29 Ağustos 2026 Cumartesi
Bağımsız İl Genel Meclisi Üyesi Berkay Kesim, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajla hem büyük zaferin anlamına dikkat çekti hem de bağımsız ve ilkeli siyaset anlayışını bir kez daha ortaya koydu.
Zonguldak’ın en genç il genel meclisi üyelerinden biri olan Berkay Kesim, siyasi yaşamındaki bağımsız duruşu ve tavrıyla dikkat çekmeye devam ediyor. Kesim, bugüne kadar kişisel çıkar ve menfaatler uğruna siyasi duruşundan taviz vermeyen yaklaşımıyla, özellikle genç siyasetçilere örnek olması gereken bir çizgi ortaya koyuyor.
Siyasi kulislerde de “duruşundan taviz vermeyen genç siyasetçi” olarak değerlendirilen Kesim, 30 Ağustos Zafer Bayramı nedeniyle yayımladığı mesajında ise birlik, bağımsızlık ve milli irade vurgusu yaptı.
Berkay Kesim mesajında şu ifadelere yer verdi:
“Bazı zaferler vardır; yalnızca kazanılmaz, gururla anılır ve sonsuza dek kutlanır.
30 Ağustos, bağımsızlığımızın, cesaretimizin ve milletimizin kendi geleceğine sahip çıkışının simgesidir.
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu büyük zaferi bizlere armağan eden tüm kahramanlarımızı saygı, minnet ve gururla anıyoruz.
30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun.”
Bağımsız il genel Meclisi Üyesi Berkay Kesim’in 30 Ağustos mesajı, yalnızca bir bayram kutlaması olmanın ötesinde, bağımsızlık, milli irade ve ilkeli duruş vurgusuyla dikkat çekti.
Genç yaşına rağmen siyasi duruşundan ödün vermemesiyle öne çıkan Kesim’in, önümüzdeki süreçte Zonguldak siyasetinde nasıl bir rol üstleneceği ise merak konusu olmaya devam ediyor.
Kesim’in mesajı, “Makama ve çıkara göre değil, inandığı değerlere göre siyaset” anlayışının bir yansıması olarak değerlendirildi.

Kilimli Belediyesi’ne ait şirket üzerinden gerçekleştirildiği öne sürülen yaklaşık 200 kişilik personel alımı, AK Parti Kilimli teşkilatında yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. İddialara göre alımlarda AK Parti Kilimli teşkilatının beklentilerinin dikkate alınmadığı, personelin önemli bölümünün teşkilat dışından ve Belediye Başkanı Kamil Altun’a yakın isimlerden tercih edildiği ileri sürülüyor.
Kulislerde konuşulan iddialara göre, söz konusu yaklaşık 200 kişilik istihdamın yüzde 70’e yakınının AK Parti teşkilatı dışında bulunan ve Başkan Altun’u desteklediği öne sürülen çevrelerden seçilmesi, ilçe teşkilatında ciddi rahatsızlık yarattı.
Ancak asıl dikkat çekici iddia bununla da sınırlı değil.
Teşkilat içerisinde bazı isimlerin yaşananlardan rahatsız olduğu, ancak belediye başkanıyla karşı karşıya gelmemek için açık bir tepki ortaya koyamadığı öne sürülüyor.
Kulislerde ayrıca, yaşanan sorunların AK Parti İl Başkanlığı ve Genel Merkez’e bazı ilçe yöneticileri veya teşkilat mensupları tarafından iletildiği iddiası da konuşuluyor.
Bu iddialar doğruysa, Kilimli’de siyasi dengelerin yalnızca belediye içerisinde değil, AK Parti teşkilatının kendi içinde de ciddi şekilde tartışıldığı anlamına geliyor.
Kilimli siyasetinde uzun süredir konuşulan bir başka iddia ise Başkan Kamil Altun’un ilçe başkanlığı seçimlerinde etkili olmaya çalıştığı yönünde.
İddiaya göre Altun, ilçe başkanlığı seçimlerinde kendisiyle uyumlu çalışabilecek ve siyasi çizgisine yakın gördüğü isimlerin öne çıkmasını istiyor.
Ancak siyaset kulislerinde bunun her zaman beklendiği gibi sonuçlanmadığı, belediye başkanı ile ilçe teşkilatı arasında zaman zaman görüş ayrılıklarının ortaya çıktığı konuşuluyor.
Bugün gelinen noktada ise soru daha sert soruluyor:
Kilimli Belediyesi’nin imkanları ve istihdam gücü, AK Parti teşkilatının mı yoksa belediye başkanının kendi siyasi çevresinin mi kontrolünde?
Yaklaşık 200 kişilik alım iddiasında “Kimler işe alındı, hangi kriterler uygulandı, kaç kişi teşkilat içerisinden geldi, kaç kişi dışarıdan tercih edildi?” soruları cevap bekliyor.
İddiaların teşkilat içerisinde ciddi bir rahatsızlık oluşturduğu ve bazı isimlerin konuyu parti üst yönetimine taşıdığı yönündeki söylentiler, Kilimli siyasetinde yeni bir hesaplaşmanın yaşanabileceği yorumlarına neden oluyor.
Eğer söz konusu iddialar doğruysa, mesele artık yalnızca personel alımı olmaktan çıkıp, AK Parti Kilimli teşkilatı ile belediye yönetimi arasındaki güç mücadelesinin açık bir göstergesine dönüşebilir.
Şimdi gözler AK Parti Kilimli teşkilatında ve parti yönetiminde.
Teşkilat susacak mı, yoksa 200 kişilik alım iddiasının perde arkasını kamuoyunun önünde tartışmaya mı açacak?
AK Parti Zonguldak Milletvekili Muammer Avcı, MHP Zonguldak İl Başkanlığı’nı ziyaret etti. Samimi bir atmosferde gerçekleşen ziyarette, Zonguldak’ın sorunları, şehrin ihtiyaçları ve yapılabilecek çalışmalar üzerine değerlendirmelerde bulunuldu.
MHP Zonguldak İl Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, Milletvekili Muammer Avcı’nın Zonguldak’ın meselelerine gösterdiği ilginin ve vatandaşların taleplerini Ankara’da gündeme taşıma konusundaki gayretlerinin memnuniyetle karşılandığı ifade edildi.
Açıklamada, Avcı’nın Zonguldaklı vatandaşlarla kurduğu iletişime ve ulaşılabilir bir siyaset anlayışı sergilemesine de dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi:
“Sayın Muammer Avcı’nın Zonguldak’ın meselelerine olan ilgisi, şehrimizin ihtiyaçlarını Ankara’da gündeme taşıma konusundaki gayreti ve hemşehrilerimizin taleplerine duyduğu hassasiyet bizler için kıymetlidir. Kendilerinin Zonguldak adına her zaman ulaşılabilir ve iletişime açık bir anlayış içerisinde olması, şehrimiz adına önemli bir kazanımdır.”
MHP Zonguldak İl Başkanlığı, Cumhur İttifakı’nın birlik ve dayanışma anlayışına vurgu yaparak, Zonguldak’ın geleceği ve şehrin menfaatleri söz konusu olduğunda ortak paydada buluşmaya devam edeceklerini belirtti.
Açıklamada, “Cumhur İttifakı’nın ruhuna yakışan karşılıklı dayanışma ve samimiyet içerisinde, Zonguldak’ın menfaatleri için ortak paydalarda buluşmaya ve birlikte çalışmaya devam edeceğiz” denildi.
MHP Zonguldak İl Başkanlığı, nazik ziyareti ve samimi sohbetleri dolayısıyla AK Parti Zonguldak Milletvekili Muammer Avcı’ya teşekkür ederek çalışmalarında başarılar diledi.
Açıklama, “Rabbim birlik ve beraberliğimizi daim eylesin” ifadeleriyle sona erdi.

Bir yanda susuzluk, diğer yanda tonlarca su israfı! Kilimli’de vatandaşın sabrı taşıyor.
Kilimli’de su sorunu artık günlük hayatı çekilmez hale getirirken, Askeri Tepe mevkiinde patlayan su borusundan saatler boyunca tonlarca suyun boşa akması, ilçedeki su yönetimine ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Yaz aylarında fındık bahçelerinde çalışan, akşam saatlerinde evine yorgun dönen vatandaşlar duş alacak su bulamazken, diğer tarafta patlayan bir borudan temiz suyun adeta cadde ve sokaklara akması büyük tepki topladı.
Kilimli’nin birçok mahallesinde vatandaşlar su kesintileri ve düşük basınç nedeniyle günlük ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanırken, meydana gelen arızalara müdahalenin gecikmesi tepkileri daha da büyütüyor.
Askeri Tepe’de yaşanan boru patlamasında ise ortaya çıkan görüntü adeta “Kilimli’de suyun değeri bilinmiyor mu?” sorusunu gündeme getirdi.
Patlayan hattan yüksek basınçla akan temiz su, uzun süre kontrol altına alınamayınca tonlarca suyun boşa gitmesine neden oldu.
Vatandaşın evinde musluktan su akmazken, sokakta temiz suyun saatlerce boşa akması tepkinin dozunu artırdı.
Özellikle fındık sezonunda bahçelerde çalışan vatandaşların yaşadığı sıkıntı dikkat çekiyor.
Gün boyu sıcak altında çalışan vatandaş, akşam evine geldiğinde en temel ihtiyacı olan suyu bulamazken, yaşanan arızalar nedeniyle temiz suyun kontrolsüz biçimde boşa akması kabul edilebilir bir tablo olmaktan çıkıyor.
Vatandaşların tepkisi açık:
“Biz evimizde kullanacak su bulamıyoruz. Tonlarca su gözümüzün önünde boşa akıyor. Bu nasıl su yönetimi?”
Elbette su şebekelerinde arıza meydana gelebilir. Ancak vatandaşın asıl tepkisi, arızanın yaşanması kadar müdahalenin ne kadar sürede yapıldığı ve su kaybının neden kontrol altına alınamadığına yönelik.
Kilimli’de su sıkıntısının yaşandığı bir dönemde, her damlanın hesabının yapılması gerekirken, tonlarca temiz suyun saatler boyunca boşa akması kamuoyunda ciddi soru işaretleri oluşturuyor.
Vatandaş susuz bırakılırken suyun boşa akmasına seyirci kalınması kabul edilebilir mi?
Kilimli halkı belediyeden yalnızca suyun akmasını değil, su kaynaklarının doğru yönetilmesini, arızalara hızlı müdahale edilmesini ve vatandaşın mağdur edilmemesini istiyor.
Bir mahallede vatandaş musluğundan su beklerken, başka bir noktada tonlarca suyun sokaklara akması, ilçedeki altyapı ve müdahale sisteminin yeniden sorgulanmasına neden oluyor.
Kilimli halkının beklentisi basit:
Musluklardan su aksın, arızalara zamanında müdahale edilsin, temiz su heba edilmesin!
Çünkü mesele artık yalnızca bir boru patlaması değil.
Mesele, suyun olmadığı evlerle boşa akan tonlarca su arasındaki çarpıcı çelişki!
Kilimli Belediyesi son günlerde hizmetleriyle değil, belediye içerisinde yaşandığı iddia edilen özel hayat ve çalışma ilişkilerine yönelik söylentilerle gündeme geliyor.
Belediye çevresinde “sarışın kadın” olarak tarif edilen bir kadın çalışan hakkında, bazı erkek çalışanlarla iş ilişkisini aşan yakınlıklar kurmaya çalıştığı yönünde iddialar dolaştığı öne sürülüyor.
Bu iddiaların doğru olup olmadığı ise bilinmiyor.
Fakat asıl dikkat çeken nokta şu:
İddialara göre belediye içerisinde bazı çalışanların özel hayatlarını etkilediği ileri sürülen birtakım yakınlaşmalar ve ilişkiler, çalışanlar arasında huzursuzluğa neden oluyor.
Bazı vatandaşlar ise bu konunun artık belediye koridorlarının dışına taşarak Kilimli’de konuşulan bir mesele haline geldiğini söylüyor.
Ortada önemli bir gerçek var:
İddialar doğruysa belediyede çalışma huzuru açısından ciddi bir sorun vardır.
İddialar doğru değilse de, bir belediye çalışanının özel hayatı hakkında bu kadar yoğun söylenti dolaşması başlı başına ciddi bir yönetim ve iletişim problemidir.
Peki belediye yönetimi ne yapıyor?
Sessizlik.
Vatandaşın merak ettiği de tam olarak bu.
Kilimli Belediye Başkanı’nın, belediye içerisinde çalışanlar hakkında dolaşan bu iddialardan haberdar olup olmadığı merak ediliyor.
Eğer haberdarsa;
Neden araştırılmıyor?
Eğer haberdar değilse;
Kilimli’de herkesin konuştuğu bu iddialar belediye yönetimine neden ulaşmıyor?
Kilimli Belediyesi’nin gündeminde olması gerekenler bellidir:
Hizmet, temizlik, yol, altyapı, vatandaşın sorunları ve kamu hizmetinin kalitesi.
Belediyenin çalışanları hakkında özel hayat üzerinden tartışmaların gündeme gelmesi ise kuruma zarar verir.
Bu nedenle yönetimin yapması gereken şey söylentileri görmezden gelmek değil, varsa resmi şikâyetleri incelemek ve kamuoyundaki soru işaretlerini gidermektir.
Vatandaşların sorusu açık:
Belediyede çalışanlar arasında huzursuzluk yaratıldığı iddia edilen bu olaylardan Başkan’ın haberi var mı?
Varsa ne yaptı?
Yoksa neden haberi yok?
İddialar doğruysa gereği yapılmalı.
İddialar asılsızsa da bu kişinin itibarı korunmalı ve gerçek kamuoyuna açıklanmalı.
Çünkü yönetimin görevi dedikoduları büyütmek değil, gerçeği ortaya çıkarmaktır.
BAŞKAN BU İDDİALARIN ÜZERİNE GİDECEK Mİ, YOKSA SESSİZLİĞİNİ SÜRDÜRECEK Mİ?