18 Eylül 2026 Cuma
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın Zonguldak programında AK Parti teşkilatının önde gelen isimleri sahadaydı. Osman Gazi Yüzer Üretim Platformu’nda incelemeler yapılırken gözler bir ismi aradı: Kilimli Belediye Başkanı Kamil Altun. Filyos’a en yakın ilçelerden Kilimli’nin belediye başkanının programda görünmemesi, “Altun neden yoktu, davet edilmedi mi?” sorularını beraberinde getirdi.
Zonguldak dün enerji açısından son derece önemli bir programa ev sahipliği yaptı.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Filyos’ta bulunan Osman Gazi Yüzer Üretim Platformu’nda incelemelerde bulundu. Bakan Bayraktar’a Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, AK Parti Zonguldak milletvekilleri Muammer Avcı, Saffet Bozkurt ve Ahmet Çolakoğlu ile AK Parti İl Başkanı Mustafa Çağlayan ve ilgili kurum yöneticileri eşlik etti.
Osman Gazi’nin görev yerine gönderilmesiyle Sakarya Gaz Sahası’ndaki doğal gaz üretiminde günlük 10 milyon metreküplük ilave kapasite hedefleniyor. Bakan Bayraktar da platformun yıl sonu itibarıyla üretime katkı sağlamasının planlandığını açıkladı.
Ancak böylesine önemli bir programda siyasi kulisleri hareketlendiren başka bir ayrıntı vardı:
Fotoğraflara ve kamuya açık program haberlerine yansıyan heyette çok sayıda AK Parti yöneticisi ve protokol mensubu yer alırken, Kilimli Belediye Başkanı Kamil Altun’un programda yer almaması dikkat çekti. Resmî haberlerde de Altun’un Bakan Bayraktar’ı karşılayan heyet içerisinde bulunduğuna dair bir bilgi yer almıyor.
İşte tam da burada soru başlıyor:
Filyos ile Kilimli arasındaki coğrafi yakınlık ve bölgenin enerji yatırımlarının Kilimli açısından taşıdığı önem düşünüldüğünde, Altun’un programda bulunmaması kamuoyunun dikkatini çekti.
Altun davet edilmedi mi?
Davet edildi de katılmadı mı?
Programın niteliği gereği belediye başkanlarının katılımı mı öngörülmedi?
Yoksa AK Parti teşkilatında Kamil Altun açısından yeni bir dönem mi başladı?
Şimdilik bu soruların hiçbirine kesin yanıt vermek mümkün değil.
Ancak ortada görmezden gelinemeyecek bir görüntü var:
AK Parti’nin Zonguldak’taki önemli isimleri Filyos’ta… Kamil Altun yok.
Siyasette bazen bir fotoğraf karesinden fazlası konuşulur.
Kimin yanında durduğu, kimin davet edildiği, kimin hangi programda bulunduğu ve kimin bulunmadığı siyasi kulislerde uzun uzun değerlendirilir.
Üstelik Kamil Altun’un adı son dönemde Kilimli siyasetindeki çeşitli tartışmalar nedeniyle zaten sık sık gündeme geliyor.
Ancak burada önemli bir noktanın altını çizmek gerekiyor:
Altun’un hakkında geçmişte ortaya atılmış iddiaların doğru olduğu veya bu iddialar nedeniyle AK Parti tarafından etkinliklerden dışlandığına dair doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor.
Dolayısıyla bugün sorulması gereken soru, “Altun’un üzeri çizildi” demek değil;
sorusudur.
Ve bu sorunun cevabını kamuoyuna vermesi gerekenler bellidir.
Kilimli siyasetinde daha önce Kamil Altun’un geleceğine ilişkin çeşitli siyasi değerlendirmeler ve kulis iddiaları gündeme gelmişti.
Ancak Altun’un milletvekili adaylığı için belediye başkanlığını bırakmak istediği veya yeniden belediye başkanı adayı gösterilmeyeceğini düşündüğü yönündeki iddialar da şu aşamada doğrulanmış bilgi değil.
Bu nedenle bu iddiaların gerçekmiş gibi sunulması yerine, siyasi kulis olarak değerlendirilmesi gerekiyor.
Fakat bugünkü tablo başka bir soruyu ortaya çıkarıyor:
Kamil Altun’un AK Parti içerisindeki siyasi geleceği nasıl şekillenecek?
Çünkü 2029 yerel seçimleri henüz uzak görünse de siyasi kulislerde adaylık hesapları çok daha erken başlıyor.
Filyos’ta Türkiye’nin enerji geleceği açısından önemli açıklamalar yapılırken, AK Parti teşkilatı tam kadro sahadaydı.
Osman Gazi Yüzer Üretim Platformu’nun devreye girmesiyle doğal gaz üretiminin artırılması hedefleniyor.
Fakat Kilimli açısından programın siyasi fotoğrafında dikkat çeken bir boşluk oluştu:
Şimdi kamuoyunun merak ettiği konu çok açık:
Altun neden Filyos’ta değildi?
Kendisine davet gitmedi mi?
Davet gittiyse neden katılmadı?
Yoksa AK Parti’nin Zonguldak’taki siyasi organizasyonlarında Altun’un yeri artık eskisi kadar görünür değil mi?
Bu soruların cevabı verildiğinde, Filyos’taki o eksik kadrajın anlamı da ortaya çıkacaktır.
KAMİL ALTUN NEDEN KADRAJ DIŞINDA KALDI?**
Not: Haberin hukuki açıdan daha sağlam olması için “yolsuzluk”, “aşk/özel hayat” gibi doğrulanmamış iddiaları gerçekmiş gibi kullanmadım; bunları doğrulanmış kaynak olmadığı sürece “iddia” olarak dahi somutlaştırmadan, kamuoyundaki siyasi tartışmalar bağlamında tuttum. Ayrıca mevcut resmî kaynaklar Altun’un davet edilmediğini veya AK Parti tarafından dışlandığını doğrulamıyor.

Kilimli’de eğitim öğretim yılının başlamasıyla birlikte Cenk Sokak’ta devam eden altyapı çalışmaları, öğrenciler, veliler ve mahalle sakinlerinin tepkisini çekiyor. Yağmurun etkisiyle çamura dönüşen yol, okula gitmek zorunda olan çocuklar için adeta çileye dönüştü. Vatandaşların sorusu ise net: Bu işler neden öğrencilerin okula başladığı döneme denk geliyor?
Kilimli’de okulların açılmasıyla birlikte öğrenciler ders başı yaparken, bazı mahallelerde vatandaşın karşısına bambaşka bir manzara çıktı.
Yağmur bir tarafta, çamur bir tarafta…
Özellikle Cenk Sokak’ta devam eden altyapı çalışmaları nedeniyle yolun mevcut durumundan şikâyet eden mahalle sakinleri, öğrencilerin okula giderken çamurla mücadele etmek zorunda kaldığını belirtiyor.
Çocuklar ellerinde çantalarıyla okullarının yolunu tutarken, ayakkabıları çamura bulanıyor. Veliler ise ortaya çıkan görüntünün eğitim öğretim döneminin başlangıcında kabul edilebilir olmadığını savunuyor.
Mahalle sakinlerinin en çok tepki gösterdiği konu ise çalışmanın zamanlaması.
Vatandaşlar, altyapı çalışmalarının eğitim öğretim yılının başlamasından önce tamamlanması veya öğrencilerin mağduriyet yaşamayacağı şekilde planlanması gerektiğini ifade ediyor.
Kilimli Belediyesi’nin resmi internet sitesinde Cenk Sokak için altyapı yenileme çalışması kapsamında 27 Temmuz-3 Ağustos 2026 tarihleri arasında yolun araç trafiğine kapatılacağı duyurulmuştu.
Ancak bugün vatandaşın karşı karşıya kaldığı tablo, “Çalışmanın takvimi ile sahadaki uygulama arasında neden böyle bir görüntü ortaya çıktı?” sorusunu gündeme getiriyor.
Mahalle sakinlerinin belediye yönetimine yönelttiği soru aslında oldukça basit:
Çocuklar okula gidecekse, yollar neden çamur içinde bırakılıyor?
Bir belediyenin görevi yalnızca kazmak, boru döşemek ve altyapı yapmak değildir.
Asıl mesele, yapılan çalışmanın vatandaşın günlük hayatını ne kadar etkilediğini hesaplayabilmektir.
Özellikle öğrencilerin yoğun olarak kullandığı güzergâhlarda yağış ihtimali, okul giriş-çıkış saatleri ve yaya güvenliği dikkate alınarak gerekli tedbirlerin alınması bekleniyor.
Mahalle sakinleri, öğrencilerin okula giderken yaşadığı mağduriyete dikkat çekerek belediyeden acil önlem alınmasını istiyor.
Velilerin tepkisi ise giderek büyüyor:
“Çocuklarımız okula gidiyor. Yağmur yağıyor. Yol çamur oluyor. Çocuklar bu şartlarda okula gitmek zorunda kalıyor. Çalışma yapılmasına karşı değiliz; ancak bunun planlaması neden öğrencilerin mağduriyet yaşayacağı şekilde oluyor?”
Vatandaşın istediği asfalt ya da altyapı çalışmasının yapılmaması değil.
Vatandaşın istediği, yapılan çalışmanın insan hayatını kolaylaştırması.
Cenk Sokak’ta yaşanan görüntüler, belediyenin altyapı çalışmalarında yalnızca teknik çalışmaya değil, çalışmanın çevrede yaşayan insanlar üzerindeki etkisine de odaklanması gerektiğini bir kez daha gündeme taşıdı.
Çünkü mesele sadece bir sokak değil.
Mesele;
Okula giden çocuk…
Çocuğunun arkasından endişeyle bakan veli…
İşe gitmeye çalışan vatandaş…
Yağmurda çamurla mücadele etmek zorunda kalan mahalle sakini…
Şimdi gözler Kilimli Belediyesi’nde.
Cenk Sokak’taki mağduriyet ne zaman sona erecek?
Yağmurda çamur içinde yürümek zorunda kalan öğrenciler için belediye hangi tedbirleri alacak?
Ve en önemlisi:
KİLİMLİ HABER SORUYOR:
BELEDİYE BAŞKANI NEYİN PEŞİNDE?


Cem Dereli’den Karaelmas Kemal Köksal Stadı için dikkat çeken öneriler geldi. Ancak Zonguldakspor camiasının da Dereli’ye soracakları var:
Bu sezon kaç kombine bilet aldınız?
Kaç forma aldınız?
Kulübün yanında olmak için bugüne kadar ne yaptınız?
Zonguldak’ta siyaset ve spor gündeminin zaman zaman kesişen isimlerinden Cem Dereli, bu kez Karaelmas Kemal Köksal Stadı üzerinden gündem yaratacak bir açıklama yaptı.
Dereli, yeni stat yapılmaması halinde mevcut stadın modernize edilmesini önerdi.
Dereli açıklamasında;
“Yeni stat yapılmıyorsa, mevcut stadımızı Zonguldak’a yakışır hale getirelim.”
ifadelerini kullandı.
Karaelmas Kemal Köksal Stadı’nın Zonguldakspor’un evi ve kentin spor tarihi olduğunu belirten Dereli; taşıyıcı sistemlerin incelenmesi, gerekli güçlendirmelerin yapılması, eskiyen alanların yenilenmesi, açık tribünlerin kapatılması, seyirci konforunun artırılması, modern localar ve VIP alanları oluşturulması gibi öneriler sıraladı.
Önerilerin kâğıt üzerinde kulağa hoş geldiği tartışılmaz.
Ama Zonguldakspor camiasının da çok daha basit soruları var.
Sayın Dereli;
Bu sezon Zonguldakspor için kaç kombine bilet aldınız?
Kaç forma aldınız?
Kulübe bugüne kadar hangi somut desteği verdiniz?
Taraftar gruplarının “Gel, takımı al, şehre ve takıma sahip çık” çağrılarını neden görmezden geldiniz?
Bu soruların cevabı verilmeden, bugün sosyal medyada yapay zekâ destekli stat görselleri hazırlayıp “Stat şöyle olsun, böyle olsun” demek Zonguldakspor taraftarının zihnindeki soru işaretlerini ortadan kaldırıyor mu?
İşte asıl mesele burada.
Zonguldakspor’un yıllardır yaşadığı ekonomik ve sportif sorunlar ortada.
Bir kulübün geleceği yalnızca güzel projeler çizmekle, modern stat görselleri hazırlamakla ya da sosyal medyada dikkat çeken açıklamalar yapmakla kurulmaz.
Tribünde olmak gerekir.
Kulübün yanında olmak gerekir.
Forma almak gerekir.
Kombine almak gerekir.
Sorumluluk almak gerekir.
Çünkü Zonguldakspor taraftarı artık yalnızca “ne yapılacağını” değil, “kim tarafından ve nasıl yapılacağını” da bilmek istiyor.
Dereli’nin stat önerilerinin hayata geçirilmesi için hangi somut adımları atacağı da merak konusu.
Localar, VIP tribünleri, kapalı tribünler, modern tesisler…
Hepsi Zonguldakspor için konuşulabilecek önemli başlıklar.
Ancak Zonguldakspor camiasının bugün beklediği şey yalnızca proje çizimleri değil.
Somut katkı.
Somut destek.
Somut sorumluluk.
Dereli’nin açıklamalarının ardından gözler şimdi kendisine çevrildi.
Zonguldak Haber olarak soruyoruz:
Cem Dereli, bu sezon kaç kombine aldı?
Kaç forma aldı?
Zonguldakspor’a bugüne kadar ne kadar maddi veya kurumsal destek sağladı?
Taraftarın “Gel, takımı al” çağrısına neden karşılık vermedi?
Ve en önemlisi:
Zonguldakspor taraftarı bu soruların cevabını bekliyor.
Üstelik bu kez yapay zekâ görselinden değil, gerçek hayattan bir cevap bekliyor.
Çünkü Zonguldakspor’un ihtiyacı yalnızca sanal statlara değil, gerçek sahiplenmeye.

KİLİMLİ’DE FUTBOLUN GELECEĞİ TARTIŞILIYOR: SORUMLULUK KİMDE?
Kilimli’nin futbol hafızasında önemli bir yere sahip olan Kilimli Spor, yıllar boyunca yalnızca bir futbol takımı değil, ilçenin ortak heyecanı ve tribün kültürünün önemli bir parçası oldu.
Ancak bugün gelinen noktada ilçede ciddi bir soru gündemde:
Tribünlerin dolduğu, sarı-siyah renklerin ilçenin her köşesinde hissedildiği dönemlerden bugünlere gelinirken takımın sportif hedefleri, ekonomik yapısı, taraftar ilgisi ve belediye desteği konusunda ciddi tartışmalar yaşanıyor.
Burada özellikle Kilimli Belediye Başkanı Kamil Altun döneminde belediyenin kulübe verdiği desteğin boyutu ve kulübün sportif yapılanması kamuoyunun cevap beklediği başlıklar arasında bulunuyor.
Geçmişte Altun’un da Kilimli Belediyespor için “çocukluk aşkı” ifadesini kullandığı ve kulübü Bölgesel Amatör Lig’e taşıma hedefinden söz ettiği biliniyor.
Peki bugün o hedef nerede?
Rakamlar takımın tamamen ortadan kalktığını göstermiyor.
Kilimli Belediyespor, 2025-2026 sezonunda Zonguldak Süper Amatör Lig’de mücadele etti ve play-off grubunda yer aldı. Play-off grubunda üç maçta iki galibiyet alarak 6 puan topladı.
Üstelik kulübün altyapı tarafında da hareketlilik devam ediyor. Kilimli Belediyespor U18 takımı 2026 yılında Zonguldak Play-Off finalinde şampiyonluk elde etti.
Yani mesele “Kilimli Spor tamamen yok oldu” demekten çok daha farklı ve önemli:
Kilimli Spor neden ilçenin geçmişteki futbol heyecanını, sportif iddiasını ve tribün gücünü yeniden oluşturamıyor?
İşte asıl soru bu.
Kilimli Belediyespor’un geleceğinde belediyenin rolü uzun süredir tartışılıyor.
Bir tarafta belediyenin kulübe ve gençlere yönelik futbol okulu çalışmaları bulunuyor. 2026 yılında Kilimli Belediyespor Engin Aygün Yaz Futbol Okulu faaliyet gösterdi ve genç sporcular için altyapı çalışması yürütüldü.
Diğer tarafta ise geçmişte belediye desteğinin azalmasının takımın sportif yapısını olumsuz etkilediği yönünde eleştiriler bulunuyor. Bu eleştiriler, 2025 yılında yayımlanan bir Kilimli Haber haberinde de açık şekilde gündeme getirilmişti.
Peki belediyenin Kilimli Belediyespor için bugün ortaya koyduğu hedef nedir?
BAL mı?
Daha üst ligler mi?
Yalnızca altyapı mı?
Yoksa mevcut yapının korunması mı?
Bir başka dikkat çekici konu ise taraftar.
Bir dönem maç günlerinde tribünleri dolduran Kilimli taraftarının bugün eski yoğunluğunda olmaması, kulübün geleceği açısından ayrıca sorgulanması gereken bir konu.
Taraftar neden uzaklaştı?
Kulüp ile taraftar arasındaki bağ neden zayıfladı?
Kilimli Spor yeniden ilçenin ortak değeri haline nasıl getirilecek?
Bunların cevabı yalnızca belediyede değil; kulüp yönetiminde, taraftar gruplarında, iş dünyasında ve ilçedeki futbol camiasında da aranmalı.
Kilimli Spor herhangi bir kişinin, grubun veya yönetimin özel mülkü değil.
Kilimli Spor, Kilimli’nindir.
Bu nedenle kulübün yönetim yapısı, finansmanı, belediyeden aldığı destek, sportif hedefleri, transfer politikası ve altyapı planı kamuoyuna açık şekilde tartışılmalı.
Eleştiriler varsa cevap verilmeli.
Destek veriliyorsa ne kadar destek verildiği açıklanmalı.
Hedef varsa hangi lig ve hangi zaman dilimi için hedef konulduğu anlatılmalı.
Çünkü Kilimli’nin futbolseverleri artık slogan değil, somut bir yol haritası görmek istiyor.
Kilimli Spor’u yeniden ayağa kaldıracak proje nedir?
Belediyenin kulübe yönelik gelecek planı nedir?
Kilimli Spor’un BAL ve daha üst ligler için hedefi var mı?
Transfer ve teknik kadro konusunda nasıl bir bütçe oluşturulacak?
Altyapıdan A takıma oyuncu kazandırılacak mı?
Ve en önemlisi:
Çünkü ortada hâlâ bir kulüp, mücadele eden futbolcular ve yetişen gençler var. Fakat Kilimli’nin yıllardır taşıdığı büyük futbol hikâyesinin yeniden canlandırılıp canlandırılamayacağı, önümüzdeki dönemde atılacak somut adımlara bağlı.
Kilimli’nin sarı-siyah sevdası yeniden tribünleri dolduracak mı, yoksa eski günler yalnızca hatıralarda mı kalacak?
Bu sorunun cevabını artık Kilimli Spor yönetimi ve Belediye Başkanı Kamil Altun başta olmak üzere kulübün tüm paydaşlarının kamuoyuna vermesi gerekiyor.
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Zonguldak İl Başkanı Orhan Korkmaz, 15. Olağan İl Kongresi’nin ardından mazbatasını alarak yeni dönemi resmen başlattı. Korkmaz başkanlığındaki yönetimde görev dağılımı da netleşti.
MHP Zonguldak teşkilatında kongre sonrası süreç tamamlandı. 15. Olağan İl Kongresi’nde yeniden İl Başkanı seçilen Orhan Korkmaz ve yönetim kurulu üyeleri, İlçe Seçim Kurulu’ndan mazbatalarını aldı.
Mazbata töreninin ardından il başkanlığında gerçekleştirilen yönetim kurulu toplantısında, yeni dönemde görev yapacak isimler ve sorumluluk alanları belirlendi.

Yeni dönemde Orhan Korkmaz İl Başkanı, Kaya Karatepe Başkan Vekili, İlker Can İl Sekreteri, Özgüç Atalay ise Muhasip olarak görev aldı.
İl Başkan Yardımcılıklarında ise görev dağılımı şöyle gerçekleşti:
Yeni dönemde MHP Zonguldak İl Yönetim Kurulu’nda şu isimler yer aldı:
Alaattin Çolakoğlu, Bayram Bozkurt, Emin Can Aygün, Erdem Akgöz, Kazım Gül, Metin Aydın, İlker Keskin, Ramazan Bozkurt, Recep Kocabacak, Yılmaz Yavuzarslan, Bilge Keskin, Emrah Karaduman, Bahri Kütük, Meral Demirbaş, Muhammet Keskin, İsmet Özbay, Zekai Üstün, Kadir Ergenekon, Ali Özdemir, Bülent Çelik, Hüseyin Haseki, Özgür Şakir Kaplan, Şaban Kalafat, Yılmaz Koç, Satılmış Öztürk, Mehmet Şişman, Yaşar Yelkenci, Olcay Ören, Muharrem Aslan, Kurtuluş Altun, Dursun Köroğlu, Servet Kaya, Ergül Köksal ve Hasan Kavgacı.
Yeni dönemde MHP Zonguldak İl Disiplin Kurulu’nun görev dağılımı da belli oldu.
Murat Altunkaya Disiplin Kurulu Başkanı olurken, Ersin Öztürk Başkan Yardımcılığı görevine getirildi.
Disiplin Kurulu üyeleri ise Hakkı Ayvalık, Arif Sercan Sezgin, Şükrü Okur, Metin Özbay ve Şeref Kalaycı olarak belirlendi.
MHP Zonguldak İl Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, yeni dönemin “Kardeşlik Kalbimizde, Gelecek Aklımızda” anlayışıyla sürdürüleceği belirtildi.
Açıklamada, her yönetim kurulu üyesinin üstlendiği sorumluluğu teşkilatın ortak hedefleri doğrultusunda yerine getireceği ifade edilerek, Zonguldak için birlikte çalışma vurgusu yapıldı.
Yeni görev dağılımının teşkilata ve Zonguldak’a hayırlı olması temennisinde bulunuldu.
MHP Zonguldak’ta kongreyle başlayan yeni dönem, mazbataların alınması ve görev dağılımının tamamlanmasıyla birlikte resmen başlamış oldu.
