09 Şubat 2026 Pazartesi

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kilimli İlçe Başkanlığı, Kilimli–Zonguldak hattında faaliyet gösteren Kiltaş Kooperatifi’nin yaptığı fahiş ulaşım zamlarına sert sözlerle yüklendi. Yapılan yazılı açıklamada, zamların vatandaşı yok sayan, dar gelirliyi ve öğrenciyi ezip geçen bir anlayışın ürünü olduğu vurgulandı.
Kiltaş Kooperatifi’nin akaryakıt ve işletme giderlerini gerekçe göstererek hayata geçirdiği yeni tarifeyle;
sivil yolcu ücreti 50 TL’den 58 TL’ye,
öğrenci ücreti ise 40 TL’den 45 TL’ye çıkarıldı.
MHP Kilimli İlçe Başkanlığı, bu artışların kâğıt üzerinde “makul”, sahada ise “acımasız” olduğunu belirterek, her gün toplu taşıma kullanmak zorunda kalan vatandaşların açıkça mağdur edildiğini ifade etti.
Açıklamada, zaten geçim derdiyle boğuşan Kilimli halkının, ulaşım gibi temel bir ihtiyacın bile lüks haline getirilmesiyle karşı karşıya bırakıldığı vurgulandı. Yapılan artışların, özellikle öğrenciler ve dar gelirli vatandaşlar için taşınamaz bir yük haline geldiği belirtildi.
MHP Kilimli İlçe Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada şu sert ifadelere yer verildi:
“Her gün dolmuş kullanmak zorunda kalan vatandaşlarımız, öğrencilerimiz ve dar gelirli hemşehrilerimiz bu zamlarla açıkça cezalandırılmaktadır. Hayat şartları her geçen gün ağırlaşırken, ulaşımı zamlarla boğmak kabul edilemez.”
Açıklamada yalnızca kooperatif değil, tarifeyi onaylayan yetkililer de eleştirildi. MHP, bu zamların arkasında duran herkesin sorumluluk taşıdığını vurgulayarak, kararın derhal yeniden değerlendirilmesini talep etti.
“Kiltaş Kooperatifi bu kararı yeniden gözden geçirmelidir. Aynı şekilde bu tarifeye onay veren mülki amirler de halkın yaşadığı ekonomik gerçekleri görmek zorundadır.”
MHP Kilimli İlçe Başkanlığı, açıklamasını sert bir mesajla tamamladı:
“Milliyetçi Hareket Partisi her zaman vatandaşın yanındadır. Halkın sırtına yük olan hiçbir uygulamanın karşısında susmayacağız. Bu zam meselesinin sonuna kadar takipçisi olacağız.”

Zonguldak’ın Kilimli ilçesine bağlı Gelik Beldesi’nde faaliyet gösteren kaçak bir maden ocağında meydana gelen göçük, bir can aldı. Yer altında çalışma yapıldığı sırada yaşanan göçükte 34 yaşındaki maden işçisi yaşamını yitirirken, bir işçi ise yaralı olarak kurtarıldı.
Edinilen bilgilere göre, göçüğün ardından olay yerine çok sayıda kurtarma ve sağlık ekibi sevk edildi. Ekiplerin yoğun çalışması sonucu 41 yaşındaki H.G., göçük altından sağ olarak çıkarıldı. Yaralı madenci, olay yerindeki ilk müdahalenin ardından Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.
Göçük altından ağır yaralı olarak çıkarılan 34 yaşındaki U.E., sağlık ekiplerinin tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı. Genç madencinin ölümü, ailesi ve mesai arkadaşlarını yasa boğarken, olay bölgesinde büyük üzüntü yaşandı.
Facianın ardından güvenlik güçleri ve ilgili kurumlar harekete geçti. Göçüğün meydana geldiği kaçak maden ocağıyla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldı. Ocağın çalışma şartları, denetim durumu ve olası ihmallerin titizlikle inceleneceği öğrenildi.
Yaşanan bu olay, kaçak maden ocaklarındaki ölümcül riskleri ve denetim eksikliklerini bir kez daha gündeme taşıdı.

ÖZEL HABER
Kilimli’de bir anaokulunda yaşanan akran şiddeti iddiaları, eğitim kurumlarında çocuk güvenliğini yeniden tartışmaya açtı. Bir velinin iddiasına göre, anaokuluna giden çocuğu aynı arkadaşı tarafından ikinci kez şiddete maruz kaldı ve bu kez olay fiziksel yaralanmayla sonuçlandı.
İddiaya göre, yaşanan olayda çocuğun kolunda yarık oluştu. Daha önce de benzer bir olayın yaşandığı belirtilirken, bu durumun ilk vaka olmadığı özellikle vurgulanıyor.
Velinin aktardığına göre; yaşanan şiddet olayları okul yönetimine ve öğretmenlere bildirilmesine rağmen etkili bir önlem alınmadı. Okul yönetiminin ve öğretmenlerin, olayları “Çocuk bunlar, yapar”, “Büyütülecek bir şey yok” gibi ifadelerle geçiştirdiği iddia ediliyor.
Veliler ise duruma tepkili. Çocuklarını okula eğitim alsınlar diye gönderdiklerini, şiddete maruz kalsınlar diye değil, diyerek endişelerini dile getiriyor. Okul ortamında yeterli denetim ve önleyici tedbirlerin alınmamasının, çocukların güvenliğini tehlikeye attığı ifade ediliyor.
Yaşanan bu olay, anaokullarında akran şiddetine karşı alınan önlemlerin yeterliliğini ve okul yönetimlerinin sorumluluğunu bir kez daha gündeme taşıdı. Veliler, yetkililerden konunun ciddiyetle ele alınmasını ve benzer olayların yaşanmaması için somut adımlar atılmasını bekliyor.


Zonguldak’ta Çocuk Müstehcenliği Operasyonu: 1 Tutuklama
Zonguldak’ta Siber Suçlarla Mücadele ekiplerinin yürüttüğü teknik takip sonucunda, internet üzerinden çocuklara yönelik müstehcen içeriklere erişim sağladığı tespit edilen bir kişi tutuklandı.
Zonguldak İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, sanal devriye faaliyetleri kapsamında Karadeniz Ereğli ilçesinde bir şahsın çocukların kullanıldığı müstehcen içerikleri internet üzerinden indirdiği ve depoladığını belirledi. Yapılan çalışmaların ardından belirlenen adrese operasyon düzenlendi.
Operasyonda şüpheli H.D. gözaltına alındı. Dijital materyaller üzerinde yapılan incelemelerde, çocuk müstehcenliği içeren yayınların indirildiği ve bulundurulduğu tespit edildi.
Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından “müstehcen yayınların izlenmesi ve bulundurulması” suçundan adliyeye sevk edilen şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Çaydeğirmeni Belediyesi’nde kulisler hiç olmadığı kadar hareketli. İlçede konuşulanlara göre, Belediye Başkanı Satılmış Gebeş’in yönetim tarzı, hem vatandaşlar hem de yerel basın çevrelerinde ciddi rahatsızlık yaratıyor.
Seçim döneminde verilen sözlerin akıbeti, belediyenin iletişim politikası ve başkanın tavrı, ilçe kulislerinin en sıcak başlığı haline gelmiş durumda.
İlçede sıkça dile getirilen eleştirilerin başında, seçim sürecinde verilen vaatlerin somut karşılık bulmaması geliyor. Kulislerde konuşulanlara göre, birçok proje ya yavaş ilerliyor ya da tamamen gündemden düşmüş durumda.
Vatandaşlar arasında “afişte kalan projeler” söylemi dolaşırken, belediye yönetiminin sahadaki görünürlüğünün zayıfladığı iddiaları da konuşuluyor.
En çok fısıldanan konulardan biri de basınla ilişkiler. Yerel medya kulislerinde, belediyenin bazı basın kuruluşlarına yakın durduğu, eleştirel yayın yapan veya mesafeli duran medya organlarına ise soğuk davrandığı yönünde söylentiler var.
Bazı basın mensupları, bilgi paylaşımında seçici davranıldığı, davet listelerinin herkese eşit açılmadığı ve eleştirel sorulara karşı toleransın düşük olduğu algısının giderek güçlendiğini dile getiriyor.
İlçede kulaktan kulağa dolaşan bir diğer eleştiri ise, başkanın halkla temasının azaldığı yönünde. Bazı çevreler, yönetim tarzının “tepeden bakma” algısı oluşturduğunu, belediye binasının kapılarının halka kapalı olduğu hissinin güçlendiğini savunuyor.
Kulislerde kullanılan sert benzetmeler ve lakaplar, ilçedeki memnuniyetsizliğin boyutunu gösterirken, bu söylemlerin merkezinde “iletişim kopukluğu” iddiası yer alıyor.
Çaydeğirmeni’nde konuşulanlara göre sorun sadece projeler değil; asıl mesele yönetim dili.
“Belediye başkanı mı halkın, yoksa belediye binasının mı başkanı?” sorusu kulislerde sıkça dile getiriliyor.
Vatandaşlar ve yerel aktörler, belediyenin daha kapsayıcı, şeffaf ve eleştiriye açık bir yönetim anlayışı sergilemesi gerektiğini savunuyor. Aksi halde bugün kulislerde konuşulan rahatsızlıkların, yarın sandıkta daha yüksek sesle konuşulabileceği ifade ediliyor.