DOLAR 46,6473 0.03%
EURO 53,3187 0.36%
ALTIN 6.029,14-1,65
BITCOIN 27889820.10557%
İstanbul
29°

AÇIK

SABAHA KALAN SÜRE

  • HABERLER
  • FİNANSİF
  • İNTERAKTİF
  • HESAP
admin

admin

11 Eylül 2026 Cuma

SÜPÜRGEYİ KİM TUTACAK BAŞKAN?

SÜPÜRGEYİ KİM TUTACAK BAŞKAN?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kilimli Belediyesi’nde iddia edilen olay gündemi sarstı: Temizlik personelinin yapmadığı işin faturası şef ve mühendise mi kesildi?

KİLİMLİ – Kilimli Belediyesi’nde yaşandığı iddia edilen bir olay, belediyedeki yönetim anlayışını yeniden tartışmaya açtı.

İhbar hattımıza ulaşan bilgilere göre Kilimli Belediye Başkanı Kamil Altun, Karadon Mahallesi’nde bulunan Karadon Camii çevresindeki temizlik durumunu gördükten sonra belediyenin Temizlik İşleri Şefi Adnan Balcın ile görevli mühendisi telefonla arayarak sert şekilde uyardı.

İddialara göre olay bununla da sınırlı kalmadı.

Başkan Altun’un, Balcın ve görevli mühendisi caminin bulunduğu bölgeye çağırdığı ve ellerine süpürge vererek temizlik yaptırdığı öne sürüldü.

Eğer bu iddialar doğruysa, Kilimli Belediyesi’nde artık yalnızca temizlik hizmeti değil, yönetim anlayışı da masaya yatırılmalı.

TEMİZLİK PERSONELİ NEREDE?

Kamuoyunun sorması gereken soru son derece basit:

Temizlik işini yapmakla görevli personel varken neden temizlik şefi ve mühendis süpürgenin başına geçiriliyor?

Bir belediyede işlerin aksaması halinde sorumluluk elbette araştırılabilir.

Ancak bunun yöntemi;

bağırmak mı, azarlamak mı, çalışanı herkesin içinde zor durumda bırakmak mı?

Yoksa;

eksikliği tespit etmek, sorumluyu belirlemek, sistemi düzeltmek ve gereken idari işlemi uygulamak mı?

İşte tartışmanın düğüm noktası burada.

ŞEFİN VE MÜHENDİSİN GÖREVİ SÜPÜRGE Mİ?

Adnan Balcın’ın temizlik işleri içerisindeki yöneticilik görevi ve mühendisin görev tanımı kamuoyuna açık şekilde ortaya konulmalıdır.

Temizlik personelinin görevini yapmadığı düşünülüyorsa bunun hesabı neden doğrudan sahadaki yöneticilere çıkarılıyor?

Yönetici olmak, personelin yaptığı her işin bedelini bizzat ödemek anlamına mı geliyor?

Daha da önemlisi;

Bir belediye çalışanı, başkanın talimatıyla vatandaşların gözü önünde küçük düşürülebilir mi?

Bu soruların cevabı verilmelidir.

KİLİMLİ BELEDİYESİ’NDE TEMİZLİK İŞLERİ DE TARTIŞMALI

Öte yandan Kilimli Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Hakan Ulus hakkında da ilçede uzun süredir çeşitli iddiaların konuşulduğu belirtiliyor.

Ulus’un Kilimli’de yaşamadığı, Zonguldak’ta ikamet ettiği yönündeki bilgiler kamuoyunda gündeme gelirken, belediye başkanına yakınlığı nedeniyle görev yaptığı yönündeki iddialar da tartışılıyor.

Burada sorulması gereken soru nettir:

Kilimli’nin temizlik işlerinden sorumlu müdürün ilçede yaşamaması hizmetin yönetilmesi açısından nasıl değerlendiriliyor?

Eğer bu iddialar gerçeği yansıtmıyorsa, ilgili yöneticilerin kamuoyuna açıklama yapması zaten en doğru yol olacaktır.

Çünkü belediye makamları dedikoduların değil, şeffaflığın makamıdır.

SAYIN BAŞKAN, SAYILI GÜN ÇABUK GEÇER!

Sayın Kamil Altun…

Bugün belediye başkanlığı koltuğunda oturuyor olabilirsiniz.

Bugün talimat veren siz olabilirsiniz.

Bugün çalışanlara hesap soran makamın sahibi siz olabilirsiniz.

Ama siyasette de, belediyecilikte de zaman hızla geçer.

Sayılı gün çabuk geçer.

Bugün karşısında çalışanların durduğu makamın karşısında yarın sandıkta seçmen durur.

Ve seçmen;

kendisini dinlemeyen, sorunlarını görmeyen, çalışanına nasıl davrandığı tartışma konusu olan yönetimleri unutmaz.

EGONUZU DEĞİL, KİLİMLİ’Yİ YÖNETİN!

Sayın Başkan…

Kilimli halkının sizden beklediği şey bağırış, çağırış, güç gösterisi ve ego savaşı değil.

HİZMETTİR!

Yol ister.

Temizlik ister.

Düzen ister.

Adalet ister.

Liyakat ister.

Ve en önemlisi, kendisine saygı duyulmasını ister.

Bir belediye başkanının gücü, çalışanına ne kadar sert bağırabildiğiyle ölçülmez.

Asıl güç, yüzlerce çalışanı aynı hedef doğrultusunda çalıştırabilmektir.

Çalışana bağırmak kolaydır.

Süpürge vermek kolaydır.

Öfkeyle talimat vermek kolaydır.

Zor olan iyi yönetmektir!

KİLİMLİ HALKI SORUYOR: BU YÖNETİM ANLAYIŞI NEREYE KADAR?

Karadon Camii çevresindeki temizlik sorunu gerçekten yaşandıysa elbette sorumlusu araştırılmalıdır.

Ancak bu araştırma yapılırken çalışanların onuru, görev tanımları ve kurum içindeki hiyerarşi de göz ardı edilmemelidir.

Eğer çalışanlara ağır ifadeler kullanıldığı, yöneticilere herkesin içinde süpürge verildiği ve aşağılayıcı bir tutum sergilendiği yönündeki iddialar doğru değilse;

Başkan Kamil Altun’un çıkıp bunu açıkça anlatması bekleniyor.

Eğer doğruysa;

Kilimli Belediyesi’nde çalışanlara yönelik bu yönetim anlayışının hesabını kim verecek?

BAŞKAN ALTUN’A ÇAĞRI: ARTIK KENDİNİZİ TOPARLAMANIN ZAMANI GELMEDİ Mİ?

Sayın Başkan…

Egonuzu ve kibrinizi bir kenara bırakın.

Çalışanlarınıza tepeden bakmak yerine onları dinleyin.

Makamın gücünü göstermek yerine hizmetin gücünü gösterin.

Kilimli halkına;

“Ben ne dersem o olur” anlayışıyla değil, “Siz ne istiyorsunuz?” anlayışıyla yaklaşın.

Çünkü belediye başkanlığı bir güç gösterisi değildir.

Emanettir.

O koltuk kimsenin tapulu malı değildir.

Ve unutulmamalıdır:

BUGÜN SÜPÜRGEYİ ÇALIŞANIN ELİNE VEREN MAKAM, YARIN SANDIKTA SEÇMENİN ELİNE BAKAR.

Kilimli Haber olarak soruyoruz:

Karadon Camii’nde gerçekten ne yaşandı?

Adnan Balcın ve görevli mühendise neden süpürge verildi?

Çalışanlara ağır ifadeler kullanıldığı iddiası doğru mu?

Temizlik personelinin görevi neden yöneticilere yaptırıldı?

Temizlik İşleri Müdürü Hakan Ulus’un Kilimli’de yaşamaması hizmet yönetimi açısından sorun değil mi?

Başkan Altun, kendisi hakkında ortaya atılan “çalışanlara kötü muamele” iddialarına neden açık ve net bir cevap vermiyor?

Ve en önemlisi:

SAYIN BAŞKAN, KİLİMLİ HALKININ SESİNİ DUYMANIN VE YÖNETİM ANLAYIŞINIZI GÖZDEN GEÇİRMENİN ZAMANI GELMEDİ Mİ?

Çünkü makamlar geçicidir.

İnsanların hafızası ise kalıcıdır.

Devamını Oku

YAPAY ZEKA CEM, GERÇEK HAYATTA NEREDE?

YAPAY ZEKA CEM, GERÇEK HAYATTA NEREDE?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Sosyal medyada projeler havada uçuşuyor, Zonguldak ise gerçek sorunlarıyla baş başa!

Cem Dereli’nin sosyal medya üzerinden paylaştığı ve yapay zekâ destekli görsellerle kamuoyuna sunduğu projeler, siyasi kulislerde ve vatandaşlar arasında yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.

Ortaya konulan görseller gösterişli olabilir. Yapay zekâ ile devasa projeler çizilebilir, gökdelenler, modern tesisler, yeni yollar ve büyük yatırımlar birkaç saniye içerisinde ekrana getirilebilir.

Ancak siyaset, bilgisayar ekranında proje çizmekle yapılmıyor!

Zonguldak halkının asıl merak ettiği soru çok daha basit:

Bu projeler hangi bütçeyle yapılacak?

Kaynak nereden gelecek?

Zonguldak Belediyesi’nin mevcut mali tablosu ortadayken bu yatırımlar hangi parayla gerçekleştirilecek?

Ve en önemlisi: Cem Dereli, bu projelerin hangisinin arkasında gerçek anlamda uygulanabilir bir plan olduğunu kamuoyuna açıklayabilecek mi?

ZONGULDAK UZAKTAN YÖNETİLEMEZ!

Cem Dereli’nin Zonguldak siyasetine yaklaşımı da ayrıca tartışma konusu.

Seçim dönemlerinde Zonguldak’ta daha fazla görünür olmak, ardından sosyal medya üzerinden kentle ilgili projeler paylaşmak elbette mümkün.

Ancak Zonguldak’ın sorunları Instagram görsellerinden ibaret değil.

Bu kentte işsizlik var, göç var, trafik var, altyapı sorunları var, ekonomik sıkıntılar var. Belediyelerin borçları, yatırım ihtiyaçları ve yıllardır çözülemeyen kronik problemleri var.

Zonguldak’ın gerçekleri yapay zekâ filtresinden geçirilemez.

Bu nedenle Cem Dereli’ye soruyoruz:

Zonguldak’ı gerçekten yönetmeye talip misiniz, yoksa Zonguldak siyaseti sizin için sosyal medyada yürütülen bir proje çalışmasından mı ibaret?

“GEL AL” DENİLDİĞİNDE NEDEN GERİDE DURULDU?

Zonguldakspor üzerinden daha önce kamuoyuna yansıyan tartışmalar da unutulmuş değil.

Eğer gerçekten Zonguldak için mücadele edilecekse, bunun yalnızca sosyal medya paylaşımlarında değil, sorumluluk alınması gereken gerçek hayatın içerisinde de gösterilmesi gerekiyor.

Siyaset tam da burada başlıyor.

Kameranın karşısında konuşmak kolay.

Yapay zekâya proje çizdirmek daha da kolay.

Zor olan ise o projenin başına geçip “Ben bunu yapacağım” diyebilmek.

Zonguldak halkının görmek istediği de tam olarak bu.

“YAPACAĞIM” DEMEK YETMEZ!

Cem Dereli’nin gelecekte Zonguldak Belediye Başkanlığına aday olması halinde, bugün sosyal medyada paylaştığı projelerin doğal olarak kamuoyunun önüne yeniden gelmesi bekleniyor.

O halde şimdiden soruyoruz:

Bu projelerin toplam maliyeti ne kadar?

Finansman modeli nedir?

Belediyenin mevcut borç yükü nasıl yönetilecek?

Hangi kaynak kullanılacak?

Hangi yatırım önce yapılacak?

Kaç yılda tamamlanacak?

Bunların cevabı yoksa geriye ne kalıyor?

Bir bilgisayar ekranı, birkaç yapay zekâ görseli ve büyük vaatler…

Zonguldak halkının artık bunlardan çok daha fazlasını görmek istediği açık.

CEM DERELİ, ARTIK EKRANDAN ÇIKIP SAHAYA İNMELİ!

Siyaset, seçimden seçime kentte görünmekle değil; kentte yaşamak, sorunları yerinde görmek, insanlarla yüz yüze gelmek ve çözümün sorumluluğunu üstlenmekle yapılır.

Zonguldak dışından hazırlanmış görsellerle Zonguldak’ın geleceğini tasarlamak mümkün olabilir.

Ama Zonguldak’ı yönetmek için yalnızca yapay zekâ yetmez.

Gerçek bütçe gerekir.

Gerçek proje gerekir.

Gerçek ekip gerekir.

Gerçek mücadele gerekir.

Ve en önemlisi Zonguldak halkının güveni gerekir.

Cem Dereli’ye düşen artık sosyal medyada birkaç etkileyici görsel paylaşmaktan çok daha fazlasıdır.

Eğer gerçekten Zonguldak Belediye Başkanlığına talipse;

kameranın arkasından çıkıp Zonguldak’ın sokağına inmeli,

projelerin görsellerini değil finansman planlarını açıklamalı,

hayalleri değil uygulanabilir projeleri ortaya koymalı.

Çünkü Zonguldak halkı artık şunu çok iyi biliyor:

**YAPAY ZEKA PROJE ÇİZER…

AMA ZONGULDAK’I GERÇEK İNSANLAR YÖNETİR!**

Cem Dereli’nin bundan sonraki sınavı da tam olarak burada başlıyor.

Devamını Oku

ANKETLERDE KAFA KAFAYA GELDİLER!

ANKETLERDE KAFA KAFAYA GELDİLER!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kamil Altun ile Sedat Tolga Demirci arasındaki fark sadece yüzde 5!

Kilimli’de siyasi dengeleri yeniden tartışmaya açacak bir sosyal medya anketi gerçekleştirildi.

Dün sosyal medya üzerinden gerçekleştirdiğimiz ankette, Kilimli Belediye Başkanı Kamil Altun ile AK Parti eski Kilimli İlçe Başkanı ve geçmiş dönemde belediye başkan aday adayı olan Sedat Tolga Demirci karşı karşıya getirildi.

Anketin özellikle sosyal medya üzerinden yapılmasının nedeni ise son dönemde kamuoyunda dile getirilen “anketlere müdahale ediliyor” şeklindeki tartışmaların önüne geçmek ve sonucu doğrudan vatandaşın tercihine bırakmaktı.

Ve ortaya çıkan sonuç dikkat çekici oldu.

Görevdeki belediye başkanı ile uzun süredir aktif siyasetin ön saflarında görünmeyen bir isim arasındaki fark yalnızca yüzde 5’te kaldı.

6 YILLIK MAKAM, YÜZDE 5 FARK!

Kamil Altun yaklaşık 6 yıldır Kilimli Belediye Başkanı olarak görev yapıyor.

Belediye başkanlığı koltuğunun, makamın, belediyenin bütün imkânlarının ve yıllardır ilçenin gündeminde olan bir siyasi figür olmanın getirdiği doğal görünürlüğe rağmen, karşısında uzun süredir aktif siyasi çalışma yürütmeyen Sedat Tolga Demirci ile arasında yalnızca yüzde 5’lik bir fark çıkması, üzerinde ciddi şekilde düşünülmesi gereken bir sonuçtur.

Çünkü karşısındaki isim bugün belediye başkanı değil.

Uzun süredir seçim meydanlarında görünmüyor.

Günlük siyasi tartışmaların merkezinde yer almıyor.

Buna rağmen adı bir anda yeniden gündeme geldiğinde seçmenin önemli bir bölümünden karşılık buluyor.

İşte asıl dikkat çekici nokta tam da burada başlıyor.

SEDAT TOLGA DEMİRCİ’NİN ADI NEDEN YÜKSELİYOR?

Sedat Tolga Demirci, yaklaşık 6 yıl önce AK Parti Kilimli İlçe Başkanlığı görevini bıraktı.

Daha sonra belediye başkanlığı için aday adaylığını açıkladı ancak aday gösterilmedi.

Sonrasında ise siyasi polemiklerin merkezinde olmak yerine ticaretine ve kendi hayatına devam etti.

Kilimli’de insanlarla iç içe olması, daha mütevazı ve ulaşılabilir bir profil çizmesi, siyasi makamın dışında kaldığı dönemde de vatandaşla bağını koparmaması bugün yeniden dikkat çekiyor.

Dün yapılan anket ise şu soruyu ortaya koydu:

“Sedat Tolga Demirci yeniden sahaya inse, ortaya nasıl bir tablo çıkar?”

Anketin verdiği cevap, en azından sosyal medya kullanıcıları açısından oldukça net:

Kamil Altun ile arasında yalnızca yüzde 5 fark var.

ALTUN İÇİN CİDDİ BİR UYARI!

Bu sonuç elbette tek başına bir seçim sonucu değildir.

Sosyal medya anketleri bilimsel kamuoyu araştırmalarının yerini tutmaz.

Ancak siyasette bazen tek bir rakam bile önemli bir mesaj verir.

Hele ki görevdeki bir belediye başkanı ile uzun süredir siyasi sahnenin dışında kalan bir isim arasında fark yüzde 5 seviyesinde kalıyorsa, burada görmezden gelinemeyecek bir siyasi alarm vardır.

Kamil Altun açısından mesele artık yalnızca “anketi kim kazandı?” sorusu değildir.

Asıl soru şudur:

Görevdeki bir belediye başkanı, neden yıllardır aktif siyasetin dışında kalan bir isim karşısında bu kadar zorlanıyor?

İşte Kilimli siyasetinde asıl tartışılması gereken konu budur.

SEDAT TOLGA DEMİRCİ İÇİN “GERİ DÖNÜŞ” SİNYALİ Mİ?

Sedat Tolga Demirci’nin uzun süredir aktif siyasette ön planda olmamasına rağmen bu kadar kısa sürede güçlü bir karşılık bulması, siyaset sahnesine yeniden dönmesi halinde dengeleri değiştirebileceğinin işareti olarak okunabilir.

Üstelik ortada henüz ilan edilmiş bir adaylık, başlamış bir seçim kampanyası veya kapsamlı bir siyasi çalışma yok.

Sadece bir sosyal medya anketi…

Buna rağmen tablo kafa kafaya.

Bu nedenle ortaya çıkan sonuç Sedat Tolga Demirci açısından küçümsenecek değil, aksine dikkatle okunması gereken bir siyasi veri niteliğinde.

KİLİMLİ’DE YENİ BİR HESAP DÖNEMİ Mİ?

Bugünkü tablo bize bir şeyi gösteriyor:

Kilimli seçmeni siyasi tercihlerini yeniden değerlendirmeye açık.

Kamil Altun’un karşısına güçlü bir alternatif çıktığında seçmenin nasıl davranacağı artık daha fazla merak ediliyor.

Sedat Tolga Demirci ise uzun süredir sessiz kaldığı siyasi arenada, yalnızca bir anketle adını yeniden gündemin üst sıralarına taşıdı.

Şimdi gözler şu soruya çevriliyor:

SEDAT TOLGA DEMİRCİ ADAY OLURSA, KİLİMLİ’DE SEÇİMİN RENGİ DEĞİŞİR Mİ?

Dünkü anketin ortaya koyduğu tabloya bakılırsa, bu soru artık hiç de yabana atılacak bir soru değil.

Kilimli’de siyaset yeniden hareketleniyor.

Ve görünen o ki bundan sonra sadece makamda oturmak yetmeyecek.

Sandıkta karşılığı olan isim kazanacak.

Devamını Oku

HALKIN SESİ GAZETESİ SAHİBİ HAMİT ASLANILIÇ’IN ACI GÜNÜ

HALKIN SESİ GAZETESİ SAHİBİ HAMİT ASLANILIÇ’IN ACI GÜNÜ
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Lokman (Numan) Kılıçaslan son yolculuğuna uğurlanacak

Zonguldak basın camiasının tanınan isimlerinden, Halkın Sesi Gazetesi sahibi Hamit Aslanılıç, acı bir kayıp yaşadı.

Aslanılıç’ın halasının eşi Lokman (Numan) Kılıçaslan hayatını kaybetti. Kılıçaslan’ın vefatı, başta ailesi ve yakınları olmak üzere sevenlerini ve Zonguldak yerel basın camiasını derin üzüntüye boğdu.

CENAZE PROGRAMI BELLİ OLDU

Merhum Lokman (Numan) Kılıçaslan’ın cenaze programı belli oldu.

Kılıçaslan’ın cenaze namazı, 11 Eylül 2026 Cuma günü Kilimli Karadon Site Camii’nde, öğle namazını müteakip kılınacak.

Merhum Kılıçaslan, cenaze namazının ardından Çanakçılar Aile Mezarlığı’nda toprağa verilecek.

KİLİMLİ HABER AİLESİ OLARAK BAŞSAĞLIĞI DİLİYORUZ

Kilimli Haber Gazetesi olarak merhum Lokman (Numan) Kılıçaslan’a Allah’tan rahmet; başta Hamit Aslanılıç olmak üzere ailesine, yakınlarına ve tüm sevenlerine sabır ve başsağlığı diliyoruz.

Devamını Oku

AKP’Lİ ALEMci BAŞKAN VE AŞKLARI

AKP’Lİ ALEMci BAŞKAN VE AŞKLARI
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Başkanlık makamı hizmet için mi, özel hayat ve “alemler” için mi kullanılıyor?

Zonguldak’ta AK Parti’li bir belediye başkanı, son dönemde yaptığı hizmetlerden çok özel hayatı, eğlence hayatı ve hakkında ortaya atılan çeşitli iddialarla gündeme geliyor.

Siyaset kulislerinde ve ilçe kamuoyunda başkanın özel hayatına ilişkin çok sayıda iddia konuşulurken, asıl dikkat çeken soru ise şu:

Bütün bunlar eşinin sesssiz kalmasıdır

Elbette herkesin özel hayatı kendisini ilgilendirir. Ancak söz konusu kişi bir belediye başkanıysa ve kamuoyunun oylarıyla o makama gelmişse, özel hayatına ilişkin iddiaların kamuoyunda bu kadar yoğun şekilde konuşulması da ister istemez siyasi tartışmanın bir parçası haline geliyor.

MAKAM HİZMET İÇİN Mİ, KİŞİSEL ÇIKAR İÇİN Mİ?

Bir belediye başkanının asli görevi bellidir:

Kente hizmet etmek, kamu kaynaklarını korumak ve herkese eşit mesafede durmak.

Ancak bu başkan hakkında göreve geldiği günden bu yana çeşitli usulsüzlük, kayırmacılık, işe alımlarda taraf tutulması ve belediye imkanlarının belli çevrelere kullandırıldığı yönünde iddialar gündeme geliyor.

Özellikle bazı çalışanların işe gelmeden maaş aldığı, bazı işe alımlarda liyakat yerine yakınlık ilişkilerinin etkili olduğu yönündeki iddialar kamuoyunun cevap beklediği sorular arasında.

Bunlar doğru değilse başkanın çıkıp açıkça cevap vermesi gerekiyor.

Çünkü susmak, kamuoyundaki soru işaretlerini ortadan kaldırmıyor.

İMAR MÜDÜRLÜĞÜ BULUŞMALARI NEDEN SADECE BELİRLİ İSİMLERLE?

Başkanın özel yaşamında gerçekleştirdiği öne sürülen bazı eğlence ve davetler de ayrıca dikkat çekiyor.

İddialara göre başkan, zaman zaman deniz kenarındaki yazlığında çeşitli partiler ve buluşmalar düzenliyor.

Buraya kadar elbette kimse kimsenin özel hayatına karışamaz.

Fakat bu buluşmalara özellikle belediyenin imar biriminde görev yapan bazı kişilerin katıldığı iddiası doğruysa, burada sorulması gereken soru çok basit:

Neden özellikle imar birimi?

İmar konusunda karar ve yetki mekanizmalarının bulunduğu bir belediyede, başkan ile ilgili personel arasındaki bu tür özel buluşmaların kamuoyunda soru işareti oluşturması kaçınılmazdır.

“AŞK HAYATI” İDDİALARI DA GÜNDEMDE

Başkan hakkında geçmiş dönemden bugüne özel hayatına ilişkin çeşitli iddialar da konuşuluyor.

İncivez’de bir dönem bir kadınla aynı evde yaşadığı yönündeki iddialar ve sonrasında yaşandığı öne sürülen tartışmalar kamuoyunda konuşulmuştu.

Hatta söz konusu kişinin belediyeye giderek başkanla tartıştığı yönündeki iddialar da uzun süre ilçe gündeminde kaldı.

Bunların tamamı iddiadır.

Ancak kamuoyunun merak ettiği nokta şu:

Başkanın özel hayatına ilişkin bu kadar çok iddia neden sürekli gündeme geliyor?

Bartın bağlantılı olduğu öne sürülen başka bir ilişki iddiası da siyasi kulislerde konuşuluyor.

Başkanın özel yaşamına ilişkin bu iddiaların doğru olup olmadığını elbette kendisi açıklayabilir.

BERMUDA ŞEYTAN ÜÇGENİ: MAKAM, RANT VE YANDAŞLAR!

Asıl üzerinde durulması gereken konu ise özel hayattan çok belediye yönetimiyle ilgili iddialar.

Kamuoyunda oluşan tabloya bakıldığında;

Makam burada.
Yetki burada.
İddialar burada.
Yandaşlık suçlamaları burada.
Rant iddiaları burada.

Adeta bir “Bermuda Şeytan Üçgeni”!

Bir tarafta belediye makamı, diğer tarafta yakın çevre ve yandaşlık iddiaları, ortada ise cevap bekleyen onlarca soru.

Başkanın önümüzdeki seçimlerde yeniden aday olmayacağını düşündüğü ve bu nedenle görev süresi bitmeden “mühür elimdeyken ne koparırsam kâr” anlayışıyla hareket ettiği yönündeki siyasi değerlendirmeler de ayrıca konuşuluyor.

Eğer bunlar doğru değilse cevap çok basit:

Belgeleri çıkarın, açıklayın ve bütün iddiaları çürütün.

BAŞKAN RAHAT OLSUN: BU SADECE BAŞLANGIÇ!

Başkanın, hakkında yazılan haberlerden sonra “Bu bilgiler nereden geliyor?” sorusunun peşine düştüğü de konuşuluyor.

Ama başkana bir tavsiyemiz var:

Bu kadar merak etmeyin.

Gazetecinin görevi, kamuoyunun sormaya cesaret edemediği soruları sormaktır.

Haber kaynaklarını araştırmak yerine, hakkınızdaki iddialara cevap vermeyi deneyin.

Çünkü bugün yazılanlar, kamuoyunda konuşulanların tamamı değil.

Bunlar sadece görünen kısmı.

Elde olduğu öne sürülen belgeler, görüntüler ve başka iddialar varsa, bunların kamu yararı taşıyan ve doğrulanabilir bölümleri zamanı geldiğinde elbette gündeme taşınabilir.

Her şeyin bir zamanı var.

Şimdilik başkana söyleyeceğimiz tek şey şu:

Alem yapmaya, hayatınızı yaşamaya, gönlünüzce eğlenmeye devam edin değerli başkan…

Ama unutmayın:

Siz makamınızda olduğunuz sürece yaptığınız her işlem kamuoyunun denetimine açıktır.

Özel hayatınız size ait olabilir.

Ama kamu makamı size ait değildir.

Ve o makamın hesabını günü geldiğinde sandık da sorar, kamuoyu da sorar, hukuk da sorar.

Devamını Oku