06 Eylül 2026 Pazar
Zonguldak ve Kilimli’nin tanınmış ailelerinden Aygün ailesi, bu kez mutluluk dolu bir günde bir araya geldi.
Ailenin sevilen isimlerinden, merhum Mustafa Aygün’ün yeğeni Atilla Aygün’ün oğlu Ogün Aygün, Yeşim Nur Aktürk ile hayatını birleştirdi.
Gerçekleştirilen nikâh merasimine Aygün ve Aktürk ailelerinin yakınları, dostları ve sevenleri yoğun katılım gösterdi. Genç çiftin bu özel günü, ailelerin ve davetlilerin mutluluğuyla adeta bir bayram havasında geçti.
Nikâh töreninde Aygün ailesinin büyükleri de genç çifti yalnız bırakmadı.
Ailenin büyüklerinden Türk Hava Kurumu Başkanı Nihat Aygün törene katılarak genç çiftin mutluluğuna ortak oldu.
Merhum Mustafa Aygün’ün oğulları İsmail Aygün ve Ali Aygün de kuzenleri Ogün Aygün’ü bu anlamlı gününde yalnız bırakmayarak mutluluğuna ortak oldular.
Ogün Aygün’ün annesi Huriye Aygün ve babası Atilla Aygün ile Yeşim Nur Aktürk’ün annesi Azime Aktürk ve babası Erol Aktürk, nikâh törenine gelen davetlileri karşılayarak bu özel günde yanlarında olan tüm dost ve akrabalarına teşekkür etti.
Aileler, genç çiftin mutluluğuna ortak olan herkese teşekkürlerini iletirken, tören boyunca yaşanan samimi ve sıcak görüntüler dikkat çekti.
Biz de Kilimli Haber ailesi olarak, hayatlarını birleştiren Ogün Aygün ve Yeşim Nur Aktürk’e bir ömür boyu mutluluk, sağlık ve huzur diliyoruz.
Aygün ve Aktürk ailelerini tebrik ediyor, genç çiftin mutluluğunun bir ömür boyu sürmesini temenni ediyoruz.

Kilimli’de “ekmeğimi kazanıyorum” diyen vatandaşa belediye baskısı mı? Kamil Altun hakkında gündeme bomba gibi düşecek iddialar!
Kilimli’de belediye yönetimiyle ilgili tartışmaların ardı arkası kesilmiyor. Son olarak, kendi ekmeğini kazanmak için küçük kamyonuyla hafriyat dökümü yaptığı öne sürülen bir vatandaş üzerinden yaşandığı iddia edilen olay, ilçede yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.
Edinilen iddialara göre olay, vatandaşın küçük kamyonuyla hafriyat dökümü yapmasının ardından başladı. İddiaya göre Kilimli Belediye Başkanı Kamil Altun, belediye zabıta ekiplerini şahsın peşine gönderdi.
Ancak olayın asıl dikkat çeken bölümü bundan sonra yaşandı.
Hafriyat dökümü konusunda Belediye Meclis Üyesi Bekir Aydın ile görüşüldüğü ve kendisinden izin alındığı yönünde iddialar bulunmasına rağmen, vatandaşın zabıta ekipleriyle karşı karşıya kaldığı öne sürüldü.
İddialara göre vatandaş daha sonra Köprübaşı mevkiinde aracına doğru giderken Belediye Başkanı Kamil Altun ile karşılaştı.
Burada Altun ile vatandaş arasında sert bir tartışma yaşandığı, Başkan Altun’un şahsa yönelik ağır ve hakaret içerdiği öne sürülen sözler sarf ettiği iddia edildi.
Yaşanan gerginliğin ardından olayın daha da büyüdüğü ve sonrasında vatandaşın evine emniyet ekiplerinin gönderildiği yönündeki iddialar ise ilçede büyük tepki çekti.
Bir belediye başkanının görevi vatandaşla kavga etmek değil, vatandaşın yanında olmaktır.
Belediye başkanı siyasi kimliğini bir kenara bırakıp her vatandaşın belediye başkanı olmak zorundadır.
Çünkü belediye başkanı, yalnızca kendisine oy verenlerin değil; kendisine oy vermeyenlerin, eleştirenlerin, farklı düşünenlerin ve hatta siyasi rakiplerinin de belediye başkanıdır.
Peki Kilimli’de durum gerçekten böyle mi?
Son yaşanan iddialar, bu soruyu yeniden gündeme getiriyor.
Kilimli’de daha önce de Belediye Başkanı Kamil Altun’un kendisini desteklemeyen bazı vatandaşlarla ilgili baskıcı tavırlar sergilediği yönünde iddialar gündeme gelmişti.
Şimdi ise yeni bir olay daha ortaya atılıyor.
Eğer bu iddialar doğruysa, ortaya son derece vahim bir tablo çıkar:
Vatandaş kendi ekmeğini kazanmak isterken karşısında belediye başkanını mı bulacak?
Bir ilçede gençlerin iş bulamadığı, ekonomik sıkıntıların her geçen gün arttığı bir ortamda, kendi imkânlarıyla ekmek parası kazanmaya çalışan insanlara destek olunması gerekirken üzerlerine gidildiği iddiaları kabul edilemez.
Kilimli halkının artık cevap beklediği soru çok açık:
Belediye yönetimi vatandaşla mı uğraşacak, yoksa vatandaşın sorunlarıyla mı?
Bir belediye başkanı eleştiriye tahammül edemiyorsa, kendisine oy vermeyen vatandaşları karşısına alıyorsa ve siyasi hesaplaşmaların belediye yönetimine yansıdığı izlenimini oluşturuyorsa, burada ciddi bir yönetim problemi var demektir.
Kilimli halkı artık kavga değil hizmet istiyor.
Kin değil adalet, baskı değil özgürlük, hesaplaşma değil hizmet bekliyor.
Kamil Altun’un AK Parti çatısı altında belediye başkanlığı yaptığı düşünüldüğünde, ortaya atılan bu iddialar yalnızca Kilimli’yi değil, partisinin yerel yönetim anlayışını da ilgilendiriyor.
Eğer bir belediye başkanı vatandaşlarla yaşadığı sorunlarla gündeme geliyorsa, burada siyasi parti yönetimlerinin de sorumluluk alması gerekir.
Çünkü belediye başkanlığı kişisel güç gösterisi yapma makamı değildir.
Belediye başkanı, ilçenin emanet edildiği kişidir.
Kilimli halkı da kimsenin şahsi egosunun, siyasi hesabının veya kişisel öfkesinin hedefi olmak zorunda değildir.
Kilimli’de artık şu soruların cevabı bekleniyor:
Hafriyat dökümü için gerçekten izin alındı mı?
Belediye ekipleri vatandaşı neden takip etti?
Köprübaşı mevkiinde Başkan Kamil Altun ile vatandaş arasında ne yaşandı?
Vatandaşın evine emniyet ekiplerinin gönderildiği iddiasının gerekçesi neydi?
Belediye Başkanı vatandaşa yönelik hakaret içerikli sözler sarf etti mi?
Ve en önemlisi:
Bir vatandaş kendi ekmeğini kazanmak isterken neden belediyenin karşısında buluyor kendisini?
Kilimli artık bu soruların cevabını bekliyor.
Çünkü belediye başkanlığı makamı, vatandaşı susturma ve sindirme makamı değil; vatandaşa hizmet etme makamıdır.
İddialar doğruysa, Sayın Kamil Altun’un artık kendisine şu soruyu sormasının zamanı gelmiştir:
“Ben Kilimli’nin belediye başkanı mıyım, yoksa yalnızca beni destekleyenlerin mi?”

Belediye başkanlığı mı, alem hayatı mı? Zonguldak’ta bir AK Partili belediye başkanı hakkında gündeme bomba gibi düşen iddialar…
Zonguldak’ta AK Parti çatısı altında görev yapan bir belediye başkanı hakkında son günlerde dikkat çeken iddialar gündeme geliyor.
İddialara göre başkanın özellikle farklı şehirlerde gerçekleştirdiği özel buluşmalar ve eğlence hayatı, siyasi çevrelerde konuşulmaya başlandı.
İhbar hattımıza ulaştırılan son görüntülerde ise söz konusu belediye başkanının, bir aile dostunun nişan merasiminde rakı masasında eğlendigi görülmektedir.
ZONGULDAK YETMEDİ, ÇEVRE İLLERİ Mİ DOLAŞIYOR?
Gelen iddialarda belediye başkanının Zonguldak dışında Bartın, Düzce, Bolu ve Ankara’da çeşitli illlerde de özel eğlencelere katıldığı öne sürülüyor.
Ancak burada asıl tartışılması gereken nokta, bir belediye başkanının özel hayatında ne yaptığı değil; kamuoyuna karşı sergilediği siyasi kimliği ile özel yaşamına ilişkin ortaya atılan iddialar arasında bir çelişki bulunup bulunmadığıdır.
Çünkü seçmen açısından mesele yalnızca bir rakı masası değildir.
Mesele, kamu görevini yürüten bir siyasetçinin toplum karşısındaki tutumu, temsil ettiği siyasi anlayış ve hakkında ortaya atılan iddialara vereceği cevaptır.
“MİLLETVEKİLİ OLMAK İSTEDİ, ONAY ÇIKMADI” İDDİASI
Başkan hakkında ortaya atılan bir başka iddia ise siyasi geleceğiyle ilgili.
İddiaya göre söz konusu belediye başkanı, genel seçimlerde milletvekili adaylığı için bir çok üst düzey yönetici ile görüştügü hatta yalvardıgı yönünde. Ancak parti üst yönetiminden beklediği desteği alamayınca rahatsızlık yaşadı.
Daha da dikkat çekici olan ise yerel seçimlerde yeniden aday gösterilmeyeceğine ilişkin bazı siyasi işaretler aldığı yönündeki iddialar.
Bu iddiaların doğru olması halinde, belediye başkanının görevinden ayrılarak milletvekili aday adayı olma kararının yalnızca siyasi bir tercih mi, yoksa “yeniden aday gösterilmeyeceğini anlayınca çıkış yolu aramak” mı olduğu sorusu gündeme geliyor.
ŞİMDİ GÖZLER BAŞKANINDA
Milletvekili adaylığı ve yeniden belediye başkanlığı adaylığı konusunda parti yönetimiyle yaşandığı öne sürülen sorunların gerçeklik payı nedir?
Kamu görevi yapan herkes gibi, bu iddiaların muhatabı olan belediye başkanının da cevap hakkı bulunmaktadır.
Ancak cevap verilmediği sürece soru işaretleri büyümeye devam edecek.
Çünkü siyaset sadece kürsüde verilen mesajlardan ibaret değildir.
Kamuoyunun gözü önündeki siyasetçinin attığı her adım, özellikle de hakkında ciddi iddialar ortaya atıldığında, doğal olarak sorgulanır.
Zonguldak şimdi aynı soruyu soruyor:
“Bu rakı masası sadece bir masa mı, yoksa siyasi geleceği sarsacak daha büyük bir hikâyenin başlangıcı mı?”
NOT: Başkanın rakı masasındki fotoğrafı elimizde mevcuttur. Kendisi daha fazla rencide etmemek için yayınlamıyoruz.
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Zonguldak İl Başkanlığı, 12 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirilecek 15. Olağan İl Kongresi için hazırlıklarını yoğun şekilde sürdürüyor.
MHP Zonguldak teşkilatında kongre heyecanı her geçen gün artarken, Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin tensipleriyle Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Prof. Dr. İlyas Topsakal’ın kongrede Divan Başkanlığı görevine getirilmesi, Zonguldak teşkilatında memnuniyetle karşılandı.
MHP Zonguldak İl Başkanlığı, bu görevlendirmenin teşkilata ve Zonguldak’taki çalışmalara duyulan güvenin önemli bir göstergesi olduğunu vurguladı.
İl Başkanlığından yapılan açıklamada, 15. Olağan İl Kongresi’nin yalnızca bir yönetim değişikliği veya bayrak teslimi olarak görülmediği belirtilerek, kongrelerin teşkilatın birlik ve beraberliğini daha da güçlendiren önemli dönüm noktaları olduğu ifade edildi.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Milliyetçi Hareket Partisi Zonguldak İl Başkanlığı olarak, 12 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştireceğimiz 15. Olağan İl Kongremizin hazırlıklarını büyük bir heyecan, kararlılık ve sorumluluk anlayışıyla sürdürüyoruz.
Kongremize gösterilen ilgi ve verilen önemin en anlamlı göstergelerinden biri olarak, Sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli Beyefendi’nin tensipleriyle Genel Başkan Yardımcımız ve Samsun Milletvekilimiz Sayın Prof. Dr. İlyas Topsakal, İl Kongremizin Divan Başkanlığına görevlendirilmiştir.”
MHP Zonguldak İl Başkanlığı, kongre öncesinde ilçe teşkilatları, Ülkü Ocakları, sendikalar ve TÜRKAV yöneticileriyle koordinasyon ve istişare toplantıları gerçekleştirecek.
Kongrenin yüksek katılımla, birlik ve beraberlik içerisinde gerçekleştirilmesi için çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceği belirtilirken, Zonguldak teşkilatının 12 Eylül’de güçlü bir birlik mesajı vermeye hazırlandığı ifade edildi.
Açıklamanın devamında ise dikkat çeken şu mesajlara yer verildi:
“Bizim için kongreler yalnızca bir bayrak değişimi değil; davamızı daha ileriye taşımanın, birlik ve beraberliğimizi güçlendirmenin ve Zonguldak’ta Milliyetçi Hareket Partisi’nin hizmet yürüyüşünü daha da büyütmenin güçlü bir irade beyanıdır.
12 Eylül’de Zonguldak’ta; ülkümüz, davamız, teşkilatımız ve geleceğimiz için hep birlikte omuz omuza olacağız.”
MHP Zonguldak teşkilatının 15. Olağan İl Kongresi, 12 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirilecek. Kongrenin, hem Zonguldak siyasetinde hem de MHP teşkilatlarında önemli bir buluşmaya sahne olması bekleniyor.

Kilimli’nin 202 Evler Mahallesi’nde vatandaşların yaşadığı iddia edilen sorunlar artık tepki sınırını aşmış durumda.
Daha önce de gündeme getirdiğimiz 202 Evler’deki temizlik, bakım ve çevre düzenlemesi sorunlarının halen devam ettiği yönündeki şikâyetler, mahalle sakinlerinin tepkisini büyütüyor.
Vatandaşların iddiasına göre mahallede bazı kaldırımlar ot ve dikenlerden geçilemez hale gelirken, bazı noktalarda çöplerin biriktiği, özellikle durak çevrelerinin ise vatandaşların tepkisini çekecek görüntülere sahne olduğu belirtiliyor.
202 Evler’de yaşayan vatandaşların isyanı aslında tek bir soruda toplanıyor:
“Burası Kilimli değil mi? Biz de Kilimli’de yaşamıyor muyuz?”
Vatandaşlar, belediyenin hizmetlerinden eşit şekilde yararlanmak istediklerini belirterek, “Neden bizim mahallemiz bu halde?” diye soruyor.
Özellikle dolmuş bekleyen vatandaşların, çöp ve bakımsızlık nedeniyle kötü durumda olduğu ifade edilen duraklarda beklemek zorunda kaldıkları yönündeki şikâyetler dikkat çekiyor.
Mahallede bazı kaldırımların otlar ve dikenlerle kaplandığı, yürüyüş alanlarının daraldığı ve yer yer kaldırımların adeta görünmez hale geldiği vatandaşlar tarafından dile getiriliyor.
Burada sorulması gereken çok basit:
Kilimli Belediyesi’nin temizlik ekipleri bu mahalleye ne zaman uğrayacak?
Daha da önemlisi:
Belediyede temizlik personeli bulunmasına rağmen 202 Evler neden bu görüntüleri yaşıyor?
Kilimli Belediye Başkanı Kamil Altun’a açık çağrımızdır:
Makam aracından inin, 202 Evler Mahallesi’ne çıkın.
İl başkanları, ilçe başkanları, belediye meclis üyeleri ve belediye yöneticileri de gelsin.
202 Evler’deki durakları görsünler.
Alt sokakları görsünler.
Kaldırımları görsünler.
Çöp ve otlarla ilgili vatandaşların şikâyetlerini yerinde dinlesinler.
Çünkü belediye hizmeti sadece belirli bölgelerden ibaret değildir.
Kilimli’nin her mahallesi Kilimli’dir.

Bugün vatandaşın kapısını çalmayan, sorunlarını görmeyen bir belediye yönetimi, yarın sandık kurulduğunda aynı vatandaşın karşısına nasıl çıkacak?
Seçim döneminde mahalle mahalle gezip oy istemek kolay.
Asıl mesele, seçim olmayan zamanda vatandaşın yanında olabilmek.
Vatandaşın vergisiyle hizmet üreten bir belediyeden beklenen; lüks makamlar, gösterişli açıklamalar değil, temiz sokak, düzgün kaldırım, temiz durak ve yaşanabilir bir mahalledir.
Kilimli Belediyesi yönetiminin cevaplaması gereken sorular artık ortada:
202 Evler neden bu durumda?
Mahallenin temizlik ve bakım çalışmaları neden yeterli değil?
Durakların temizliği ve çevre düzenlemesi neden aksıyor?
Kaldırımlar neden ot ve dikenlerin içerisinde?
Belediye yönetimi bu görüntüleri ne zaman düzeltecek?
Ve en önemlisi:

Kilimli Haber olarak bir kez daha söylüyoruz:
202 Evler’de yaşayan vatandaş ikinci sınıf vatandaş değildir.
Onların da temiz bir mahallede yaşama, düzgün kaldırımları kullanma ve insanca hizmet alma hakkı vardır.
Şimdi gözler Kilimli Belediyesi’nde.
Başkan Kamil Altun ve ilgili müdürlükler bu görüntülere daha ne kadar sessiz kalacak?
Vatandaş cevap bekliyor.
