19 Ekim 2026 Pazartesi
Saadet Partisi’nin Kilimli’deki varlığına, teşkilat çalışmalarına ve ilçe başkanının kim olduğuna yönelik gündeme getirdiğimiz sorular, partinin eski ilçe başkanı Mustafa Tilki’yi harekete geçirdi. Haberimizin altına yorum yazarak kendince bir savunma yapan Tilki, geçmiş dönemde gerçekleştirildiğini söylediği çalışmaları sıraladı. Ancak yaptığı açıklama, asıl sorulara yanıt vermekten çok geçmişi anlatmakla sınırlı kaldı.
Mustafa Tilki’nin açıklamasında dikkat çeken nokta ise bugün Kilimli’de Saadet Partisi’nin ne yaptığına ilişkin somut bir cevap vermek yerine, yıllar öncesine ait faaliyetleri gündeme taşıması oldu.
Bizim sorduğumuz soru açık: Geçmişte ne yaptınız değil, bugün Kilimli için ne yapıyorsunuz?
Mustafa Tilki, bir önceki ilçe başkanı olarak yaptığı yorumda Saadet Partisi’nin Kilimli’de en faal çalışan parti olduğunu öne sürdü.
Tilki; ekonomik sıkıntı yaşayan esnafa siftah parası bırakıldığını, pandemi döneminde berberlere ve ihtiyaç sahiplerine gıda yardımı yapıldığını, kendi ilçe başkanlığı döneminde seçim dışında esnaf ziyaretleri ile köy ve mahalle ziyaretleri gerçekleştirildiğini ifade etti.
Ayrıca siyasi rakiplerinden dahi çalışmalarına ilişkin olumlu sözler duyduklarını savundu ve iddialarının bir kamerayla halkın arasına çıkılarak görülebileceğini belirtti.
Elbette ihtiyaç sahiplerine yardım etmek, esnafı ziyaret etmek ve vatandaşlarla bir araya gelmek değerlidir. Bunları küçümsemek söz konusu değildir.
Ancak bir siyasi partinin geçmişte yaptığı birkaç faaliyeti sıralaması, bugün yöneltilen soruları ortadan kaldırmaz. Hele ki tartışmanın konusu, bir ilçedeki teşkilatın mevcut durumu ve yıllardır yerel gündemde ne kadar etkili olduğuyken…
Mustafa Tilki’nin sıraladığı çalışmaların hangisinin Kilimli’nin kronikleşmiş yerel sorunlarına çözüm ürettiği, hangisinin ilçedeki bir sorunun takip edilmesini sağladığı ve hangisinin belediye hizmetleri konusunda kamuoyu oluşturduğu açıklığa kavuşturulmuş değil.
Esnafa siftah parası bırakmak, ihtiyaç sahiplerine yardım etmek ve ziyaretlerde bulunmak elbette siyasi faaliyetlerdir. Ancak yerel siyaset bundan ibaret değildir.
Kilimli’de altyapı sorunları yaşanırken, vatandaşlar belediye hizmetleri konusunda eleştirilerini dile getirirken, esnaf çeşitli sıkıntılarla mücadele ederken Saadet Partisi bu konularda ne yaptı?
Hangi sorunun üzerine kararlılıkla gitti? Hangi konuda kamuoyuna açıklama yaptı? Hangi eksikliği gündeme taşıdı? Hangi kurumdan hesap sordu?
İşte bizim sorularımız bunlar!
Geçmişte yapılan ziyaretleri sıralamak kolaydır. Asıl mesele, bugün yaşanan sorunların karşısında nerede durduğunuzu ve Kilimli halkı için ne ürettiğinizi ortaya koyabilmektir.
Mustafa Tilki’ye ve Saadet Partisi’nin Kilimli’deki teşkilatına soruyoruz:
Bu soruların cevabı, birkaç ziyaret fotoğrafından veya geçmişte gerçekleştirildiği ifade edilen yardımlardan çok daha önemlidir.
Kamuoyunun bilmek istediği, Saadet Partisi’nin Kilimli’de gerçekten aktif bir siyasi teşkilat olarak çalışıp çalışmadığıdır.
Mustafa Tilki’nin eski ilçe başkanlığı dönemini anlatması, geçmişteki siyasi faaliyetlerin de değerlendirilmesini beraberinde getiriyor.
Bir siyasi teşkilatın başarısı yalnızca kendi üyelerinin yaptığı çalışmaları anlatmasıyla ölçülmez. O teşkilatın ilçenin sorunlarına ne kadar müdahil olduğu, vatandaşın taleplerini ne ölçüde gündeme taşıdığı ve yerel siyasette nasıl bir iz bıraktığı da önemlidir.
Saadet Partisi’nin Kilimli’deki faaliyetlerini sorgulamak, geçmişte yapılan yardımları yok saymak değildir. Tam tersine, geçmişte aktif olduğunu söyleyen bir siyasi yapının bugün nerede durduğunu sormaktır.
Sayın Tilki, geçmişte yaptıklarınızı anlatıyorsunuz; peki bugün Kilimli’de Saadet Partisi nerede?
Eğer teşkilatınız ilçede bu kadar aktifse, çalışmalarınızı, gündeme taşıdığınız sorunları ve elde ettiğiniz sonuçları kamuoyuyla paylaşın. Biz de bunları haberleştirelim.
Kilimli’de siyasi partilerden beklenen, yalnızca seçim dönemlerinde ortaya çıkmaları veya kendilerine yöneltilen eleştirilere geçmiş faaliyetleri sıralayarak karşılık vermeleri değildir.
Vatandaş, sorun yaşadığı gün yanında kimi bulduğuna bakar. Esnaf, sıkıntısını kimin gündeme taşıdığına bakar. İlçe halkı, yaşadığı sorunları kimin takip ettiğini ve çözüm için kimin mücadele ettiğini görmek ister.
Saadet Partisi’nin Kilimli’deki mevcut faaliyetleri konusunda yönelttiğimiz sorulara açık ve somut yanıtlar verilmediği sürece, partinin ilçedeki siyasi etkinliği tartışılmaya devam edecektir.
Mustafa Tilki’nin açıklaması geçmişte yapıldığını söylediği çalışmalara ilişkin kendi değerlendirmesidir. Ancak bu açıklama, bugün teşkilatın kim tarafından yönetildiği, hangi çalışmaların yürütüldüğü ve Kilimli’nin sorunları için neler yapıldığı sorularını tek başına cevaplamıyor.
SON SÖZÜMÜZ NET: Sayın Tilki, geçmişte yaptıklarınızı anlattınız. Şimdi de son dört yılda Kilimli için ne yaptığınızı, hangi sorunların üzerine gittiğinizi ve bugün Saadet Partisi’nin ilçede nasıl bir çalışma yürüttüğünü açıklayın.
Kilimli halkı geçmişin anlatılmasını değil, bugünün sorularına cevap verilmesini bekliyor.
Saadet Partisi Zonguldak İl Başkanı Burak Erol’un Kilimli’de gerçekleştirdiği esnaf ziyareti, ilçedeki siyasi temsil ve teşkilat faaliyetlerine ilişkin soru işaretlerini yeniden gündeme getirdi. Esnafın ekonomik sorunlarını dinleyen Erol’un açıklamaları dikkat çekerken, bu ziyaretin önüne geçen asıl mesele ise Saadet Partisi’nin Kilimli’deki varlığı ve teşkilatının bugüne kadarki çalışmaları oldu.
Kilimli’de vatandaşların ve esnafın yaşadığı sorunlar yeni değil. Ekonomik sıkıntılar, altyapı sorunları ve son dönemde yaşanan sel felaketi ilçenin gündeminde yer alırken, Saadet Partisi’nin yerel siyasette ne ölçüde görünür olduğu sorusu da tartışmaya açıldı.
Burak Erol’un Kilimli ziyaretinde yanıtı merak edilen soruların başında, ilçedeki Saadet Partisi teşkilatının durumu geliyor.
Daha önce Burak Erol’a Kilimli ilçe başkanının kim olduğu sorulduğu, ancak bu soruya yanıt alınamadığı belirtiliyor. Son ziyarette de ilçe teşkilatının kimler tarafından temsil edildiği, ilçe başkanının ziyarette bulunup bulunmadığı ve teşkilatın hangi faaliyetleri yürüttüğü konuları açıklığa kavuşmuş değil.
Kilimli’de Saadet Partisi’nin ilçe başkanı kim? Teşkilat hangi isimlerden oluşuyor? Yerel seçimlerden bu yana ilçede hangi çalışmalar yapıldı?
Bunlar, kamuoyunun açık ve net yanıt beklediği sorular.
Bir siyasi partinin ilçedeki varlığı yalnızca tabela, dönemsel ziyaretler ve basın açıklamalarıyla mı sınırlı kalmalı? Yoksa vatandaşın sorun yaşadığı günlerde sahada olmak, çözüm aramak ve yapılan çalışmaları kamuoyuyla paylaşmak da siyasetin sorumlulukları arasında mı?
Kilimli’de yaşanan sel felaketi, ilçedeki sorunları bir kez daha gözler önüne serdi. Böylesi dönemlerde siyasi partilerin sahada bulunması, vatandaşların taleplerini dinlemesi ve çözüm için girişimlerde bulunması önem taşıyor.
Ancak Saadet Partisi’nin Kilimli’de yerel seçimlerden bu yana hangi somut çalışmaları yürüttüğü, hangi sorunları gündeme taşıdığı ve vatandaşın yanında nasıl bir siyasi faaliyet ortaya koyduğu soruları hâlâ yanıt bekliyor.
Burak Erol’un bugün esnaf ziyaretlerinde bulunması elbette tek başına eleştirilecek bir durum değil. Esnafı dinlemek, sorunları yerinde görmek ve ekonomik sıkıntıları gündeme taşımak siyasetin doğal bir parçası. Fakat kamuoyunun merak ettiği nokta şu: Bu ziyaret, sürekliliği olan bir teşkilat çalışmasının parçası mı, yoksa belirli dönemlerde yapılan ziyaretlerle sınırlı bir faaliyet mi?
Kilimli halkı açısından asıl önemli olan, ziyaretlerin ardından hangi adımların atılacağı ve dile getirilen sorunların takip edilip edilmeyeceği.
Burak Erol, esnaf ziyaretinde artan işletme maliyetlerine, yüksek kiralara, vergi ve SGK yüklerine ve vatandaşın düşen alım gücüne dikkat çekti. Ekonominin başarısının esnafın kasasıyla ölçülmesi gerektiğini söyledi ve üretim ile istihdam odaklı ekonomi çağrısı yaptı.
Peki, bu açıklamaların Kilimli’deki karşılığı ne olacak?
Esnafın sorunlarını dinlemek önemli; ancak ziyaret sonrasında hangi taleplerin takip edileceği, hangi çözüm önerilerinin ilgili kurumlara iletileceği ve sonuçların kamuoyuna nasıl duyurulacağı da açıklanmalı.
Üstelik tartışma yalnızca ekonomiyle sınırlı değil. Kilimli’de Saadet Partisi’nin yerel teşkilat yapısı ve bugüne kadarki siyasi faaliyetleri hakkında da kamuoyunun bilgilendirilmesine ihtiyaç var.
Saadet Partisi Zonguldak İl Başkanı Burak Erol’un yanıtlaması beklenen sorular şöyle:
Bu soruların yanıtı, Saadet Partisi’nin Kilimli’deki siyasi varlığının anlaşılması açısından önem taşıyor.
Kilimli’de vatandaşın beklentisi, siyasi partilerin yalnızca gündemin hareketlendiği dönemlerde görünmesi değil; sorunlar ortaya çıktığında da çözüm arayışının içinde bulunmasıdır.
Burak Erol’un esnaf ziyaretinde dile getirdiği ekonomik sorunlar gerçek bir toplumsal gündeme işaret ediyor. Ancak Saadet Partisi’nin Kilimli’deki teşkilatının durumu ve geçmiş faaliyetleri konusundaki belirsizlikler giderilmeden, ziyaretin ilçede nasıl bir siyasi karşılık bulacağı sorusu da gündemde kalacak.
Şimdi gözler Burak Erol’da: Kilimli İlçe Başkanı kim, teşkilat bugüne kadar ne yaptı ve bu ziyaretin ardından hangi somut adımlar atılacak?
Kilimli kamuoyu, yalnızca açıklama değil, açık yanıt ve takip edilebilir çalışma bekliyor.
İYİ Parti Zonguldak İl Başkanı Yavuz Erkmen, 19 Ekim Muhtarlar Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda muhtarların demokrasideki önemine dikkat çekerek, görev yapan ve geçmişte hizmet vermiş tüm muhtarları saygıyla andı.
İYİ Parti Zonguldak İl Başkanı Yavuz Erkmen, 19 Ekim Muhtarlar Günü dolayısıyla bir kutlama mesajı yayımladı. Muhtarlık müessesesinin demokrasinin temel taşlarından biri olduğunu vurgulayan Erkmen, muhtarların devlet ile vatandaş arasında güçlü bir bağ kurduğunu ifade etti.
Muhtarların halkın iradesiyle seçilen, yerel demokrasinin en köklü temsilcileri olduğunu belirten Erkmen, mesajında şu ifadelere yer verdi:
“Demokrasi zincirinin ilk halkasını oluşturan, milletimizin teveccühüyle seçilen, demokrasimizin mihenk taşı ve yerel demokrasinin en eski örneğini temsil eden muhtarlarımız, devlet ile vatandaş arasındaki en güçlü köprüdür.
Mahallesinin sevinciyle gülen, derdiyle dertlenen, vatandaşlarımızın sorunlarının çözümü için gece gündüz özveriyle çalışan kıymetli muhtarlarımız, yerel yönetimlerin ve demokratik yaşamın vazgeçilmez unsurlarıdır.
Vatandaşlarımızın talep ve beklentilerinin ilgili kurumlara ulaştırılmasında önemli bir sorumluluk üstlenen muhtarlarımız, aynı zamanda mahalle ve köylerimizin gelişimine de önemli katkılar sunmaktadır.”
Muhtarların üstlendiği önemli görevin büyük bir özveri gerektirdiğini belirten Erkmen, bugüne kadar millete hizmet etmiş, çeşitli nedenlerle görevinden ayrılmış ve hayatını kaybetmiş muhtarları da unutmadı.
Erkmen, mesajının devamında şu ifadeleri kullandı:
“Bu anlamlı gün vesilesiyle, bugüne kadar milletimize özveriyle hizmet etmiş, çeşitli vesilelerle görevinden ayrılmış ve ahirete irtihal etmiş tüm muhtarlarımızı rahmet, şükran ve minnetle anıyorum.
İYİ Parti Zonguldak İl Teşkilatı olarak her zaman muhtarlarımızın yanında olacağımızı ifade ediyor; görevini büyük bir sorumluluk bilinciyle sürdüren tüm muhtarlarımıza sağlık, huzur ve çalışmalarında başarılar diliyorum.”
Muhtarların vatandaşlarla kamu kurumları arasında iletişimin sağlanmasında önemli bir rol üstlendiğini vurgulayan Erkmen, tüm muhtarların 19 Ekim Muhtarlar Günü’nü kutladı.
Erkmen, yerel demokrasinin güçlenmesinde ve vatandaşların sorunlarının çözümünde önemli görevler üstlenen muhtarların emeklerinin her zaman takdir edilmesi gerektiğine dikkat çekerek mesajını tamamladı.
İYİ Parti Zonguldak İl Başkanı Yavuz Erkmen, tüm muhtarlara görevlerinde başarılar dileyerek 19 Ekim Muhtarlar Günü’nü kutladı.
Ak Partili “Şeker Pare” belediye başkanı hakkında daha önce yazdıklarımızı bugün bir kez daha hatırlatıyoruz. Yeniden belediye başkan adayı olmayacağını, ilk yapılacak milletvekili genel seçimlerinde aday olabilmek için belediye başkanlığından istifa edebileceğini ve bu ihtimalin, belediye başkanlığı döneminde gündeme gelen sorunlardan uzaklaşmak için bir gerekçeye dönüştürülebileceğini yazmıştık.
Bugün de aynı soruları soruyoruz. Çünkü siyaset, makamlar ve seçim hesapları kadar kamuoyuna verilecek cevaplarla da ilgilidir.
Kulislerde konuşulanlara göre, hakkında yayımlanan haberlerin asılsız olduğunu savunan belediye başkanının, elimizde bulunduğunu belirttiğimiz fotoğraf ve videoların montaj olduğunu söylediği ve “Madem elinizde var, neden yayımlamıyorsunuz?” diye sorduğu ifade ediliyor.
Sayın Başkan, madem sordunuz, biz de cevap verelim.
Her şeyin bir yeri ve zamanı var!
Elimizde bulunduğunu belirttiğimiz görüntü ve materyallerin değerlendirilmesi, doğrulanması ve kamuoyuyla paylaşılmasının uygun olup olmadığının belirlenmesi bizim sorumluluğumuzdur. Her şey, her zaman ve her koşulda yayımlanmaz. Gazeteciliğin de kendi kuralları, sorumlulukları ve hukuki sınırları vardır.
Ancak bir konuda yanılıyorsanız bunu ortaya koyacak olan şey, yalnızca “montaj” demek değil, somut açıklamalar ve doğrulanabilir bilgilerdir.
Hakkımızda daha önce de şikâyetlerde bulunuldu, hukuki süreçler yaşandı. Bizim yaklaşımımız belli: İddialar araştırılmalı, belgeler incelenmeli ve gerçekler ortaya çıkarılmalıdır. Hukuki süreçlerin sonuçları da kendi içinde değerlendirilmelidir.
Sayın Başkan, gelelim kamuoyunun merak edebileceği bir başka konuya…
Bartın’ın Amasra ilçesinde hangi restoranda, kiminle vakit geçirdiğiniz ve o gece neler yaşandığı konusunda konuşulanlar var. İddialar ve anlatılanlar bir yana, yaşananları en iyi sizin bileceğiniz açıktır.
Madem elimizdeki görüntülerin montaj olduğunu söylüyorsunuz, o hâlde soralım: Hakkınızda konuşulan diğer konular da mı montaj?
Elbette bir iddianın dile getirilmesi, onun kanıtlandığı anlamına gelmez. Ancak kamuoyunu ilgilendiren bir mesele varsa, buna ilişkin soruların cevaplandırılması da doğaldır. Özel hayatın sınırlarını aşmadan, doğrulanabilir bilgi ve belgeler çerçevesinde değerlendirilmesi gereken konuları takip etmeyi sürdüreceğiz.
Ne diyelim Sayın Başkan, bizim Şeker Pare Başkanımız!
Edindiğimiz duyumlara göre yaşananları parti genel merkezine anlattığınız, bütün bunlara rağmen yeniden belediye başkan adayı olacağınıza inandığınız ve çevrenizde seçimi kolaylıkla kazanabileceğiniz yönünde değerlendirmeler yaptığınız konuşuluyor.
Hatta iddialara göre, ceketinizi koysanız seçimi kazanacağınızı düşünüyormuşsunuz.
Peki Sayın Başkan, gerçekten öyle mi?
Önce yeniden aday gösterilip gösterilmeyeceğinizi görelim. Çünkü adaylık kararı sizin isteğinizle değil, partinizin yetkili organlarının değerlendirmesiyle şekillenecek.
Diyelim ki yeniden aday gösterildiniz. O zaman vatandaşın karşısına hangi hizmetlerle çıkacaksınız? Seçmenden yalnızca isminize, makamınıza ya da ceketinize bakarak oy vermesini mi bekleyeceksiniz?
Sandık, siyasi hesapların değil, seçmenin iradesinin konuştuğu yerdir.
Aday olup olamayacağınızı, aday olursanız ne kadar destek göreceğinizi zaman gösterecek. Biz de gelişmeleri takip edeceğiz.
Belediye yönetimiyle ilgili gündeme gelen yolsuzluk, haksızlık ve ayrımcılık iddiaları hakkında da sorularımızı sormaya devam edeceğiz.
Bu iddiaların muhataplarının cevap verme hakkı olduğu gibi, vatandaşların da doğru bilgiye ulaşma hakkı vardır.
Bizim kimseye yüzüne başka, arkasından başka konuşmak gibi bir alışkanlığımız yok. Eleştirilerimizi açıkça dile getiririz. Çevrenizde sizinle yüz yüze konuşan bazı kişilerin, siz yanlarından ayrıldıktan sonra farklı değerlendirmelerde bulunduğu yönünde duyumlar da alıyoruz.
Bunlar elbette tek başına birer kanıt değildir. Ancak siyasette güvenin, samimiyetin ve vatandaşla kurulan ilişkinin ne kadar önemli olduğunu hatırlatmakta fayda var.
Bizim görevimiz kimsenin arkasından konuşmak değil; kamu yararını ilgilendiren konuları araştırmak, sorular sormak ve doğrulanabilen bilgileri kamuoyuna aktarmaktır.
Sayın Başkan, gelelim belediyedeki personel uygulamalarına…
Belediyede işe alınan bazı çalışanlar, mesai kayıtları ve fazla mesai ücretleri konusunda tarafımıza ulaşan iddialar bulunuyor. Kimlere mesai yazıldığı, bu ücretlerin nasıl ödendiği ve çalışanlardan herhangi bir şekilde geri alınıp alınmadığı açıklığa kavuşturulması gereken konular arasında.
Bunun yanında, bazı çalışanlara yönelik hakaret, baskı ve iş ortamındaki davranışlarla ilgili iddialar da araştırılmalı.
Belediyede işe alındığı öne sürülen komşuluk veya yakınlık ilişkileri bulunan kişilerle ilgili sorularımız da var. Kamu kurumlarında ve belediyelerde işe alımların hangi ölçütlere göre yapıldığı, liyakatin gözetilip gözetilmediği vatandaşın bilmek istediği konulardır.
Bu başlıklarda elde edilecek bilgi ve belgeleri inceleyecek, iddiaları doğrulamaya çalışacak ve haber değeri taşıyan gelişmeleri kamuoyuyla paylaşacağız. İlgili kişilerin yanıtlarını da alarak konunun tüm yönlerini ortaya koyacağız.
Çünkü belediye, hiç kimsenin şahsi mülkü değildir. Kamu kaynakları da kişisel tasarruf alanı değildir.
Siz haberlerimizi asılsız bulabilirsiniz. Görüntüler hakkında itirazda bulunabilirsiniz. Hukuki haklarınızı kullanabilirsiniz. Bunların hepsi sizin hakkınızdır.
Bizim de gazeteci olarak kamuoyunu ilgilendiren konuları araştırma, soru sorma ve haber yapma sorumluluğumuz var.
Milletvekilliği adaylığı hesabı mı yapıyorsunuz, yeniden belediye başkanlığına mı hazırlanıyorsunuz, yoksa görev sürenizin geri kalanını mı düşünüyorsunuz? Bunların cevabını zaman gösterecek.
Ama vatandaşın beklentisi belli: Şeffaflık, adalet, liyakat ve hizmet.
Bizim kimseyle kişisel bir meselemiz yok. Ancak kamu görevini yürütenlerin icraatlarını, yönetim anlayışlarını ve haklarında gündeme gelen ciddi iddiaları sorgulamaya devam edeceğiz.
Sayın Başkan, adaylık da sizin tercihiniz, açıklama yapmak da sizin tercihiniz. Ancak kamuoyunun sorularına cevap verilmesi gerektiğini hatırlatmak bizim görevimiz.
Siz “montaj” demeye devam edebilirsiniz; biz de doğrulanabilir bilgi ve belgelerin peşinden gitmeye devam edeceğiz.
Çünkü bizim işimiz alkışlamak değil, gazeteciliktir. Biz yazdıkça sorular sorulacak, cevaplar beklenecek ve kamuoyunu ilgilendiren konular gündemde kalacaktır.
KİLİMLİ’DE KENDİ ÜYELERİNİ BİR ARAYA GETİREMEYEN, İLÇEYE NASIL YÖN VERECEK?
Yeni Parti Zonguldak İl Başkanlığı ön seçiminde Kilimli’den çıkan sonuç, İlçe Başkanı Erdinç Kargidan’ın teşkilat üzerindeki etkisini tartışmaya açtı. Turhan Oral’ın Kilimli’de 188, Devrim Dural’ın ise 175 oy alması, ilçe teşkilatındaki dengelerin sanıldığı kadar net olmadığını ortaya koydu.
Kargidan’ın kendi teşkilatındaki üyelerin tercihleri üzerinde ne ölçüde etkili olduğu sorusu gündeme gelirken, asıl merak edilen şu: Kilimli’de siyasi ağırlığı olduğunu düşünenler, sandıktan çıkan mesajı doğru okuyabilecek mi?
Yeni Parti Zonguldak İl Başkanlığı ön seçimi öncesinde yaşanan siyasi gelişmeler de dikkat çekiyor. İlk aşamada Devrim Dural’ın karşısında konumlandığı belirtilen Erdinç Kargidan’ın, Dural’ın seçimi kazanmasının ardından bu kez yanında yer alması siyasi kulislerde soru işaretlerine neden oldu.
Bu değişimin arkasında hangi siyasi hesapların bulunduğu ise bilinmiyor. Ancak siyasette tavır değişiklikleri kadar, bu değişikliklerin gerekçesi ve tutarlılığı da önem taşıyor.
Kargidan’ın tutumundaki değişimin nedenleri konusunda kendisinin açıklaması olmadan kesin bir yargıya varmak doğru olmaz. Buna rağmen yaşanan süreç, siyasi çizgi ve tutarlılık tartışmalarını beraberinde getiriyor.
Kilimli’de kullanılan oylarda Turhan Oral 188, Devrim Dural ise 175 oy aldı. İki aday arasındaki 13 oyluk fark, ilçede tercihlerin tek bir isim etrafında toplanmadığını gösterdi.
Elbette ön seçim sonuçları, üyelerin özgür iradesini ortaya koyar. Hiçbir ilçe başkanının bütün üyelerin aynı adaya oy vermesini garanti etmesi beklenemez. Ancak teşkilat yönetiminde iddia sahibi olan isimlerin, üyelerinin eğilimlerini doğru okuyup okuyamadığı da siyasi açıdan değerlendirilmesi gereken bir konudur.
İşte tam bu noktada Erdinç Kargidan’ın Kilimli’deki siyasi gücü ve teşkilat üzerindeki etkisi tartışmaya açılıyor.
Bir ilçede teşkilat yönetmek yalnızca unvan taşımakla olmaz. Üyelerle bağ kurmak, farklı görüşleri bir arada tutmak, güven oluşturmak ve ortaya çıkan sonuçları doğru değerlendirmek gerekir.
Kilimli’deki ön seçim tablosu, Erdinç Kargidan açısından üzerinde düşünülmesi gereken bir sonuç ortaya koydu. Bu tablo tek başına başarısızlık hükmü vermeye yetmese de teşkilat içindeki siyasi dengelerin sorgulanmasını kaçınılmaz kılıyor.
Şimdi kamuoyunun merak ettiği soru şu:
Erdinç Kargidan, kendi teşkilatındaki farklı tercihleri ortak bir siyasi hedef etrafında buluşturabilecek mi, yoksa Kilimli’deki siyasi ağırlığı tartışılmaya devam mı edecek?
Sandık konuştu. Şimdi sıra, bu sonucun siyasi sorumluluğunu üstlenip doğru okumakta