08 Ekim 2026 Perşembe
AK Parti Zonguldak Milletvekili Muammer Avcı, Karabük Eskipazar Belediye Başkanı Serkan Civa’yı TBMM’de ağırladı.
Avcı, ziyaretin ardından yaptığı paylaşımda Civa’yı “başarılı çalışmalarıyla kamuoyunda takdir edilen” bir belediye başkanı olarak nitelendirdi.
Buraya kadar her şey normal…
Ancak Kilimli Haber olarak Muammer Avcı’ya soruyoruz:
Bir belediye başkanı halkın karşısına çıktığında vatandaşın ilk aradığı şey; hizmet, şeffaflık, hesap verebilirlik ve ulaşılabilirliktir.
Peki Zonguldak’ta bazı belediye başkanları hakkında kamuoyunda yükselen eleştiriler neden sürekli aynı noktada düğümleniyor?
“Vatandaşa tepeden bakılıyor.”
“Başkanlara ulaşılmıyor.”
“Ego ve kibir nedeniyle vatandaşın yanına yaklaşmak zor.”
“Belediyelerde olup bitenler konusunda yeterli açıklama yapılmıyor.”
Bunlar bizim değil, kamuoyunda dillendirilen eleştiriler.
Ve şimdi asıl soruyu soruyoruz:
Bazı belediye başkanları hakkında basına yansıyan yolsuzluk, usulsüzlük ve yönetim anlayışına ilişkin iddialar kamuoyunda tartışılırken neden AK Parti yönetiminden güçlü ve açık bir açıklama gelmiyor?
Elbette burada altını çiziyoruz:
Bir iddianın gündeme gelmesi, onun kesin olarak doğru olduğu anlamına gelmez.
Ancak kamuoyunun gündemindeki iddialar karşısında siyasi sorumluluk taşıyanların susması da vatandaşın kafasındaki soru işaretlerini ortadan kaldırmıyor.
Tam tersine yeni sorular doğuruyor.
Kamuoyunun bir başka merak ettiği konu ise şu:
AK Parti il yönetiminin kendi belediye başkanları üzerinde herhangi bir yaptırım gücü var mı?
Eğer varsa;
Neden gereği yapılmıyor?
Yoksa;
Belediye başkanları parti yönetiminden bağımsız mı hareket ediyor?
Vatandaş bu soruların cevabını bekliyor.
Üstelik AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan’ın da çeşitli konularda kendisine bilgi ve şikâyetler ulaştığı yönündeki iddialar kamuoyunda konuşuluyor.
Peki bu bilgiler kendisine ulaştıysa;
Neden sessizlik tercih ediliyor?
Neden vatandaşın kafasındaki soru işaretlerini giderecek bir açıklama yapılmıyor?
Bazı belediye başkanlarının özel hayatlarına ilişkin çeşitli iddia ve söylentilerin de uzun süredir kamuoyunda konuşulduğu ileri sürülüyor.
Ancak burada da önemli bir çizgi var:
Bir insanın özel hayatına ilişkin doğrulanmamış söylentiler üzerinden hüküm vermek gazetecilik değildir.
Fakat kamu görevinde bulunan kişilerin özel hayatlarıyla ilgili iddialar, kamu görevini etkileyen somut bir boyuta ulaşıyorsa bunun açıklığa kavuşturulması da kamuoyunun hakkıdır.
Dolayısıyla soru basit:
Varsa iddialar neden açıklanmıyor?
Yoksa neden kamuoyunun kafasındaki soru işaretleri giderilmiyor?
Sayın Muammer Avcı…
Eskipazar Belediye Başkanı Serkan Civa’yı TBMM’de ağırlamanız ve başarılı çalışmalarından söz etmeniz elbette güzel.
Ancak Zonguldaklı vatandaş da sizden kendi kentindeki belediyeler hakkında aynı hassasiyeti görmek istiyor.
Vatandaş belediye başkanını seçiyor ama hesabını kime soracağını da bilmek istiyor.
Siz AK Parti Zonguldak Milletvekili olarak;
Eskipazar örneğini göstererek “başarılı belediye başkanı” diyorsunuz.
Peki biz de size soruyoruz:
Bu soruların muhatabı yalnızca Muammer Avcı değil.
AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan da kamuoyuna bir açıklama yapmak zorunda.
Çünkü siyaset yalnızca seçim döneminde vatandaşın kapısını çalmak değildir.
Siyaset aynı zamanda kendi partisinin yönettiği belediyelerde ortaya çıkan sorunların karşısında durabilme cesaretidir.
Şimdi gözler Muammer Avcı ve Mustafa Çağlayan’da…
Kamuoyu açıklama bekliyor.
CHP eski Kilimli İlçe Başkanı, bugün ise Yeni Parti Kilimli İlçe Başkanı olarak mazbatasını alan Erdinç Kargıdan, mazbata töreninde yaptığı konuşmayla dikkat çekti.
Kargıdan konuşmasında;
“Hafızakârlara sesleniyorum. Demokrasiye inananlara sesleniyorum. Adalet bekleyenlere sesleniyorum ve vatanını sevenlere sesleniyorum. Tüm vatanını sevenlerle beraber biz elimizden geleni yapacağız. Bugün mazbatamızı aldık. Ben Kilimli’deki sorumluluğumu buradaki kimsenin yüzünü kızartmadan gücüm yettiğince yerine getireceğim.”
ifadelerini kullandı.
Güzel sözler…
Büyük laflar…
Demokrasi, adalet, vatan, sorumluluk…
Ama şimdi sıra hesap vermeye ve icraat konuşmaya geldi.
Çünkü Kilimli halkının artık alkıştan, kürsü konuşmalarından ve siyasi sloganlardan çok daha önemli bir beklentisi var:
Yaklaşık bir yıl CHP Kilimli İlçe Başkanlığı yaptınız.
Bugün ise Yeni Parti Kilimli İlçe Başkanı olarak mazbatanızı aldınız.
Peki bu süreçte Kilimli’nin hangi sorununda taşın altına elinizi koydunuz?
Hangi sorunu gündeme taşıdınız?
Hangi vatandaşın sorununu çözdünüz?
Kilimli için hangi mücadeleyi verdiniz?
Hangi projeyi takip ettiniz?
Kilimli’nin hangi sorununu Ankara’ya taşıdınız?
Yoksa siyaset sizin için yalnızca makam, koltuk, açılış, düğün ve etkinliklerden ibaret miydi?
Kilimli sahilinde biriken moloz yığınlarını gündeme getirip, bunun üzerine çıkıp basın açıklaması yapacağınızı söylediniz.
Peki sonra?
Molozlar mı kalktı, yoksa siz mi gündemden çekildiniz?
Kilimli halkı o görüntüleri unutmadı.
Vatandaşın karşısına çıkıp sorunları yüksek sesle dile getirmek kolay.
Asıl mesele, o sorunun çözümü için mücadele etmek.
Kilimli halkı şimdi şunu soruyor:
İşin en dikkat çekici taraflarından biri de burada başlıyor.
Kilimli Belediyesi AK Partili bir belediye.
Muhalefet partisinin ilçe başkanı olarak göreviniz, belediyenin yanlışlarını gördüğünüz yerde eleştirmek; eksiklerini gündeme taşımak; vatandaşın hakkını savunmak değil mi?
O halde soruyoruz:
Yoksa başka hesaplar mı var?
Kargıdan’ın ticari faaliyetleri nedeniyle iktidarla ilişkilerinin bozulmasından veya işlerinin zarar görmesinden çekindiği yönünde kamuoyunda çeşitli iddialar konuşuluyor.
Burada sorumuz nettir:
Bu iddiaların aslı var mı, yok mu?
Eğer yoksa çıkıp açıklayın.
Varsa, bunun siyasi duruşunuza herhangi bir etkisi olmadığını ortaya koyun.
Çünkü muhalefet yapan bir siyasetçinin en büyük gücü sözünün arkasında durabilmesidir.
Hiç kimse ticari kaygılar nedeniyle siyasi tavrından geri adım atıyorsa, bunun hesabını kamuoyuna vermek zorundadır.
Bir başka soru da şu:
Yeni Parti Kilimli İlçe Başkanlığı neden alındı?
Kilimli’nin sorunlarını çözmek için mi?
Muhalefeti güçlendirmek için mi?
Yoksa gelecekteki bir belediye başkan adaylığı hazırlığının ilk adımı olarak mı görülüyor?
Eğer hedef belediye başkanlığı ise, Kilimli halkının da şu soruyu sormaya hakkı var:
Çünkü belediye başkanlığı makamı, seçimden sonra çalışmaya başlanacak bir makam değildir.
Bugünden çalışacaksınız.
Bugünden vatandaşın yanında olacaksınız.
Bugünden sorunların peşine düşeceksiniz.
Bugünden hesap soracaksınız.
Sayın Kargıdan;
Mazbatanız hayırlı olsun.
Ama artık kürsüde söylenen büyük sözlerin zamanı değil.
İcraat zamanı.
“Demokrasi” diyorsunuz.
O halde vatandaşın sesini duyun.
“Adalet” diyorsunuz.
O halde haksızlığa uğradığını söyleyen vatandaşın yanında olun.
“Vatanını sevenler” diyorsunuz.
O halde Kilimli’nin sorunlarına sahip çıkın.
Ve “Kilimli’deki sorumluluğumu yerine getireceğim” diyorsunuz.
O halde vatandaş soruyor:
Sahil nerede?
Molozlar neden hâlâ konuşuluyor?
Kilimli’nin hangi sorununu çözdünüz?
Hangi mücadelenin ön saflarında yer aldınız?
Hangi vatandaşın derdini sonuçlandırdınız?
Şimdi gözler Erdinç Kargıdan’da.
Bundan sonra söz değil, icraat konuşacak.
Kilimli halkı da sandık geldiğinde değil, bugünden itibaren kimin gerçekten sahada olduğunu görecek.
Türkiye genelinde uyuşturucuyla mücadele kapsamında operasyonlar aralıksız sürerken, Zonguldak’ta vatandaşların kafasındaki soru giderek büyüyor:
Kent merkezinden ilçelere kadar uyuşturucu kullanımının gözle görülür şekilde arttığı yönündeki iddialar, artık görmezden gelinemeyecek bir noktaya taşınmış durumda.
Vatandaşların sokaklarda daha fazla uyuşturucu kullanımı ve satışı gördüğünü dile getirmesi, özellikle gençlerin ve çocukların hedef haline geldiği yönündeki endişeleri artırıyor.
Kullanım yaşının 13’lere kadar düştüğü iddiaları ise meselenin artık yalnızca bir asayiş sorunu olmadığını, doğrudan Zonguldak’ın geleceğini ilgilendiren bir toplumsal tehdit haline geldiğini ortaya koyuyor.
Ülkenin birçok noktasında uyuşturucu tacirlerine yönelik operasyonlar yapılırken Zonguldak’ta vatandaşlar daha fazla mücadele, daha fazla denetim ve daha fazla sonuç görmek istiyor.
Gözler başta ilçe emniyet müdürlükleri olmak üzere Zonguldak İl Emniyet Müdürlüğü’ne, yeni göreve başlayan İl Emniyet Müdürü İbrahim Kaba’ya ve Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu’na çevrilmiş durumda.
Vatandaşın sorusu açık:
Bu sessizlik neden?
Denetimler yeterli mi?
Sokaklar yeterince kontrol ediliyor mu?
Uyuşturucu satıcılarına yönelik istihbarat ve operasyonlar neden kamuoyunda daha güçlü şekilde hissedilmiyor?
Ve en önemlisi:
Kentte zaman zaman kamu kurumlarında, belediyelerde ve çeşitli işyerlerinde görev yapan bazı kişilerin uyuşturucu kullandığı yönünde iddialar da gündeme geliyor.
Ancak burada altı özellikle çizilmesi gereken nokta şu:
Somut delil ve resmi soruşturma olmadan hiçbir kişi ya da kurum hakkında suçlayıcı hüküm kurulamaz.
Fakat eğer bu iddiaların herhangi bir gerçeklik payı varsa, mesele çok daha vahim bir boyuta ulaşmış demektir.
Çünkü kamu kurumlarında ve belediyelerde görev yapan herkesin kamu güvenine, sorumluluğuna ve örnek olma yükümlülüğüne uygun davranması gerekir.
Vatandaşın vergileriyle ayakta duran kurumlarda görev yapan kişilerin uyuşturucuyla ilişkisinin olup olmadığı konusunda gerekli denetimlerin yapılması, varsa hukuka aykırı durumların ortaya çıkarılması ve sorumlular hakkında işlem yapılması devletin kurumlarının görevidir.
Uyuşturucu meselesi “birilerinin özel hayatı” denilerek geçiştirilebilecek bir konu değildir.
Söz konusu olan çocuklardır.
Gençlerdir.
Ailelerdir.
Ve Zonguldak’ın geleceğidir.
Eğer uyuşturucu kullanımı gerçekten iddia edildiği gibi yaygınlaşıyor ve kullanım yaşı 13’e kadar düşüyorsa, artık birkaç operasyon haberiyle geçiştirilecek değil, kentin tamamını kapsayan kapsamlı bir mücadele seferberliği başlatılması gerekiyor.
Sokaklar yeniden denetlenmeli.
Okul çevreleri daha sık kontrol edilmeli.
Uyuşturucu satıcılarının bağlantıları ortaya çıkarılmalı.
Kamu kurumları ve belediyeler dahil olmak üzere gerekli tüm alanlarda hukuka uygun denetimler yapılmalı.
Ve kamuoyunun kafasındaki soru işaretleri giderilmeli.
Başta Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu ve İl Emniyet Müdürü İbrahim Kaba olmak üzere tüm yetkililere açık çağrımızdır:
Bu mesele daha fazla ötelenmemeli.
Bu şehir daha fazla bekletilmemeli.
Çocuklarımız uyuşturucu tacirlerinin insafına bırakılmamalı.
Ve eğer ortada ciddi bir uyuşturucu sorunu varsa, bunun üzerine kararlılıkla gidilmelidir.
ARTIK SESSİZLİK DEĞİL, HESAP VERİLEBİLİR BİR MÜCADELE İSTİYORUZ!
Kilimli’de Hakan Çakır’ın Türk Kızılay Kilimli Şube Başkanlığı görevinden ayrılmasıyla başlayan tartışma henüz kapanmış değil.
Çakır yaklaşık beş yıl boyunca Kızılay Kilimli Şube Başkanlığı yaptı. Mart 2026’da görev değişikliği yaşandı ve yerine Nail Çevik getirildi. Çakır ise yaptığı açıklamada görev süresince “şeffaf, hakkaniyetli, adaletli ve dürüst” çalıştıklarını savundu.
Ancak görev değişikliğinin ardından ortaya atılan gıda kolisi iddiaları, Kilimli’de yeni bir tartışmanın kapısını açtı.
İddiaya göre ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması amacıyla gönderilen Kızılay yardım kolilerinin bir bölümü Kilimli Belediyesi’ne teslim edildi. Çakır’ın bu süreçten haberdar edilmediği ve duruma tepki gösterdiği öne sürüldü. Ardından Çakır ile Kızılay Zonguldak İl Başkanı Kürşat Yağız arasında gerilim yaşandığı ve kısa süre sonra görev değişikliğinin gerçekleştiği iddia edildi.
Burada kimseye peşinen suç isnat etmiyoruz.
Ama milletin bağışları söz konusuysa soruların da cevabı olmak zorunda.
Bunlar suçlama değil; kamuoyunun cevap beklediği sorulardır.
Üstelik mesele yalnızca Çakır’ın görevden ayrılması da değil.
Çakır’ın geçmişte Kamil Altun’la yakın temas içerisinde olduğu kamuya açık haberlerde görülüyor. 2025’te Altun’un Kızılay Kilimli Şubesi’ni ziyaret ettiği ve Çakır’la birlikte Kızılay çalışmaları hakkında görüş alışverişinde bulunduğu haberleştirilmişti.
Bugün ise Kilimli kulislerinde iki isim arasındaki ilişkinin eski noktada olmadığı konuşuluyor.
İşte asıl merak edilen nokta burada.
Kızılay – Belediye – Çakır üçgeninde ne değişti?
Bir dönem aynı fotoğraf karesinde yer alan isimlerin bugün farklı noktalarda durduğu iddiaları doğruysa, bunun sebebi nedir?
Çakır’ın görevden ayrılması tamamen rutin bir yönetim değişikliği miydi?
Yoksa yardım kolileri üzerinden yaşandığı öne sürülen anlaşmazlık bu süreçte etkili oldu mu?
Bunu en iyi belgeler ve resmi açıklamalar gösterecek.
Şimdilik kamuoyunun önünde kesinleşmiş bir yolsuzluk dosyası yok.
Ama cevapsız bırakılan sorular var.
Ve Kızılay söz konusu olduğunda bu sorular küçümsenecek sorular değil.
Çünkü ortada siyasetçilerin değil, vatandaşların bağışları ve ihtiyaç sahiplerinin hakkı bulunuyor.
“ORTADA SAKLANACAK BİR ŞEY YOKSA, BELGELER NEDEN AÇIKLANMIYOR?”
Kilimli kamuoyu şimdi cevap bekliyor.
Koliler nerede?
Tutanaklar nerede?
Dağıtım listeleri nerede?
Ve Hakan Çakır neden görevden ayrıldı?
Kilimli Haber olarak bu soruların peşini bırakmayacağız.
Zonguldak’ın Kilimli ilçesine bağlı Çatalağzı beldesinde Eren Enerji tarafından 150 milyon TL yatırımla hayata geçirilen Eren Enerji İlkokulu ile Eren Enerji MTAL Metal Teknolojisi Atölyesi törenle hizmete açıldı. İYİ Parti Zonguldak İl Başkanı Yavuz Erkmen, “Eğitime yapılan yatırım, geleceğimize yapılan yatırımdır” mesajı verdi.
Zonguldak’ın eğitim altyapısına önemli bir yatırım daha kazandırıldı. Çatalağzı’nda Eren Enerji tarafından toplam 150 milyon liralık yatırımla hayata geçirilen Eren Enerji İlkokulu ve Eren Enerji Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Metal Teknolojisi Atölyesi düzenlenen törenle hizmete girdi.
Açılış törenine katılan İYİ Parti Zonguldak İl Başkanı Yavuz Erkmen, beraberindeki Kilimli İlçe Başkanı Murat Akyüz, Çatalağzı belde yöneticileri ile il ve ilçe teşkilat mensuplarıyla birlikte yeni eğitim tesislerini gezerek incelemelerde bulundu.
Modern eğitim tesislerini yerinde inceleyen Erkmen, Zonguldak’a ve Çatalağzı’na kazandırılan yatırımın son derece önemli olduğunu belirterek Eren Holding ailesine ve Eren Enerji yöneticilerine teşekkür etti.
Erkmen, eğitimin yalnızca bugünün değil, geleceğin de en önemli yatırımı olduğunu vurgulayarak şu mesajı verdi:
“Eğitime yapılan yatırım, geleceğimize yapılan yatırımdır.”
Zonguldak’ın ve Türkiye’nin geleceğinin gençlerin nitelikli eğitiminden geçtiğini belirten Erkmen, özellikle mesleki eğitime yönelik yatırımların gençlerin iş hayatına hazırlanması açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.
Erkmen, söz konusu yatırımın gençlerin mesleki gelişimine önemli katkı sağlayacağını belirterek, Zonguldak’ın eğitim geleceğine değer katan bu projede emeği geçen herkese teşekkür etti.
Törende yatırımın detayları hakkında bilgi veren Eren Enerji CEO’su Ömer Muhtar Bugezer, yeni ilkokulun 3 bin 200 metrekare kapalı alana, 16 dersliğe ve 235 öğrenci kapasitesine sahip olduğunu açıkladı.
Mesleki eğitim tarafında ise 2 bin 300 metrekarelik modern Metal Teknolojisi Atölyesi öğrencilerin kullanımına sunuldu.
Yatırımın dikkat çeken yönlerinden biri ise öğrencilere yalnızca teorik eğitim değil, uygulamalı mesleki gelişim imkânı da sunacak olması.
Bugezer, öğrencilerin Eren Enerji santralleri ve atölyelerinde staj yapabileceklerini, uzman personelin de gençlerin mesleki gelişimine katkı sağlayacağını belirtti.
Çatalağzı’nda hizmete giren eğitim tesisleri, bölgedeki öğrenciler için modern eğitim imkânı sunarken, özellikle mesleki eğitim alanında gençlerin geleceğine yönelik önemli bir kapı aralayacak.
150 milyon liralık yatırım; okul, atölye ve staj imkânlarıyla Zonguldak’ın eğitim geleceğine yapılan önemli yatırımlardan biri olarak dikkat çekti.