27 Eylül 2026 Pazar
AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan’ın, Zonguldak Belediyesi ve Belediye Başkanı Tahsin Erdem’e yönelik sert eleştirilerini kamuoyunun dikkatine sunması elbette siyasetin doğal bir parçası.
Nitekim Çağlayan son açıklamalarında Zonguldak Belediyesi’ni; hizmet anlayışı, sel ve afet sürecindeki çalışmaları, Pembe Köşk’ün kullanım şekli ve belediyenin bazı uygulamaları üzerinden eleştirdi.
Buraya kadar sorun yok.
Hatta Zonguldak’ın yaşadığı sorunların gündeme getirilmesini, vatandaşın yaşadığı sıkıntıların yüksek sesle dile getirilmesini biz de destekliyoruz.
Ancak asıl mesele bundan sonra başlıyor.
Sayın Çağlayan…
Muhalefet belediyesini eleştirmek elbette sizin en doğal siyasi hakkınız.
Ancak AK Parti Zonguldak İl Başkanı olarak sizin göreviniz yalnızca karşı siyasi partinin belediyelerini denetlemek, eleştirmek ve kamuoyu önünde hesap sormak olmamalı.
Aynı hassasiyeti kendi partinizin belediyelerine karşı da göstermeniz gerekmiyor mu?
Bugün Zonguldak’ta AK Parti yönetimindeki belediyelerle ilgili de vatandaşların, gazetecilerin ve kamuoyunun gündeme getirdiği çok sayıda sorun, eleştiri ve iddia bulunuyor.
Peki Sayın Çağlayan;
Bu konuların hangisini enine boyuna araştırdınız?
Hangisi hakkında belediye başkanlarından kamuoyu önünde hesap sordunuz?
Hangi iddianın üzerine giderek, “Bu konu nedir?” diye sordunuz?
Ve daha da önemlisi…
Kendi belediyelerinizle ilgili gündeme gelen tartışmalar konusunda kamuoyuna kaç kez açık ve net bir açıklama yaptınız?
İşte asıl soru burada.
Siyaset yalnızca karşı tarafa hesap sormak değildir.
Eğer gerçekten “temiz siyaset”, “şeffaf yönetim” ve “milletin hakkını savunmak” gibi bir anlayıştan söz ediyorsak, bunun adresi parti ayrımı gözetmeksizin aynı olmalıdır.
Bir belediyede yanlış varsa yanlıştır.
Bir belediye başkanı hakkında ciddi bir iddia varsa araştırılmalıdır.
Bir uygulama kamu vicdanında soru işareti oluşturuyorsa açıklığa kavuşturulmalıdır.
Bunun AK Parti belediyesi olması da CHP belediyesi olması da gerçeği değiştirmemelidir.
Çünkü vatandaş parti rozetine değil, yapılan işe bakar.
Burada Sayın Çağlayan’a açıkça sormak gerekiyor:
Kendi partinizin belediye başkanları hakkında kamuoyuna yansıyan tartışmalarda neden aynı sertlikte konuşmuyorsunuz?
Partinizin belediye başkanları hakkında ortaya atılan iddiaların üzerine neden aynı kararlılıkla gitmiyorsunuz?
Sizin göreviniz yalnızca AK Parti dışındaki belediyelerin eksiklerini göstermek midir?
Yoksa gerektiğinde kendi belediye başkanlarınıza da “Durun, burada yanlış yapıyorsunuz” diyebilmek midir?
Çünkü siyasetçinin gerçek sınavı, karşısındakini eleştirmek değil;
kendi tarafındaki yanlışa da karşı çıkabilmesidir.
Kamuoyunda son dönemde AK Parti belediyeleriyle ilgili de çeşitli eleştiri ve iddialar konuşuluyor.
Bunların tamamının doğru olduğunu söylemek elbette mümkün değil.
Ancak gazeteciliğin ve siyasetin görevi de zaten iddiaları görmezden gelmek değil, gerektiğinde araştırılmasını ve cevaplandırılmasını sağlamaktır.
Sayın Çağlayan’ın Zonguldak Belediyesi hakkında gösterdiği hassasiyetin aynısını kendi partisinin belediyelerinde de göstermesi, kamuoyu açısından çok daha anlamlı olacaktır.
Çünkü aksi durumda vatandaşın aklına ister istemez şu soru gelir:
“Muhalefetin yanlışını görmek kolay da kendi tarafının yanlışını görmek neden bu kadar zor?”
Mustafa Çağlayan’ın siyasi tecrübesi ve parti içerisindeki konumu kamuoyu tarafından biliniyor.
Bu nedenle kendisine düşen yalnızca muhalefet belediyelerini eleştirmek değil, kendi belediyelerine de aynı mercekle bakmaktır.
Eğer AK Parti belediyelerinde bir yanlış varsa bunu ilk söyleyenlerden biri yine AK Parti İl Başkanı olmalıdır.
Eğer bir belediye başkanı hakkında ciddi bir iddia varsa bunun üzeri örtülmemeli, araştırılmalıdır.
Eğer kamuoyunda güven sorunu oluşturabilecek bir durum varsa açıklığa kavuşturulmalıdır.
Çünkü aksi halde “temiz siyaset” söylemi havada kalır.
Sayın Mustafa Çağlayan’ı;
önce kendi partisinin belediyelerine, ardından Zonguldak’taki tüm belediyelere aynı objektiflikle bakmaya,
kamuoyuna yansıyan iddiaların araştırılmasını sağlamaya,
haksızlık, usulsüzlük ve yanlışlık varsa bunların üzerine parti ayrımı gözetmeden gitmeye,
belediye başkanlarının yaptığı doğru işleri desteklerken yanlışlarını da açıkça söylemeye davet ediyoruz.
Çünkü AK Parti’nin belediyeyi kaybetmemesi değil, vatandaşın güvenini kaybetmemesi önemlidir.
Ve Sayın Çağlayan…
İğneyi kendinize de batırmadan, çuvaldızı başkasına batırırsanız; vatandaşın aklına sadece tek bir soru gelir:
Kilimli Belediyesi’nde son günlerde dikkat çeken bir denetim süreci yaşanıyor. Edinilen bilgilere göre, belediyenin gerçekleştirdiği bazı çalışmalar ile belediye meclisinde alınan kararların incelenmesi amacıyla Ankara’dan bir müfettiş Kilimli Belediyesi’ne görevlendirildi.
Müfettişin belediyede çeşitli konularda incelemelerde bulunduğu öğrenilirken, incelemenin kapsamı ve sonucuna ilişkin kamuoyuna henüz ayrıntılı bir açıklama yapılmadı.
Tam da burada asıl soru ortaya çıkıyor:

Kilimli kamuoyu, Ankara’dan gönderilen müfettişin belediyede yaptığı incelemenin yalnızca şekli bir denetim olarak mı kaldığını, yoksa belediyenin tüm işlem ve kararlarının gerçekten mercek altına alınıp alınmadığını merak ediyor.
Kulislerde ve kamuoyunda çeşitli değerlendirmeler yapılırken, iktidar partisinin yönettiği belediyelere yönelik denetimlerin ne kadar bağımsız ve etkili yürütüldüğü konusunda da soru işaretleri dile getiriliyor.
Ancak burada mesele siyasi tartışmanın ötesinde.
Devlet adına görevlendirilen bir müfettiş belediyeye geliyorsa, vatandaşın ödediği vergilerle yapılan bu görevlendirmenin karşılığı da ortaya konulmalıdır.
Müfettişin görevlendirilmesi, ulaşım, konaklama ve diğer kamu giderleri sonuçta vatandaşın sırtındaki yükten karşılanıyor.
Öyleyse kamuoyunun şu soruyu sorması son derece doğal:
“Madem inceleme yapıldı, sonuç ne?”
Edinilen bilgilere göre, halen Zonguldak’ta başka belediyelerde de incelemelerini sürdüren müfettişin, Kilimli Belediyesi’nde kendisine tahsis edilen odanın boşaltılmadığı ve gerektiğinde yeniden kullanabilmesi için hazır tutulduğu belirtiliyor.
Bu durum, incelemenin Kilimli Belediyesi açısından tamamen sona erip ermediği sorusunu da beraberinde getiriyor.
Öte yandan müfettişin belediye koridorlarında otoritesini koruyan, görevini ciddiyetle yürüten ve incelemelerini sürdüren bir görüntü verdiği yönünde değerlendirmeler de bulunuyor.
Ancak bunların ne kadarının gerçeği yansıttığını elbette hazırlanacak rapor ve atılacak resmi adımlar gösterecek.
Kilimli Belediyesi hakkında kamuoyuna yansıyan çeşitli usulsüzlük ve yanlış meclis kararlarına ilişkin iddialar bulunuyor.
Bu iddiaların doğru olup olmadığına karar verecek olan ise ne gazeteler ne de siyasi aktörlerdir.
Bunun cevabını yetkili denetim makamlarının incelemeleri ve resmi belgeler ortaya koymalıdır.
Eğer müfettiş gerçekten bütün dosyaları, meclis kararlarını, belediye uygulamalarını ve ilgili işlemleri tarafsız, eksiksiz ve hiçbir makamdan çekinmeden incelediyse, şimdi gözler ortaya çıkacak sonuçta.
Çünkü denetimin anlamı yalnızca belediyeye gelip dosya incelemek değildir.
Varsa yanlışın ortaya çıkarılması, varsa sorumluların belirlenmesi ve mevzuata aykırı bir işlem tespit edilmişse bunun gereğinin yapılmasıdır.
Kilimli halkı artık kapalı kapılar ardında konuşulanları değil, resmi açıklamaları ve somut sonuçları görmek istiyor.
Müfettiş neden görevlendirildi?
Hangi konular incelendi?
Hangi belgeler ve meclis kararları mercek altına alındı?
Herhangi bir mevzuata aykırılık tespit edildi mi?
Rapor hazırlandı mı?
Hazırlandıysa sonuç ne?
Ve en önemlisi:
Bu soruların cevabı, Kilimli Belediyesi kadar denetim mekanizmasının kendisi açısından da büyük önem taşıyor.
Çünkü kamu adına yapılan bir incelemenin sonunda kamuoyunun hakkı olan şey bellidir:
Şeffaflık, açıklık ve hesap verilebilirlik.
Kilimli halkı şimdi müfettiş raporunu ve varsa yapılacak işlemleri bekliyor.
Zonguldak Vali Yardımcısı Muammer Balcı, düzenlenen cenaze töreniyle son yolculuğuna uğurlandı. Törene katılan İYİ Parti Zonguldak İl Başkanı Yavuz Erkmen, Balcı’nın ailesine ve yakınlarına başsağlığı diledi.
Zonguldak Vali Yardımcısı Muammer Balcı’nın vefatı, kentte ve mülki idare camiasında üzüntüyle karşılandı. Balcı için Zonguldak Valiliği bahçesinde cenaze töreni düzenlendi.
Cenaze törenine İYİ Parti Zonguldak İl Başkanı Yavuz Erkmen, Merkez İlçe Başkanı Cem Öztürk ve İl Yönetim Kurulu Üyesi Dursun Şirin ile birlikte katıldı.
Törende Balcı’nın ailesine, yakınlarına ve Valilik personeline başsağlığı dileklerini ileten Erkmen, merhum Vali Yardımcısı ile geçmişte mülki idare amirliği döneminden meslektaş ve dost olduklarını belirtti.
Erkmen, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Vefat eden Zonguldak Vali Yardımcısı, değerli meslektaşımız ve dostumuz Muammer Balcı’nın Zonguldak Valiliği önünde düzenlenen cenaze törenine Merkez İlçe Başkanımız Cem Öztürk ve İl Yönetim Kurulu Üyemiz Dursun Şirin ile birlikte katıldık. Acılı ailesine, dostlarına ve Zonguldak Valimizin şahsında tüm Valilik personeline başsağlığı ve sabırlar diledik.”
Erkmen, açıklamasının sonunda merhum Muammer Balcı için Allah’tan rahmet, ailesi ve sevenlerine sabır dileğinde bulunarak, “Mekânının cennet olmasını temenni ediyoruz.” dedi.
Törenin ardından İYİ Parti heyeti, Balcı’nın ailesi ve Valilik yetkilileriyle görüşerek taziye dileklerini iletti.


Kilimli CHP’de yeni dönem hız kazandı. İlçe Başkanlığı görevine getirilen Berkay Kesim, göreve başlamasının ardından yönetim kurulunu oluşturdu. Kesim’in kısa süre içerisinde yönetimini belirlemesi, CHP Kilimli İlçe Örgütü’nde yeni dönemin hızlı başlayacağının işareti olarak değerlendiriliyor.
CHP Zonguldak İl Başkanlığı tarafından Kilimli İlçe Başkanlığı görevine atanan Berkay Kesim, görevi devralmasının ardından çalışmalarına hız verdi. CHP’nin resmi ilçe başkanları listesinde de Berkay Kesim, Kilimli İlçe Başkanı olarak yer alıyor.
Berkay Kesim başkanlığındaki yeni yönetim kurulunda şu isimler yer aldı:
BAŞKAN:
Berkay Kesim
YÖNETİM KURULU ÜYELERİ:
Yeni yönetimin oluşturulmasının ardından gözler şimdi Pazar günü gerçekleştirilecek görev dağılımına çevrildi.
Yönetim içerisinde başkan yardımcıları, sekreterlik, saymanlık ve diğer görevlerin kimlere verileceği Pazar günü yapılacak toplantının ardından netlik kazanacak.
Berkay Kesim’in göreve gelmesiyle birlikte CHP Kilimli İlçe Örgütü’nde yeni bir dönem başlamış oldu. CHP Zonguldak İl Başkanlığı da Kesim’in göreve getirilmesinin ardından örgüt çalışmalarının daha güçlü ve kararlı şekilde sürdürüleceği mesajını vermişti.
Şimdi Kilimli kamuoyunun merak ettiği konu ise yeni yönetimin sahada nasıl bir çalışma ortaya koyacağı.
Genç başkan Berkay Kesim ve ekibinin önümüzdeki dönemde Kilimli’nin siyasi gündeminde nasıl bir rol üstleneceği, hangi konuları gündeme taşıyacağı ve örgüt çalışmalarını nasıl şekillendireceği merakla bekleniyor.
Kilimli’de CHP’de yeni dönem resmen kadrosunu kurmuş oldu.
Şimdi gözler Pazar günü yapılacak görev dağılımında…
Türkiye, çocukların okula gitmek üzere evlerinden çıktığı saatlerde Manisa’nın Turgutlu ilçesinde meydana gelen ve 11 öğrencinin yaralanmasına neden olan silahlı saldırının üzüntüsünü yaşarken, Milliyetçi Hareket Partisi Kilimli İlçe Başkanlığı’ndan anlamlı bir dayanışma çağrısı geldi.
Turgutlu’da İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yakınında meydana gelen saldırıda 11 öğrenci yaralanırken, Manisa Valiliği’nin 24 Eylül tarihli açıklamasına göre hafif yaralı öğrencilerin tamamı taburcu edildi, 3 öğrencinin ise tedavisi devam ediyor.
Yaşanan olayın çocukların güvenliği konusundaki hassasiyeti bir kez daha gündeme taşıdığı bir dönemde MHP Kilimli İlçe Başkanlığı, yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde ihtiyaç sahibi ailelerin çocuklarına destek olmak amacıyla kırtasiye yardım kampanyası başlattığını duyurdu.
MHP Kilimli İlçe Başkanlığı tarafından yapılan çağrıda, ekonomik imkânları yetersiz olan ailelerin ve öğrencilerin yanında olunacağı belirtilerek, hiçbir çocuğun eğitim hayatına eksik başlamaması gerektiği vurgulandı.
Açıklamada, ailelerin kırtasiye ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çekmeleri halinde MHP Kilimli İlçe Başkanlığı’na başvurmaları istendi.
Kampanya yalnızca ihtiyaç sahibi ailelere değil, çocukların eğitim hayatına katkı sunmak isteyen tüm vatandaşlara da açık olacak.
MHP Kilimli İlçe Başkanlığı, bir öğrencinin çantasına, defterine veya kalemine katkı sunmak isteyen tüm hemşehrilerini kampanyaya destek vermeye davet etti.
Yapılan açıklamada, “Bazen bir defter, bir kalem, bir çanta bir çocuğun yüzündeki tebessüme vesile olur” mesajıyla dayanışmanın önemine dikkat çekildi.
MHP Kilimli İlçe Başkanlığı açıklamasında şu mesajlara yer verildi:
“Bizler, çocuklarımızın korkuyla değil; umutla, güvenle ve hayallerle okula gitmesini istiyoruz. Hiçbir çocuğumuz eğitim hayatına eksik başlamasın, hiçbir ailemiz ‘Çocuğumun ihtiyacını nasıl karşılayacağım?’ diye düşünmesin istiyoruz.
Gelin, korkunun değil umudun; ayrışmanın değil dayanışmanın yanında olalım. Çünkü biz inanıyoruz ki; bir çocuğun elinden tutmak, Türkiye’nin yarınlarına sahip çıkmaktır.”
MHP Kilimli İlçe Başkanlığı, kampanyaya destek vermek isteyen tüm hemşehrilerini ilçe başkanlığına davet ederek, “Bir çocuğun geleceğine dokunmak için hep birlikte el ele” çağrısında bulundu.
Yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde başlatılan kampanyayla ihtiyaç sahibi öğrencilerin kırtasiye ihtiyaçlarının karşılanması ve ailelerin üzerindeki eğitim masraflarının bir bölümünün hafifletilmesi hedefleniyor.
Kampanya kapsamında ihtiyaç sahibi ailelerin başvuruları ile destek olmak isteyen vatandaşların katkılarının MHP Kilimli İlçe Başkanlığı üzerinden organize edileceği bildirildi.