirtiliyor.
Bu iddialar doğruysa, kamuya açık olması gereken bir alanın fiilen “özel mülk gibi” kullanılıp kullanılmadığı mutlaka araştırılmalıdır.
Kimse kamuya ait bir alanın kapısında “Buraya şu girer, bu giremez” diyebilecek sınırsız bir yetkiye sahip olmamalıdır.
Varsa böyle bir yetkinin dayanağı açıklanmalıdır.
Bir başka dikkat çeken iddia ise liman içerisinde sürekli bulunduğu öne sürülen büyük bir duba ve üç gemi ile ilgili.
Bunların hangi izinle, hangi süreyle ve hangi statüde limanda bulunduğu da kamuoyunun bilmek istediği konular arasında.
Balıkçı barınaklarının kullanımına ilişkin mevzuatta barınakların temel amacı balıkçı gemilerinin barınması ve balıkçılık faaliyetlerinin yürütülmesidir. Yönetmelik ayrıca balıkçı barınaklarının Bakanlığın olumlu görüşü alınmadan başka amaçlarla kullanılamayacağını düzenliyor.
O halde soruyoruz:
Bu duba ve gemiler hangi izinle orada?
Kim kullanıyor?
Ne kadar süredir oradalar?
Herhangi bir ücret ödeniyor mu?
Kilimli’de vatandaşların ve bazı balıkçıların bu konular hakkında konuşmaktan çekindiği yönündeki iddialar ise meselenin en düşündürücü tarafı.
Eğer gerçekten insanlar tepki göstermekten veya haklarını dile getirmekten çekiniyorsa, bunun nedeni nedir?
Kilimli Limanı kimin?
Balıkçı Barınağı kimin için?
Konteynerlerin kullanım hakkı kimin?
Misafirhane kimin kullanımında?
Liman içerisindeki gemi ve dubaların izinleri var mı?
Ve en önemlisi:
Kilimli Belediyesi’nin resmi internet sitesinde de “Balıkçı Barınakları Projesi” belediyenin projeleri arasında yer alıyor.
2023 yılında ise Kilimli Belediyesi’nin başvuru sahibi olduğu projeyle limana ağ bakım alanı, barınma merkezi ve idari bina yapılması planlandığı resmi olarak açıklanmıştı. Projede Kilimli Su Ürünleri Kooperatifi de ortak olarak gösterilmişti.
Dolayısıyla bugün ortaya atılan iddiaların cevabı dedikodu ile değil, belgeyle verilmelidir.
1. Balıkçı barınaklarının yıkımı hangi karar ve hangi gerekçeyle gerçekleştirildi?
2. Yıkılan alanların bugünkü kullanım amacı nedir?
3. “Su Ürünleri 1” ve “Su Ürünleri 2” yazılı konteynerler kime tahsis edilmiştir?
4. Bu konteynerlerin elektrik, su ve diğer giderlerini kim karşılamaktadır?
5. Balıkçılar için yapılan misafirhane şu anda kim veya kimler tarafından kullanılmaktadır?
6. Belediye Başkanı Kamil Altun veya ailesinin bu yapıyı kullandığı iddiası doğru mudur?
7. Limandaki duba ve üç geminin bağlama/kullanım izinleri var mıdır?
8. Limanın hangi bölümlerinde kimlerin kullanım hakkı bulunmaktadır?
9. Balıkçıların ve vatandaşların limanın bazı bölümlerine girişinin engellendiği iddiasının hukuki dayanağı nedir?
10. Liman ve barınak içerisindeki tüm tahsis, kira, kullanım ve gider kayıtları kamuoyuna açıklanacak mıdır?
Kilimli halkının ve özellikle geçimini denizden sağlayan balıkçıların hakkı olan alanların kimsenin şahsi kullanım alanına dönüşüp dönüşmediği artık açıkça ortaya konulmalıdır.
Çünkü burası bir kişinin yazlığı, özel işletmesi veya şahsi mülkü değil.
Burası KİLİMLİ LİMANI.
Ve kamuoyunun cevabını beklediği soru tek:
KÖŞE YAZARLARI
Az önceÖZEL HABER
Az önceÖZEL HABER
14 saat önceÖZEL HABER
2 gün önceGÜNDEM
2 gün önceÖZEL HABER
3 gün önceÖZEL HABER
3 gün önceVeri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.