• HESAP
  • HESABIM
  • SERVİS 1
  • SERVİS 3
  • HABERLER
admin

admin

01 Mayıs 2026 Cuma

13 Kilometrelik Çevre Yolu İçin İhale Tamamlandı

13 Kilometrelik Çevre Yolu İçin İhale Tamamlandı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Zonguldak’ın yıllardır çözüm bekleyen trafik sorununa neşter vuracak dev ulaşım projesinde kritik eşik aşıldı. Kentin geleceğini şekillendirecek 13 kilometrelik çevre yolu projesinin ihale süreci resmen tamamlandı.

Müjdeli haberi kamuoyuyla paylaşan AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan, projenin şehir için tarihi bir adım olduğunu vurguladı. Çağlayan, uzun süredir üzerinde çalışılan yatırımın Zonguldak’ın ulaşım altyapısında büyük bir dönüşüm başlatacağını ifade etti.

Kent içi trafik yükünü ciddi ölçüde azaltması beklenen proje; modern mühendislik çözümleriyle dikkat çekiyor. Çevre yolu kapsamında 6 adet çift tüp tünel, 8 adet çift köprü, 7 adet tek köprü ve 4 adet farklı seviyeli kavşak inşa edilecek. Böylece hem şehir içi ulaşım hızlanacak hem de sürücüler için daha güvenli ve konforlu bir yol ağı oluşturulacak.

Toplam 13 kilometre uzunluğundaki dev yatırımın, Zonguldak’ın ekonomik gelişimine de önemli katkı sunması bekleniyor. Şehir trafiğinin rahatlamasıyla birlikte lojistik hareketlilik artacak, günlük yaşam kalitesi yükselecek.

Açıklamasında duyduğu memnuniyeti dile getiren Çağlayan, bu yatırımın sadece bugünü değil, Zonguldak’ın geleceğini de şekillendireceğini belirtti. Projeye destek veren devlet yetkililerine teşekkür eden Çağlayan, çevre yolunun kente hayırlı olmasını temenni etti.

Zonguldak için bir dönüm noktası olarak değerlendirilen çevre yolu projesi, tamamlandığında şehrin ulaşım haritasını kökten değiştirecek. Kentin yıllardır beklediği bu dev yatırım, bölge halkı tarafından da büyük heyecanla karşılandı.

Devamını Oku

CHP VE İYİ PARTİ MECLİS ÜYELERİ KANDIRILDI MI?

CHP VE İYİ PARTİ MECLİS ÜYELERİ KANDIRILDI MI?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

KİLİMLİ’DE TARTIŞMALI KARARLAR GÜNDEMDE

Kilimli’de kıyı kenar kanunu kapsamında yer aldığı öne sürülen ve yasalara göre son derece hassas kabul edilen bir bölgede inşa edilen yapı ve iş yerleriyle ilgili tartışmalar büyüyor. İddialara göre, bu alanda deprem risk raporu alınmadan, iskan süreci tamamlanmadan ve gerekli mevzuat şartları yerine getirilmeden faaliyetlere göz yumuldu.

Kamuoyunda konuşulan en dikkat çekici konu ise, bu sürecin belediye meclisinde nasıl yasallaştırıldığı.

İddialara göre CHP ve İYİ PARTİ’li belediye meclis üyelerine, kanundan geçirilecek yerin gerçek niteliği açıkça belirtilmedi. Söz konusu alanın otel olduğu, kıyı kenar kanunu içerisinde kaldığı ve normal şartlarda işlem yapılamayacak bir bölge olduğu bilgisi gizlendi.

Bunun yerine meclise, “Kilimli Belediyesi’ne ait olan şu parsel ve ada üzerindeki yerin, Kilimli halkının yararına olması için yasal izin verilmesi” şeklinde bir sunum yapıldığı ve bu ifadeler üzerinden onay alındığı öne sürülüyor.

Eğer bu iddialar doğruysa, burada yalnızca bir meclis kararı değil; belediye meclis üyelerinin eksik bilgilendirme ile yönlendirilmesi gibi ciddi bir etik ve yönetim sorunu söz konusu.

Tüm bu gelişmeler gün yüzüne çıkmışken, kamuoyunun dikkatini çeken bir diğer konu ise yetkili makamların sessizliği.

Kilimli Kaymakamı Kübra Demirer’in, gündemdeki bu iddialar karşısında neden kapsamlı bir inceleme başlatmadığı, neden kamuoyuna açıklama yapılmadığı soruları ilçede yüksek sesle sorulmaya devam ediyor.

Vatandaşlar, “Bu kadar ciddi iddialar ortadayken neden gerekli denetimler yapılmıyor? Neden sorumlular hakkında inceleme başlatılmıyor?” diye soruyor.

Kamuoyunda oluşan algı ise giderek büyüyor:
Kilimli’de yaşananlar karşısında devlet mekanizması sessiz mi kalıyor?

İlçede tartışılan mesele artık yalnızca bir yapı ya da ruhsat konusu değil; kamu yönetiminin şeffaflığı, hukukun uygulanışı ve denetim mekanizmalarının etkinliği meselesidir.

Kilimli halkı cevap bekliyor.
Gerçekler açıklığa kavuşacak mı?
Yoksa bu sessizlik, soru işaretlerini daha da mı büyütecek?

Devamını Oku

KİLİMLİ’DE TARTIŞMALI KARARLAR ZİNCİRİ

KİLİMLİ’DE TARTIŞMALI KARARLAR ZİNCİRİ
0

BEĞENDİM

ABONE OL

KIYIYA RANT, MECLİSE MUAMMAKİLİMLİ’DE TARTIŞMALI KARARLAR ZİNCİRİ

Kilimli’de son dönemde alınan bazı belediye kararları kamuoyunda ciddi tartışmalara yol açtı. İlçede kısa süre önce hizmete açılan bir işletmenin, kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı yönündeki iddialar ve buna rağmen belediye meclisinden geçirilen düzenlemeler, “rant” ve “ayrıcalık” tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.

İddialara göre, söz konusu yapılaşma ve işletme faaliyetlerinin yasallaştırılması amacıyla belediye meclisinde özel bir karar alındı. Kararın, meclis üyelerine arazinin açık konumu belirtilmeden yalnızca ada-parsel bilgileri üzerinden sunulduğu; işlemin ise “vatandaş yararı” ve “ekonomik katkı” gerekçeleriyle desteklendiği öne sürüldü.

Muhalefet çevreleri, meclis üyelerinin eksik bilgilendirme ile onay sürecine dahil edildiğini savunurken, bu durumun yerel yönetimlerde şeffaflık ilkesine ciddi zarar verdiğini ifade ediyor.

Kamuoyunda konuşulan bir diğer iddia ise, projede bazı isimlerin doğrudan ya da dolaylı ortaklık ilişkileri içinde olduğu yönünde. Resmî ve gayriresmî ortaklık söylentileri ilçede uzun süredir dillendirilirken, bu iddialara yönelik net ve açık bir kamuoyu açıklamasının henüz yapılmamış olması soru işaretlerini büyütüyor.

Belediye yönetimi ise söz konusu kararları; yerel ekonomiyi canlandırmak, istihdam yaratmak, engelli ve dezavantajlı bireylerin iş gücüne katılımını desteklemek ve bölgedeki ticari hareketliliği artırmak gibi gerekçelerle savunuyor.

Ancak vatandaşın sorduğu soru net:
Eğer her şey hukuka ve kamu yararına uygunsa, neden süreçler tam şeffaflıkla yürütülmedi?
Neden meclis üyelerine tüm detaylar açıkça sunulmadı?
Ve neden kamu vicdanını rahatlatacak somut açıklamalar yapılmadı?

Kilimli’de tartışma artık yalnızca bir işletme ya da bir imar kararı meselesi değil; mesele, belediyecilik anlayışının hangi zeminde şekillendiğidir.

Şeffaflık mı?
Yoksa kapalı kapılar ardında alınan tartışmalı kararlar mı?

Bu sorular yanıt bulmadıkça, Kilimli’deki her yeni adım kamuoyunda daha büyük bir güvensizlik yaratmaya devam edecek.

Devamını Oku

KİLİMLİ’DE GIDA SKANDALI İDDİASI: KOKMUŞ ÜRÜN TEPKİSİ BÜYÜYOR

KİLİMLİ’DE GIDA SKANDALI İDDİASI: KOKMUŞ ÜRÜN TEPKİSİ BÜYÜYOR
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kilimli’de faaliyet gösteren Köfteci Yusuf şubesi, bu kez ciddi bir gıda güvenliği iddiasıyla gündemde. Şubeden alışveriş yapan bir vatandaş, satın aldığı paketli kuzu kuyruk yağının bozuk ve ağır kokulu olduğunu öne sürerek yaşadığı mağduriyeti kamuoyuna taşıdı.

İddiaya göre vatandaş, ürünü satın aldıktan kısa süre sonra ambalajı açtığında yoğun ve rahatsız edici bir koku ile karşılaştı. Ürünün bozulduğunu düşünen tüketici, henüz bir saat geçmeden ürünü iade etmek ya da değiştirmek amacıyla tekrar şubeye döndü. Ancak karşılaştığı tavrın, mağduriyetini gidermekten çok daha fazla öfke yarattığı ifade edildi.

Vatandaşın iddiasına göre mağaza yetkilileri, ürünü detaylı incelemeye alacaklarını söyleyerek iade veya değişim talebini geri çevirdi. Fakat inceleme adına üründen herhangi bir numune alınmadı, laboratuvar süreci başlatılmadı, hatta fiziksel kontrol bile yapılmadı. Sadece ürünün üzerindeki etiketin fotoğrafı çekildi.

Bu yaklaşım, tüketici açısından yalnızca bir ilgisizlik değil, aynı zamanda ciddi bir sorumluluktan kaçış olarak değerlendirildi. Çünkü ortada gıda güvenliğini doğrudan ilgilendiren bir iddia varken, sürecin yalnızca bir etiket fotoğrafıyla kapatılmaya çalışıldığı ileri sürülüyor.

Vatandaşın tepkisi ise oldukça sert oldu:
“Ürünü sadece etiket fotoğrafını çekerek incelemeye alacağız dediler. Üründen ne numune ne de başka bir şey alındı. Yardımcı olunmadı. Kelimeleri sinirden toparlayamıyorum.”

Bu açıklama, olayın sadece bir müşteri memnuniyetsizliği olmadığını; aynı zamanda hijyen, denetim ve tüketici hakkı açısından daha büyük bir soru işaretine dönüştüğünü gösteriyor.

Asıl endişe verici nokta ise şu: Paketli bir ürün bu haldeyse, restoran mutfağında kullanılan diğer malzemelerin durumu ne? Vatandaşın “Yediğimiz köftelerin içinde ne var?” sorusu, yalnızca kişisel bir tepki değil; kamu sağlığı açısından dikkate alınması gereken ciddi bir uyarı niteliği taşıyor.

Bir işletme, tüketicinin karşısına bozuk olduğu iddia edilen ürünle çıkıyorsa ve ardından bu şikâyeti usulüne uygun değerlendirmek yerine yüzeysel işlemlerle geçiştiriyorsa, burada yalnızca ticari bir hata değil; kurumsal ciddiyet eksikliği de tartışmaya açılır.

Şu ana kadar Köfteci Yusuf cephesinden resmi bir açıklama yapılmış değil. Ancak kamuoyu artık net cevap bekliyor:

Bu ürün nasıl satışa sunuldu?
Hijyen ve kalite kontrolleri düzenli yapılıyor mu?
Tüketicinin şikâyeti neden prosedüre uygun şekilde değerlendirilmedi?

Gıda güvenliği ihmale gelmez. Çünkü sofraya gelen her ürün, doğrudan insan sağlığına dokunur. Ve bu konuda atılan her yanlış adım, yalnızca bir müşteriyi değil, tüm toplumu etkiler.

Devamını Oku

KİLİMLİ BELEDİYESİ’NDE PANİK ZİLİ

KİLİMLİ BELEDİYESİ’NDE PANİK ZİLİ
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İDDİALARIN ODAĞINDA RANT ZİNCİRİ!

Geçtiğimiz günlerde gündeme taşıdığımız haberin ardından Kilimli Belediyesi’nde adeta kırmızı alarm verildi. İddiaların merkezinde yer alan isimlerin apar topar harekete geçtiği, belediye muhasebe müdürü Yüksel Durdu ile belediye meclis üyesi Sefer Karakabak’ın acil şekilde Çaycuma’ya gitmesinin dikkat çektiği öne sürüldü.

Kamuoyunda şimdi tek bir soru yankılanıyor: Bu ani ziyaret, Çaycuma’daki firma ile yeni görüşmeler yapmak ve ortaya saçılan iddiaları örtbas etmek için mi gerçekleştirildi? Yoksa “bu dosyayı nasıl sümen altı ederiz” arayışının bir parçası mıydı?

İddialar yalnızca bir ziyaretle sınırlı değil. Belediyede görev yapan zabıta ve itfaiye personelinin yıllık istihkaklarının, ilk dönemlerde doğrudan bir meclis üyesine ait işletmeden temin edildiği; süreç içerisinde ise bu ticaretin dikkat çekmemesi için yakın çevreden başka bir isim üzerinden devam ettirildiği öne sürülüyor.

Daha vahim olan ise ticaret zincirinin işleyiş biçimi. İddialara göre ürünler aslında başka bir toptancıdan temin edildi, ancak araya giren isimler hiçbir üretim ya da tedarik katkısı sunmadan yalnızca komisyoncu gibi hareket ederek fiyatları yükseltti ve belediyeye daha pahalı şekilde satış yaptı.

Yani kamu kaynakları üzerinden kurulan bir aracılık sistemiyle, hiçbir katma değer üretmeden kazanç elde edildiği iddia ediliyor. Bu tablo, sadece etik dışı bir ticareti değil; aynı zamanda belediye bütçesinin sistematik biçimde zarara uğratıldığını da gözler önüne seriyor.

İddialara göre, daha önce ticareti doğrudan kendi adına yürüten meclis üyesi, kamuoyunun dikkatini dağıtmak ve süreci gizlemek amacıyla yön değiştirerek Çaycuma’daki başka bir firma üzerinden bu ticareti sürdürdü. Böylece hem görünürlüğünü azalttı hem de kazancını artırmaya devam etti.

Tüm bunlar yaşanırken, belediye başkanı Kamil Altun’un bu gelişmelerden haberdar olduğu halde sessiz kaldığı ve yaşananlara göz yumduğu ileri sürülüyor. Eğer bu iddialar doğruysa, burada yalnızca bir usulsüzlük değil; kamu malının kişisel rant aracına dönüştürülmesi söz konusu.

Öte yandan, AK Parti İl Başkanı Mustafa Çağlayan’ın da konudan haberdar olduğu ve gerekli incelemelerin başlatılması için süreci yakından takip ettiği belirtiliyor.

Kilimli halkı şimdi net cevap bekliyor:

Bu ticaret zincirinden kimler kazandı?
Belediye bütçesi ne kadar zarara uğratıldı?
Çaycuma ziyaretinin gerçek amacı neydi?
Ve en önemlisi… kamu kaynakları kimlerin cebine aktarıldı?

Bu sorular cevapsız kaldıkça, Kilimli Belediyesi üzerindeki şaibe bulutu daha da büyüyecek. Çünkü kamu vicdanı, üstü kapatılan hiçbir dosyayı unutmaz.

Devamını Oku
sohbet islami chat omegle tv türk sohbet islami sohbet elektronik sigara cinsel sohbet su böreği sipariş oyun haberleri tıkanıklık açma dijital pazarlama ajansı galeri yetki belgesi nasıl alınır yalama taşı casibom