20 Eylül 2026 Pazar
Kilimli’ye seyir halinde olan otomobil, tüneller mevkiinde kontrolden çıkarak takla attı. Kazada araçta bulunan 1 erkek ve 1 kız olmak üzere 2 genç yaralandı. Yaralıların sağlık durumlarının ciddiyetini koruduğu öğrenildi.
Kilimli yolu tüneller mevkiinde meydana gelen trafik kazasında iki genç yaralandı. Edinilen bilgilere göre, Kilimli istikametine seyir halinde olan otomobil, aşırı hız iddiası nedeniyle sürücüsünün kontrolünden çıkarak takla attı.
Kazanın şiddetiyle araçta bulunan 1 erkek ve 1 kız genç yaralandı. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine 112 Acil Sağlık ekipleri sevk edildi.
Sağlık ekipleri tarafından olay yerinde ilk müdahaleleri yapılan iki genç, ambulanslarla Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.
Yaralıların durumlarının ciddiyetini koruduğu öğrenilirken, kazayla ilgili inceleme başlatıldı.
Yeni Parti Kilimli İlçe Başkanı Erdinç Kargidan’ın sosyal medya hesabından yaptığı duyuru, parti teşkilatının yapılanmasıyla ilgili yeni bir tartışmayı gündeme taşıdı.
Kargidan’ın paylaşımına göre Yeni Parti’nin Kilimli’deki üye katılımı ve rozet takma programı, 21 Eylül Pazartesi günü saat 15.00’te Kilimli Halk Evi’nde gerçekleştirilecek. Programın ardından saat 17.00’de ise Yeni Parti Kilimli İlçe Başkanlığı’nda bir program yapılacağı duyuruldu.
Ancak asıl dikkat çeken nokta, rozet takma töreninin neden parti binasında yapılmadığı oldu.
Kilimli’de Yeni Parti adına ilçe başkanlığı olarak kullanılacağı belirtilen bir iş yerinin tutulduğu ve dış cephesinde tabela/kaplama çalışması yapıldığı bilinirken, kamuoyunun aklındaki soru şu:
Yeni üyelerin katılımı ve milletvekillerinin iştirakiyle gerçekleştirilecek bir rozet töreni için parti binası neden tercih edilmedi?
Yeni Parti’nin il ve milletvekili düzeyindeki yöneticilerinin Kilimli’ye geleceği bir organizasyonda, teşkilatın kendi merkezinin kullanılmaması çeşitli soruları beraberinde getiriyor.
Parti binasının henüz organizasyona hazır olmadığı mı düşünülüyor?
İç düzenleme ve teşkilatlanma çalışmaları tamamlanmadı mı?
Yoksa parti yönetimi, böylesine önemli bir programı kendi binasında gerçekleştirmek yerine başka bir mekânı mı tercih etti?
Kargidan’ın duyurusunda Muğla Milletvekili Süreyya Öneş Derici, Sakarya Milletvekili Ayça Taşkent, Zonguldak İl Başkanı ve il yöneticilerinin programa katılacağı belirtiliyor.
Bu kadar üst düzey katılımın olduğu bir programda, ilçe teşkilatının fiziki şartları da doğal olarak kamuoyunun dikkatine geliyor.
Buradaki mesele yalnızca “Rozet töreni nerede yapılacak?” sorusu değil.
Asıl mesele, Yeni Parti Kilimli İlçe Teşkilatı’nın kurumsal olarak ne kadar hazır olduğu sorusu.
Kamuoyunda, ilçe başkanlığının teşkilat binasını etkin kullanıp kullanamadığı ve ilçede kalıcı bir siyasi organizasyon yapısı oluşturup oluşturamadığı tartışılmaya başlandı.
Yeni Parti Kilimli İlçe Başkanı Erdinç Kargidan’ın kamuoyunu aydınlatması beklenen bazı sorular şöyle:
Bir siyasi parti teşkilatının gücü yalnızca tabelasıyla değil; organizasyonu, teşkilat yapısı, üyeleri ve halka açık çalışma düzeniyle ölçülür.
Kargidan’ın önündeki mesele de tam olarak burada düğümleniyor.
Kilimli’de yeni bir siyasi yapılanma iddiasıyla yola çıkan Yeni Parti İlçe Teşkilatı, artık kamuoyuna yalnızca davet metinleriyle değil, kurumsal yapısıyla da cevap vermek durumunda.
Rozet töreninin Halk Evi’nde yapılacak olması tek başına bir başarısızlık göstergesi olmayabilir. Ancak parti binasının neden kullanılmadığına ilişkin soruların cevapsız bırakılması halinde, Kargidan’ın teşkilat yönetimi ve organizasyon kapasitesi üzerindeki tartışmaların büyümesi kaçınılmaz görünüyor.
Şimdi gözler Erdinç Kargidan’da:
Yeni Parti Kilimli İlçe Teşkilatı gerçekten hazır mı, yoksa sadece tabelası mı hazır?
KİLİMLİ HABER
Soruyoruz, gündeme getiriyoruz, cevabını bekliyoruz.
Kendi gölgesinden korkan biri çıkmış,
Kilimli’de korku imparatorluğu kurmaya çalışıyor.
Daha düne kadar sokağa çıkmaya korkan sen,
şimdi bir şeyler eline aldın diye kendini nimetten mi sayıyorsun?
O koltuktan kalkacaksın, emin ol.
Gölgenden korkuyorsun artık.
“Aman birileri karşıma çıkmasın, koltuğu kaybetmeyeyim”
diye 50 tane fırıldak çeviriyorsun.
O kadar çok korkuyorsun ki
karşına aday çıkmasınlar diye
siyasi yasak aldırmaya bile çalışıyorsun.
Ama unutma…
Seni kibir ve ego abidesi,
kasıntı hâlinle o koltuğa getirenler,
seni oradan indirmeyi de bilecekler.
Sadece yandaşlarını zenginleştiren,
gizli ortakları ile ilçeyi parsel parsel ele geçirmeye çalışanlar…
Ancak unutma; yediğin hurmalar, gelir bir gün tırmalar.
ŞALVARCIOĞLU KORKUSU
Mesut Şalvarcıoğlu, ilk girdiği seçimde kıl payı seçimi kaybetti.
Ardından Şalvarcıoğlu’nu destekleyenlerin
ekmekleriyle oynamaya kalktın.
Yetmedi, üzerlerine gittin.
Yetmedi, boy gösterisi yaptın.
Ama senin bu ufak tefek kaçamaklarına artık kimse gelmiyor.
Sen istediğin kadar oyun kur,
Şalvarcıoğlu bu oyunları bozuyor.
“Korkunun ecele faydası yok”muş.
O koltuktan inmenin de zamanı yaklaşıyor.
Hatta aday olmayacağını bildiğin için
kaçmanın yollarını arıyorsun.
Kalkmış bir de milletvekili olmak için yırtınıyorsun.
Çok komiksin!
Makamdan güç alan değil, makamda hizmet edenler gelecektir.
Kimseden korkumuz yoktu, olmadı, olmayacak.
Bildiğim her doğruyu yazmaya devam edeceğim.
Kilimli sahilindeki balıkçı barınakları yıkıldı… Peki şimdi o alanlarda ve limanın içerisindeki konteynerlerde neler yaşanıyor? Kilimli’de uzun süredir konuşulan ancak yüksek sesle dile getirilemeyen iddialar bir kez daha gündemde.
Kilimli sahilinde yıllardır balıkçıların kullandığı barınakların belediye ekiplerince yıkılmasının ardından gözler şimdi Kilimli Limanı’na ve liman içerisindeki bazı yapılara çevrildi.
Kilimli’de vatandaşların ve balıkçıların yıllardır konuştuğu öne sürülen bazı uygulamalarla ilgili ciddi soru işaretleri bulunuyor.
Asıl soru ise şu:
Balıkçılar için ayrılan alanlarda kim, ne kadar söz sahibi?
Limanın orta kapısının yanında bulunan ve üzerinde “Su Ürünleri 1” ve “Su Ürünleri 2” şeklinde ibareler bulunduğu belirtilen konteynerlerle ilgili de kamuoyunda çeşitli iddialar dolaşıyor.
İddialara göre bu konteynerlerden biri Adnan Velioğlu ile bağlantılı şekilde kullanılıyor.
Kamuoyunun merak ettiği soru çok açık:
Bu konteynerlerin hukuki statüsü nedir? Kime tahsis edilmiştir? Kim kullanmaktadır? Elektrik ve su giderleri kim tarafından karşılanmaktadır? İçeride hangi faaliyet yürütülmektedir?
Eğer bu alanlar gerçekten kamuya ve balıkçılık faaliyetlerine tahsis edilmişse, kullanım hakkının kimde olduğu ve hangi mevzuata göre kullanıldığı açıklanmalıdır.
Çünkü söz konusu alan, sıradan bir özel mülk değil.
Zonguldak İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün 2021 tarihli ilanında Kilimli’deki 92 bin 135 metrekarelik alan açıkça “Balıkçı Barınağı” olarak tanımlanmış ve devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazlardan olduğu belirtilmişti.
Bir başka iddia ise balıkçılar için oluşturulan bazı sosyal ve barınma alanlarının kullanım şekliyle ilgili.
Kamuoyunda, balıkçılar için yapılan misafirhane niteliğindeki yapının yaklaşık bir buçuk yıldır Belediye Başkanı Kamil Altun ve ailesi tarafından kullanıldığı yönünde iddialar bulunuyor.
Bu iddia doğruysa sorulması gereken soru basit:
Balıkçılar için yapılan bir yapı, hangi mevzuata dayanılarak bir belediye başkanı ve ailesinin uzun süreli kullanımına açılmıştır?
Kim tahsis etti?
Hangi karar alındı?
Kira veya kullanım bedeli var mı?
Elektrik, su, ısınma ve diğer giderleri kim ödüyor?
Bunların tamamı kamuoyuna açıklanmalıdır.
Çünkü balıkçı için yapılan bir yapı, kişisel konaklama alanına dönüşmüşse, burada artık yalnızca bir kullanım tartışması değil, kamu kaynağının ve kamuya tahsis edilmiş alanların nasıl kullanıldığı sorusu ortaya çıkar.
Kilimli’de bazı balıkçıların, liman içerisindeki kimi alanlara erişim ve kullanım konusunda baskı gördüklerini ileri sürdükleri de iddialar arasında.
Bazı vatandaşların ise limanın belirli bölümlerinde balık tutmalarına dahi izin verilmediğini öne sürdüğü belirtiliyor.
Bu iddialar doğruysa, kamuya açık olması gereken bir alanın fiilen “özel mülk gibi” kullanılıp kullanılmadığı mutlaka araştırılmalıdır.
Kimse kamuya ait bir alanın kapısında “Buraya şu girer, bu giremez” diyebilecek sınırsız bir yetkiye sahip olmamalıdır.
Varsa böyle bir yetkinin dayanağı açıklanmalıdır.
Bir başka dikkat çeken iddia ise liman içerisinde sürekli bulunduğu öne sürülen büyük bir duba ve üç gemi ile ilgili.
Bunların hangi izinle, hangi süreyle ve hangi statüde limanda bulunduğu da kamuoyunun bilmek istediği konular arasında.
Balıkçı barınaklarının kullanımına ilişkin mevzuatta barınakların temel amacı balıkçı gemilerinin barınması ve balıkçılık faaliyetlerinin yürütülmesidir. Yönetmelik ayrıca balıkçı barınaklarının Bakanlığın olumlu görüşü alınmadan başka amaçlarla kullanılamayacağını düzenliyor.
O halde soruyoruz:
Bu duba ve gemiler hangi izinle orada?
Kim kullanıyor?
Ne kadar süredir oradalar?
Herhangi bir ücret ödeniyor mu?
Kilimli’de vatandaşların ve bazı balıkçıların bu konular hakkında konuşmaktan çekindiği yönündeki iddialar ise meselenin en düşündürücü tarafı.
Eğer gerçekten insanlar tepki göstermekten veya haklarını dile getirmekten çekiniyorsa, bunun nedeni nedir?
Kilimli Limanı kimin?
Balıkçı Barınağı kimin için?
Konteynerlerin kullanım hakkı kimin?
Misafirhane kimin kullanımında?
Liman içerisindeki gemi ve dubaların izinleri var mı?
Ve en önemlisi:
Kilimli Belediyesi’nin resmi internet sitesinde de “Balıkçı Barınakları Projesi” belediyenin projeleri arasında yer alıyor.
2023 yılında ise Kilimli Belediyesi’nin başvuru sahibi olduğu projeyle limana ağ bakım alanı, barınma merkezi ve idari bina yapılması planlandığı resmi olarak açıklanmıştı. Projede Kilimli Su Ürünleri Kooperatifi de ortak olarak gösterilmişti.
Dolayısıyla bugün ortaya atılan iddiaların cevabı dedikodu ile değil, belgeyle verilmelidir.
1. Balıkçı barınaklarının yıkımı hangi karar ve hangi gerekçeyle gerçekleştirildi?
2. Yıkılan alanların bugünkü kullanım amacı nedir?
3. “Su Ürünleri 1” ve “Su Ürünleri 2” yazılı konteynerler kime tahsis edilmiştir?
4. Bu konteynerlerin elektrik, su ve diğer giderlerini kim karşılamaktadır?
5. Balıkçılar için yapılan misafirhane şu anda kim veya kimler tarafından kullanılmaktadır?
6. Belediye Başkanı Kamil Altun veya ailesinin bu yapıyı kullandığı iddiası doğru mudur?
7. Limandaki duba ve üç geminin bağlama/kullanım izinleri var mıdır?
8. Limanın hangi bölümlerinde kimlerin kullanım hakkı bulunmaktadır?
9. Balıkçıların ve vatandaşların limanın bazı bölümlerine girişinin engellendiği iddiasının hukuki dayanağı nedir?
10. Liman ve barınak içerisindeki tüm tahsis, kira, kullanım ve gider kayıtları kamuoyuna açıklanacak mıdır?
Kilimli halkının ve özellikle geçimini denizden sağlayan balıkçıların hakkı olan alanların kimsenin şahsi kullanım alanına dönüşüp dönüşmediği artık açıkça ortaya konulmalıdır.
Çünkü burası bir kişinin yazlığı, özel işletmesi veya şahsi mülkü değil.
Burası KİLİMLİ LİMANI.
Ve kamuoyunun cevabını beklediği soru tek:
Kilimli Belediye Başkanı Kamil Altun’un 19 Eylül Gaziler Günü’nde Trabzon’da Galatasaray-Trabzonspor karşılaşmasını tribünden takip etmesi, Kilimli’de tartışma yarattı.
19 Eylül, Türkiye’de vatan uğruna mücadele eden gazilerin onurlandırıldığı özel bir gün. Aynı gün Trabzon’da Süper Lig’in 6. haftasında Trabzonspor ile Galatasaray karşı karşıya geldi. Karşılaşmayı Trabzonspor 4-0 kazandı.
Altun ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda “Şampiyon görelim” ifadeleriyle Galatasaray sevgisini ortaya koydu.
Ancak Kilimli’de asıl konuşulan konu maçın sonucu değil.
Bir belediye başkanının özel hayatında futbol maçı izlemesi elbette tartışılabilir bir konu değildir. Ancak mesele, 19 Eylül gibi sembolik anlamı son derece yüksek bir günde kamu görevi ile kişisel tercih arasındaki öncelik tartışmasına dönüşüyor.
Kilimli’de şu soru soruluyor:
Gaziler Günü’nde ilçedeki gazilerin yanında olması beklenen belediye başkanı neden Trabzon’da maç izlemeyi tercih etti?
Üstelik bu tercih, sosyal medya paylaşımıyla kamuoyunun gözleri önüne serildi.
Kilimli’de vatandaşların görmek istediği şeyin yalnızca makam koltuğunda oturan bir belediye başkanı değil, özel günlerde ilçesinin insanlarının yanında duran bir başkan olduğu belirtiliyor.
Altun’un Galatasaray sevgisi kamuoyu tarafından zaten biliniyor.
Ancak “Şampiyon görelim” diyerek maç heyecanını paylaşan bir belediye başkanının, aynı gün Gaziler Günü dolayısıyla gazilere yönelik herhangi bir programda yer alıp almadığı sorusu da kamuoyunun önüne geliyor.
Çünkü mesele Galatasaraylı olmak değil.
Mesele, makamın sorumluluğu ile kişisel tercihin aynı güne denk gelmesi.
Bugün Türkiye’nin dört bir yanında gaziler için törenler, ziyaretler ve anma programları düzenlenirken, belediye başkanlarının bu günlerde gazilerin yanında olması kamu görevine ilişkin doğal bir beklenti olarak görülüyor. Trabzon’da dahi Gaziler Günü kapsamında gazilere yönelik ziyaretler ve etkinlikler gerçekleştirildi.
Başkan Altun için 19 Eylül’de öncelik gaziler miydi, yoksa Trabzon’daki Galatasaray maçı mı?
Üstelik Galatasaray sevgisini göstermek için yapılan paylaşım, maçın Trabzonspor’un 4-0’lık galibiyetiyle sonuçlanmasının ardından ayrı bir ironiyi de beraberinde getirdi.
Galatasaray aşkı sahada 4-0’lık darbeyle karşılaşırken, Kilimli’de başka bir skor tartışılıyor:
Vatandaşın gönlünde kamu görevi mi önde, kişisel keyif mi?
Kamil Altun’un, 19 Eylül Gaziler Günü’nde Kilimli’deki resmi programlara katılıp katılmadığı, gazilerle herhangi bir buluşma gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve Trabzon’daki maç programının belediye başkanlığı görevleriyle nasıl bağdaştığı konusunda kamuoyuna açıklama yapması bekleniyor.
Çünkü belediye başkanlığı yalnızca makam, protokol ve sosyal medya paylaşımlarından ibaret değil.
Bazen bir makamın gerçek sınavı, tribünde değil; gazinin yanında durup durmadığınız yerde verilir.
Kilimli şimdi bu sorunun cevabını bekliyor:
Gaziler mi, maç mı?


Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.