06 Ekim 2026 Salı
Kilimli’nin sesi olmaya, ilçede yaşananları kamuoyunun gündemine taşımaya devam ediyoruz.
Her geçen gün büyüyen takipçi ailemiz ve artan izlenme rakamlarımız, Kilimli halkının gerçekleri öğrenme ve ilçesinde olup bitenleri yakından takip etme isteğinin en güçlü göstergesi oluyor.
Bu ay ulaştığımız 348,8 bin izlenme, bizim için yalnızca bir rakam değil; doğru bildiğimiz yoldan ilerlediğimizin ve okuyucularımızın bize duyduğu güvenin önemli bir göstergesi.
Bizim ne makamda gözümüz var ne de kimseden bir beklentimiz…
Tek hedefimiz; Kilimli’ye ve Kilimli halkına en iyi hizmetin gelmesi.
Bu nedenle kimden gelirse gelsin, hangi makamı veya hangi çevreyi ilgilendirirse ilgilendirsin, kamuoyunun bilmesi gereken haberleri yazmaya devam edeceğiz.
Kilimli’de gündeme gelen yolsuzluk, haksızlık, usulsüzlük ve kamu kaynaklarının belirli çevrelere aktarılması yönündeki iddiaların takipçisi olmaya devam edeceğiz.
Kimseye ayrıcalık tanımadan, kimsenin karşısında eğilmeden, kimsenin yanında saf tutmadan…
Varsa yanlış, yazacağız.
Varsa haksızlık, soracağız.
Varsa kamu zararına ilişkin iddia, araştıracağız.
Varsa rant iddiası, kamuoyunun önüne taşıyacağız.
Çünkü gazetecilik; alkış almak için değil, hesap sorulması gereken yerde soru sormak için yapılır.
Bu büyük yükselişin asıl sahibi ise sizlersiniz.
Her haberimizi paylaşan, okuyan, yorumlayan, eleştiren ve bize ulaşarak ilçede yaşananları aktaran tüm değerli okuyucularımıza sonsuz teşekkür ediyoruz.
348,8 bin izlenme…
Bu rakam bizim için zirve değil, daha büyük hedeflerin başlangıcı.
Kilimli Manşet olarak bundan sonra da aynı kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz.
Kimsenin adamı olmadan, kimsenin kapısında beklemeden, yalnızca Kilimli’nin ve Kilimli halkının yanında olarak…
Kilimli’nin sesi susmayacak.
Kilimli Manşet yazmaya devam edecek!

Yeni Parti Kilimli İlçe Başkanı Erdinç Kargidan, geçtiğimiz günlerde tamamlanan ilçe kongresinin ardından çalışmalarını sürdürürken, bugün Yeni Parti İl Başkanı Devrim Dural tarafından ziyaret edildi.
Ancak ziyaretin görüntüsü, Kargidan’ın siyasi söylemleri ile Kilimli’de ortaya koyduğu tablo arasındaki farkı bir kez daha gözler önüne serdi.
İl Başkanı Devrim Dural’ı, dükkândan bozma olduğu izlenimini veren parti binasında bir grup partiliyle karşılayan Kargidan’ın yanında yaklaşık 20 kişilik bir kalabalığın bulunması dikkat çekti.
Kargidan’ın siyasi söylemlerine bakıldığında ise ortaya çok daha büyük bir iddia çıkıyor.
Adeta Kilimli’nin en güçlü siyasi yapılanmasının başındaymış gibi bir görüntü vermeye çalışan Kargidan’ın karşısındaki gerçeklik ise bu söylemi desteklemekten oldukça uzak görünüyor.
CHP’den kopmaların ardından kurulan Yeni Parti’nin Kilimli’de beklenen siyasi karşılığı henüz bulamadığı yönündeki değerlendirmeler, parti teşkilatının görüntüsü üzerinden yeniden tartışılmaya başlandı.
Kargidan’ın Yeni Parti’ye geçtiği günden bu yana katıldığı programlara ve ortaya çıkan görüntülere bakıldığında, teşkilatın beklenen siyasi ivmeyi yakalayamadığı eleştirileri giderek daha fazla dillendiriliyor.
Bugünkü ziyarette ortaya çıkan yaklaşık 20 kişilik tablo da bu eleştirileri yeniden gündeme taşıdı.
Bir tarafta büyük siyasi iddialar, diğer tarafta ise sınırlı katılım…
Kargidan’ın söylemleri ile sahadaki karşılığın aynı olmadığını düşünenlerin sayısı ise her geçen gün artıyor.

Kargidan döneminde en çok dikkat çeken konulardan biri de Yeni Parti Kilimli İlçe Başkanlığı’nın bulunduğu bina.
Kilimli’de siyasi partilerin kullandığı mekânlar arasında oldukça tartışmalı bir görüntü ortaya koyan parti binasının, eski bir dükkânın dönüştürülmesiyle oluşturulduğu ve dükkân görüntüsünden tam anlamıyla kurtulamadığı yönündeki eleştiriler sürüyor.
Yeni kurulan ve iddialı bir siyasi yapı olduğunu savunan bir partinin, kamuoyuna daha güçlü ve kurumsal bir görüntü verecek bir ilçe binası oluşturamaması dikkat çekiyor.
Tam da burada şu soru soruluyor:
Kargidan, Yeni Parti’ye yakışır bir teşkilat binası oluşturacak imkâna neden sahip değil?

Kulislerde Kargidan’ın çeşitli ortamlarda maddi sıkıntılardan söz ettiği yönündeki iddialar da konuşuluyor.
Öte yandan çok sayıda şirketin sahibi olduğu ifade edilen bir siyasetçinin, siyasi faaliyetlerini yürütürken maddi sıkıntılardan yakındığı iddiası da doğal olarak soru işaretlerine neden oluyor.
Siyaset yalnızca söylemle yapılmıyor.
Teşkilat kurmak, saha çalışması yapmak, organizasyon düzenlemek ve güçlü bir siyasi yapı oluşturmak aynı zamanda ciddi bir ekonomik organizasyon gerektiriyor.
Bu nedenle Kilimli kamuoyunun aklındaki soru açık:
Maddi imkânlarla ilgili sorunlar gerçekten varsa, Kargidan neden ilçe başkanlığı gibi ciddi bir siyasi sorumluluğu üstleniyor?
Kargidan’ın CHP döneminde Kilimli Belediye Başkanlığı için aday olacağını açıkladığı biliniyor.
Şimdi gözler Yeni Parti’ye çevrilmiş durumda.
Kargidan, Yeni Parti çatısı altında da Kilimli Belediye Başkanlığı için adaylık düşüncesini ortaya koyacak mı?
Eğer böyle bir hedef varsa, bu kez başka bir soru daha gündeme gelecek:
Kendi teşkilatının ekonomik ve fiziki sorunlarını aşmakta zorlandığı iddia edilen bir siyasi yapı, belediye başkanlığı yarışında nasıl güçlü bir kampanya yürütecek?
Dahası, kulislerde konuşulan maddi sıkıntı iddiaları doğruysa, belediye başkanlığı hedefinin arkasında nasıl bir siyasi ve ekonomik plan olduğu da kamuoyunun merak ettiği konular arasında.
Bugünkü ziyaret, Yeni Parti Kilimli teşkilatının mevcut durumunu bir kez daha tartışmaya açtı.
Bir tarafta büyük siyasi hedefler ve yüksek perdeden açıklamalar…
Diğer tarafta yaklaşık 20 kişilik bir kalabalık, kamuoyunda tartışma konusu olan bir parti binası ve beklenen siyasi karşılığı bulamadığı yönündeki eleştiriler…
Kargidan’ın bundan sonraki süreçte söylemlerini sahadaki gerçeklikle buluşturup buluşturamayacağı merak ediliyor.
Çünkü siyaset, sadece “en büyük parti biziz” demekle yapılmıyor.
Siyasette güç, teşkilatla; teşkilat, sahayla; saha ise sandıktaki karşılıkla ölçülüyor.
Ve Kilimli’de bugün itibarıyla asıl soru şu:
Kargidan gerçekten büyüyen bir siyasi yapı mı kuruyor, yoksa kendi siyasi gücünü olduğundan büyük gösteren bir görüntünün içinde mi kalıyor?
CHP Kilimli İlçe Başkanı Berkay Kesim, yaklaşan delege seçimleri ve ilçe kongresi öncesinde partililere ve eski yol arkadaşlarına seslendi. Kesim, CHP’den koparak farklı siyasi mecralara yönelen isimlere “baba ocağına dönün” çağrısında bulundu.
Önümüzdeki ay gerçekleştirilmesi planlanan delege seçimleri ve ilçe kongresi hazırlıklarına hız kesmeden devam ettiklerini belirten CHP Kilimli İlçe Başkanı Berkay Kesim, teşkilatın gücünü artırmak ve saha çalışmalarını yoğunlaştırmak için stratejik adımlar attıklarını ifade etti.
Kongre sürecine dair değerlendirmelerde bulunan Kesim, vatandaşlarla kurulan temasların artırılacağını ve teşkilat içerisindeki eksikliklerin hızla giderileceğini vurguladı.
Geçmişte partiden ayrılarak farklı siyasi oluşumlara katılan isimlerle diyalog kanallarının her zaman açık tutulduğunu belirten Kesim, bu temaslar sonucunda bazı isimlerin yeniden CHP’ye katılma yönünde olumlu adımlar attığını müjdeledi.
Kilimli Belediye Meclisi’ndeki mevcut duruma da değinen Kesim, mecliste doğrudan CHP rozeti taşıyan bir üye bulunmadığını, ancak iki eski partilinin bağımsız meclis üyesi olarak görev yaptığını hatırlattı. Bu isimlerle görüşmelerin kararlılıkla sürdürüldüğünü belirten Kesim, yerelde muhalefet gücünü artırmak adına bu temasların önemine dikkat çekti.
Konuşmasının en dikkat çekici kısmında eski yol arkadaşlarına seslenen Berkay Kesim, şu anlamlı mesajı verdi:
“Gelin, baba ocağına, ata ocağına geri dönün. Bu çatı altında herkesin yeri var; omuz omuza vererek Kilimli’de ve ülkemizde hak ettiği güce ulaşacağız.”
Kilimli’de bugün sabah saatlerinde gerçekleştirildiği öne sürülen operasyon ilçede gündeme bomba gibi düştü.
Edinilen iddialara göre, saat 05.00 sıralarında Zonguldak KOM ekipleri tarafından bazı adreslere eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyon kapsamında çok sayıda kişinin gözaltına alındığı ileri sürülürken, gözaltına alınan kişilerin sorgularının sürdüğü öğrenildi.
Operasyon kapsamında gözaltına alınan şüphelilerin emniyetteki işlemlerinin devam ettiği, soruşturmanın kapsamı nedeniyle ek süre talep edildiği yönünde de bilgilere ulaşıldı.
Ancak operasyonun hangi soruşturma kapsamında gerçekleştirildiği, gözaltı sayısının kesin olarak kaç olduğu ve şüphelilere yöneltilen suçlamaların ne olduğu konusunda henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
Kilimli’de gün boyunca konuşulan operasyonla ilgili kamuoyunun merak ettiği çok sayıda soru bulunuyor.
Operasyonun hedefinde kimler var?
Gözaltıların gerekçesi ne?
Soruşturmanın kapsamı ne kadar geniş?
Başka gözaltılar gelecek mi?
Tüm bu soruların yanıtları soruşturmanın ilerleyen saatlerinde netleşecek.
Kilimli’de büyük yankı uyandıran operasyonla ilgili resmî makamların açıklamaları ve yeni gelişmeleri yakından takip ediyoruz.
Soruşturmanın perde arkasındaki detaylar, gözaltıların kesin sayısı ve operasyonun kapsamına ilişkin ulaştığımız yeni bilgileri yarın sizlerle paylaşacağız.
Kilimli’nin geleceğini doğrudan ilgilendiren Kilimli Sahil Projesi, daha şimdiden tartışmaların merkezine oturdu.
İhaleyi en düşük teklifi veren Öztürk İnşaat’ın aldığı belirtilirken, asıl tartışma şimdi başlıyor:
Bu proje gerçekten bu işi en hızlı, en kaliteli ve zamanında yapabilecek firmaya mı verildi, yoksa yalnızca maliyet avantajı nedeniyle mi tercih edildi?
Çünkü ortada sıradan bir yol, kanalizasyon ya da su hattı işi yok.
Ortada Kilimli’nin sahil dokusunu değiştirecek, ilçeye ciddi ekonomik ve sosyal değer kazandırabilecek devasa bir proje bulunuyor.
Öztürk İnşaat’ın su hatları, depolar ve kanalizasyon altyapısı gibi işlerde deneyimli olduğu ifade ediliyor.
Ancak kamuoyunun merak ettiği asıl konu başka:
Firmanın bugüne kadar bu ölçekte, bu kapsamda ve deniz dolgusundan dalgakıranlara kadar çok farklı mühendislik süreçlerini içeren bir sahil projesini tamamladığı biliniyor mu?
Çünkü Kilimli Sahili’nde;
Böylesine büyük bir projenin yalnızca “en düşük fiyatı kim verdi?” anlayışıyla değerlendirilmesi halinde ortaya çıkabilecek risklerin hesabını kim verecek?
Burada çok açık bir soru sormak gerekiyor:
Kilimli’ye hızlı, kaliteli ve kalıcı hizmet götürmek mi amaçlandı, yoksa ihale maliyetini aşağı çekmek mi?
Çünkü en düşük fiyat her zaman en doğru tercih anlamına gelmez.
Büyük kamu projelerinde önemli olan yalnızca işi ucuza yaptırmak değil;
işi zamanında bitirmek, kaliteli yapmak, teknik şartlara uygun gerçekleştirmek ve yıllarca vatandaşın kullanabileceği kalıcı bir eser ortaya çıkarmaktır.
Eğer proje zamanında tamamlanamazsa bunun bedelini kim ödeyecek?
Firma mı?
İhaleyi yapanlar mı?
Yoksa her zamanki gibi Kilimli halkı mı?
Kulislerde ve kamuoyunda proje için ciddi soru işaretleri konuşulmaya başlanırken, projenin ihale takviminde öngörülen sürede tamamlanıp tamamlanamayacağı şimdiden tartışma konusu.
Kilimli halkının görmek istediği şey açık:
Şantiye kurulacak mı?
Çalışmalar hangi hızda başlayacak?
Firmanın bu büyüklükte bir projeyi tamamlayacak makine, ekipman, teknik kadro ve finansal gücü var mı?
Proje takvimine uyulabilecek mi?
Ve en önemlisi:
Kilimli Sahil Projesi başarıyla tamamlanırsa ilçenin çehresini değiştirebilir.
Kilimli için turizmden ticarete, sosyal yaşamdan kent estetiğine kadar ciddi bir değer oluşturabilir.
Tam da bu nedenle bu proje deneme-yanılma yapılacak bir proje değildir.
Bu ihale neden en düşük teklif üzerinden sonuçlandı?
Firmanın bu büyüklükte bir projeyi gerçekleştirme kapasitesi nasıl değerlendirildi?
Daha önce benzer ölçekte tamamladığı projeler hangileri?
Projenin öngörülen sürede bitirilebileceğine dair hangi teknik değerlendirmeler yapıldı?
İş gecikirse sorumluluk kimde olacak?
Ve en önemlisi:
Kilimli halkının artık laf değil, şantiye; vaat değil, sonuç görmeye ihtiyacı var.
Çünkü Kilimli Sahili, bir firmanın kapasitesini test edeceği sıradan bir iş değil.
Burası Kilimli’nin geleceği.
Ve Kilimli’nin geleceğinin bedelini, yanlış planlamanın ya da yanlış tercihin sonucunda Kilimli halkının ödemesine kimsenin hakkı yok.