DOLAR 46,6473 0.03%
EURO 53,3187 0.36%
ALTIN 6.029,14-1,65
BITCOIN 27889820.10557%
İstanbul
29°

AÇIK

SABAHA KALAN SÜRE

  • HABERLER
  • FİNANSİF
  • İNTERAKTİF
  • HESAP
admin

admin

04 Ekim 2026 Pazar

BİR YANDA YAZICIOĞLU, BİR YANDA KAMİL ALTUN!

BİR YANDA YAZICIOĞLU, BİR YANDA KAMİL ALTUN!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

“SEN BENİM KARŞIMDA ÖYLE DURMA, BEN SENİN KARŞINDA ÖYLE DURACAĞIM”

Türk siyasetçilerine, belediye başkanlarına ve özellikle Zonguldak’ı yönetenlere örnek olsun…

Bir belediye başkanının makamı vatandaşa tepeden bakmak için değil, vatandaşın önünde sorumluluk taşımak için vardır.

Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu’nun bir vatandaşla yaşadığı diyalog ise belediye başkanlığının nasıl yapılması gerektiğini adeta tek cümlede anlatıyor.

Vatandaş, başkanın karşısında ellerini bağlayarak saygısını gösteriyor. Yazıcıoğlu ise buna karşılık:

“Sen benim karşımda öyle durma. Ben senin karşında öyle duracağım.”

diyor.

İşte mesele tam da burada başlıyor.

Çünkü makam büyüdükçe insan küçülmeyi bilmeli.

Başkanlık; vatandaşı kapıda bekletmek, makamına gelen insanı azarlamak, kendisine oy vermeyeni ötekileştirmek, eleştireni düşman görmek ya da çevresine yalnızca kendisine yakın isimleri toplamak değildir.

PEKİ KİLİMLİ’DE DURUM NE?

Şimdi bu görüntüleri izleyen Kilimli halkının kendi kendine sorduğu sorular var.

Bir tarafta vatandaşın karşısında nasıl duracağını bilen Mehmet Kemal Yazıcıoğlu…

Diğer tarafta ise Kilimli Belediye Başkanı Kamil Altun hakkında kamuoyunda yıllardır dile getirilen kibir, ulaşılmazlık, vatandaşla iletişim ve makamın gücüyle hareket edildiği yönündeki eleştiriler…

Vatandaşın belediye kapısından içeri girdiğinde kendisini eşit, değerli ve dinlenmiş hissetmesi gerekir.

Başkanlık koltuğu kimseye vatandaşın üzerinde bir konum vermez.

Tam tersine;

O koltuk, vatandaşa karşı daha fazla sorumluluk yükler.

OY VEREN DE VERMEYEN DE VATANDAŞTIR!

Seçim günü sandığa giden vatandaşın görevi biter, seçilen başkanın görevi ise o gün başlar.

Vatandaşın hangi partiye oy verdiği, kimi desteklediği ya da seçim döneminde kimin yanında durduğu başkanlık makamında ölçü olmamalıdır.

Çünkü belediye başkanının görevi yalnızca kendisini destekleyenlere değil, bütün ilçeye hizmet etmektir.

İşinden olduğunu, belediyede dışlandığını, makam kapılarında kötü muamele gördüğünü veya seçim tercihi nedeniyle mağdur edildiğini ileri süren vatandaşların iddiaları varsa, bunların da kamuoyu önünde açıkça tartışılması gerekir.

Çünkü belediye başkanlığı kişisel güç alanı değil, kamu emanetidir.

KİLİMLİ HALKI KARARINI VERSİN!

Biz kimseye “şu başkan iyi, bu başkan kötü” demiyoruz.

Önlerine iki görüntü koyuyoruz.

Birinde vatandaşın karşısında:

“Ben senin karşında öyle duracağım.”

diyen bir belediye başkanı var.

Diğer tarafta ise Kilimli’de yönetim anlayışı hakkında yıllardır farklı eleştirilerin merkezinde olan Kamil Altun var.

Şimdi karar Kilimli halkının.

Sizce belediye başkanı nasıl olmalı?

Vatandaşın karşısında dik duran mı?

Yoksa vatandaşın karşısında eğilmeyi bilen mi?

Çünkü unutulmamalıdır:

KOLTUK GEÇİCİ, HALKIN VERDİĞİ YETKİ EMANETTİR!

KİLİMLİ HABER – ÖZEL HABER

Devamını Oku

BAŞKAN ASFALTLA ÖVÜNÜYOR, KAYMAKAMIN KAPISI ÇUKURDA!

BAŞKAN ASFALTLA ÖVÜNÜYOR, KAYMAKAMIN KAPISI ÇUKURDA!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

RADARALTI’NDA ASFALTI ÖZEL İDARE DÖKTÜ, BELEDİYE SAHİPLENDİ İDDİASI!

Kilimli’de vatandaşın yıllardır çözüm beklediği yol ve asfalt sorunu büyürken, belediyenin sosyal medya paylaşımları yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.

Radaraltı Mahallesi’nde gerçekleştirilen asfalt çalışmasının Zonguldak İl Özel İdaresi tarafından yapıldığı belirtilirken, Kilimli Belediyesi’nin söz konusu çalışmaları kendi hizmetiymiş gibi kamuoyuna sunduğu yönündeki eleştiriler yeniden gündeme geldi.

Kilimli Haber olarak daha önce de bu çalışmanın İl Özel İdaresi tarafından gerçekleştirildiğini kamuoyuna duyurmuştuk.

Ancak tartışma şu:

Asfaltı kim döktü?
Hizmeti kim yaptı?
Peki neden kamuoyuna farklı bir tablo sunuluyor?

Kilimli halkı bu soruların cevabını bekliyor.

HİZMET Mİ, ALGI YÖNETİMİ Mİ?

Belediyenin sosyal medya hesaplarında yapılan paylaşımların ardından vatandaşların tepkisi giderek yükseliyor.

Bir tarafta yolların durumundan şikâyet eden vatandaşlar, diğer tarafta yapılan çalışmaların hangi kurum tarafından gerçekleştirildiği üzerinden başlayan tartışma…

Kilimli’de artık vatandaşın sorduğu soru çok net:

“Gerçekten hizmet mi üretiliyor, yoksa başkasının yaptığı hizmet mi sahipleniliyor?”

KAYMAKAMIN EVİNİN ÖNÜ BİLE BU HALDE!

Tartışmanın en dikkat çekici boyutlarından biri ise Kilimli Kaymakamı Kübra Demirer’in ikamet ettiği evin bulunduğu yolun durumu.

Kaymakamlık makamı, ilçenin mülki idare açısından en önemli makamlarından biri.

Ancak ilçenin mülki amirinin yaşadığı evin kapısına kadar uzanan yolda dahi ciddi bozulmalar ve çukurlar bulunduğu ifade ediliyor.

Öyle ki, kapının hemen önündeki çukurun kovayla kapatılmaya çalışıldığı görüntüsü, Kilimli’deki yol sorununu adeta özetliyor.

Ortaya çıkan tablo ister istemez şu soruları gündeme getiriyor:

Kilimli’nin mülki amirinin evinin önündeki yol neden hâlâ bu durumda?

Bu çukur neden kalıcı olarak giderilmiyor?

Vatandaşın yol sorununa çözüm beklediği bir ilçede öncelikler nasıl belirleniyor?

KAYMAKAMLIK NEDEN SESSİZ?

Bir başka soru da Kilimli Kaymakamlığı’na yöneltiliyor.

Vatandaşlar, ilçenin mülki amirinin ikamet ettiği yerin dahi bu durumda olmasına rağmen neden gerekli girişimlerin yapılmadığını merak ediyor.

Elbette belediye ile kaymakamlık farklı kurumlar.

Ancak mesele artık yalnızca bir çukur meselesi değil.

Mesele, Kilimli’nin genel yol ve altyapı sorununa kimin ne kadar duyarlı olduğu meselesidir.

KİLİMLİ HALKI ARTIK SORUYOR

Kilimli’de vatandaşların tepkisi giderek büyüyor.

İş nerede yapılıyor, hizmet kimin tarafından getiriliyor, paylaşımı kim yapıyor?

Vatandaş artık sosyal medya paylaşımlarından çok, sokağın gerçek haline bakıyor.

Bir yerde asfalt çalışması yapıldığında bunun hangi kurum tarafından gerçekleştirildiğinin açıkça belirtilmesi kamuoyunun en doğal hakkıdır.

Çünkü kamu hizmetinde mesele;

“Kim daha çok övgü aldı?” değil, “Hizmeti kim yaptı?” meselesidir.

Kilimli’de yollar vatandaşın canını yakarken, kurumlar arasındaki hizmet sahipliği tartışmasının gündeme gelmesi ise oldukça düşündürücü.

KİLİMLİ HALKI ARTIK SUSMUYOR!

Kilimli halkının beklentisi çok açık:

Gösteriş değil, gerçek hizmet.
Sosyal medya paylaşımı değil, kalıcı çözüm.
Hizmet sahiplenmek değil, hizmet üretmek.

Radaraltı’nda asfaltı kimin döktüğü ortada ise, kamuoyuna da bunun açıkça anlatılması gerekiyor.

Çünkü Kilimli artık sadece asfaltın dökülmesini değil, gerçeğin de ortaya konulmasını istiyor.

Kilimli’nin yolları çileye dönüşürken, vatandaşın sorusu da her geçen gün büyüyor:

“BAŞKASININ YAPTIĞI HİZMETİ SAHİPLENMEKLE BELEDİYECİLİK OLUR MU?”

ÖZEL HABER

Devamını Oku

MADEN OCAĞINDA GÖÇÜK: 1 İŞÇİ HAYATINI KAYBETTİ

MADEN OCAĞINDA GÖÇÜK: 1 İŞÇİ HAYATINI KAYBETTİ
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Edinilen bilgilere göre, Gelik beldesinde bulunan kaçak maden ocağında henüz belirlenemeyen nedenle göçük meydana geldi. Göçük sırasında ocakta bulunan Muhammet Çelik, göçük altında kaldı.

İhbar üzerine olay yerine sağlık, jandarma ve ilgili ekipler sevk edildi. Ekiplerin çalışması sonucu Çelik’in cansız bedenine ulaşıldı. Muhammet Çelik’in cenazesi, olay yerindeki incelemelerin ardından morga kaldırıldı.

Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Devamını Oku

KİLİMLİ’DE 55 PUANLIK “UZMANLIK” TARTIŞMASI!

KİLİMLİ’DE 55 PUANLIK “UZMANLIK” TARTIŞMASI!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Meclis üyesinin kızı uzman olarak işe alındı… İlan şartları neydi, 55 puan nasıl çıktı?

Kilimli’de son günlerde sessiz sedasız büyüyen bir işe alım tartışması, şimdi çok daha büyük bir soru işaretine dönüşüyor.

Kilimli Yerel Eylem Grubu Derneği’nin kendi internet sitesinde yayımladığı 28 Temmuz 2026 tarihli uzman personel ilanı, işe alımın hangi şartlarla yapılacağını açıkça ortaya koyuyor.

İlanda uzman pozisyonu için adayların 4 yıllık üniversite veya 2 yıllık meslek yüksekokulu mezunu olması ve en az 1 yıllık genel iş tecrübesine sahip bulunması zorunlu kriter olarak belirtiliyor. Ayrıca adayların çeşitli sıralama kriterlerine göre puanlanacağı ifade ediliyor.

Ve sonra…

28 Eylül 2026 tarihinde sonuç açıklandı.

Dernek tarafından yayımlanan resmi sonuç ilanında Burcu Pirecioğlu’nun 55 puanla uzman personel pozisyonunda göreve başlamaya hak kazandığı duyuruldu.

İşte tam bu noktada Kilimli kamuoyunun sorması gereken sorular başlıyor.

İLANDAKİ ŞARTLAR KARŞILANDI MI?

Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre Burcu Pirecioğlu’nun lise mezunu olduğu ileri sürülüyor.

Eğer bu bilgi doğruysa ortada son derece açık bir soru var:

İlanda zorunlu tutulan lisans veya ön lisans diploması hangi belgeyle karşılandı?

Eğer şart karşılandıysa;

Diploma nerede?
İş tecrübesi belgesi nerede?
55 puan hangi kriterlerden oluştu?
Kaç kişi başvurdu?
Kaç kişi mülakata çağrıldı?
Diğer adayların aldığı puanlar neden açıklanmadı?
Mülakat komisyonunda kimler vardı?

Bunlar artık dedikodu değil, şeffaflık açısından cevaplanması gereken somut sorular.


BİR DE “AKRABALIK” SORUSU VAR!

Burcu Pirecioğlu’nun, Kilimli Belediyesi Meclis Üyesi Sefer Karakabak’ın kızı olduğu yönündeki bilgi de kamuoyunda tartışılıyor.

Sefer Karakabak’ın Kilimli Belediye Meclisi’nde görev yaptığı belediyenin resmi kayıtlarında da görülüyor. Ayrıca belediyenin 19 Eylül programına ilişkin resmi paylaşımında Karakabak’ın Belediye Başkan Vekili olarak görev yaptığı belirtiliyor.

Burada kimsenin peşinen suçlanması gerekmiyor.

Ancak tam tersine, şeffaflık adına daha fazla bilgi paylaşılması gerekiyor.

Çünkü sıradan bir personel alımından değil, “Uzman” unvanıyla yapılan bir işe alımdan söz ediyoruz.

Üstelik derneğin ilanında eğitim ve iş deneyimi açıkça kriter olarak yazılmış durumda.

55 PUAN NASIL VERİLDİ?

Derneğin açıklamasına göre Pirecioğlu 55 puan aldı.

Peki;

55 puanın dağılımı nedir?

Hangi kriterden kaç puan aldı?

Lisans/ön lisans şartı nasıl değerlendirildi?

İş tecrübesi kaç yıl?

LEADER, IPARD veya kırsal kalkınma alanında hangi eğitimleri aldı?

Diğer adaylar kaç puan aldı?

Ve en önemlisi:

Bu sonuç neden sadece kazanan kişinin adı ve puanı açıklanarak bırakıldı?

Dernek, bütün bu soruların cevabını kamuoyuyla paylaşırsa tartışma da büyük ölçüde sona erecektir.


KİLİMLİ’NİN PARASIYLA KURULAN BİR YAPI MI?

Burada bir başka önemli ayrıntı daha var.

Kilimli Yerel Eylem Grubu, sıradan bir mahalle derneği değil.

Zonguldak Valiliği’nin açıklamasına göre dernek, IPARD-III kapsamındaki LEADER tedbiri çerçevesinde TKDK ile sözleşme imzaladı ve Kilimli ilçesi ile köylerinde yerel kalkınma stratejileri doğrultusunda faaliyet yürütmek üzere yapılandırıldı.

TKDK’nın yayımladığı sözleşme listesinde de Kilimli Yerel Eylem Grubu Derneği’nin çeşitli LEADER kapsamındaki projelerde yer aldığı görülüyor.

Dolayısıyla mesele artık yalnızca:

“Bir dernek kimi işe aldı?”

meselesi değildir.

Mesele;

Kamu destekleriyle yürütülen bir yapıda personel seçiminin ne kadar şeffaf olduğu sorusudur.


KİLİMLİLİLERİN CEVABINI BEKLEDİĞİ SORULAR

Sefer Karakabak’a:

Kızınız Burcu Pirecioğlu’nun bu işe alım sürecinde herhangi bir müdahaleniz oldu mu?

Dernek yönetimine:

İlanda belirtilen eğitim şartı nasıl karşılandı?

Başvuran toplam aday sayısı kaçtı?

Mülakata kaç kişi çağrıldı?

Pirecioğlu’nun 55 puanı hangi kriterlerden oluştu?

Diğer adayların puanları neden açıklanmadı?

Mülakat komisyonunda kimler görev yaptı?

Kamil Altun’a:

Belediye ile Yerel Eylem Grubu arasındaki ilişkinin sınırı nedir?

Belediye meclis üyelerinin birinci derece yakınlarının bu yapıdaki işe alımlarında herhangi bir etik veya çıkar çatışması değerlendirmesi yapıldı mı?

Ve Burcu Pirecioğlu’na:

İlanda istenen lisans veya ön lisans şartını hangi eğitimle karşıladınız?


KİLİMLİ’DE ARTIK CEVAP BEKLENİYOR!

Kilimli’de vatandaşın görmek istediği şey “kim kimin yakını?” tartışması değil; aynı şartlara sahip herkes için aynı kuralların uygulanıp uygulanmadığının belgelerle ortaya konulmasıdır.

Çünkü ilan açık.

Şartlar açık.

Sonuç açık.

Ama 55 puanın nasıl oluştuğu ve zorunlu eğitim kriterinin nasıl karşılandığı henüz kamuoyunun önünde açık değil.

Şimdi gözler;

Kilimli Yerel Eylem Grubu Derneği’nde,
Sefer Karakabak’ta,
Kamil Altun’da.

Kilimli Haber soruyor:

“55 PUANLIK UZMANLIK NASIL KAZANILDI?”

Cevap verilecek mi, yoksa bu sorular da Kilimli’nin gündeminde cevapsız mı kalacak?

Devamını Oku

KİLİMLİ’DE KILIÇLAR ERKEN ÇEKİLDİ!

KİLİMLİ’DE KILIÇLAR ERKEN ÇEKİLDİ!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Seçime iki yıl var, hesaplaşma şimdiden başladı! Altun’un koltuğu için sahaya inen isimler çoğalıyor

Kilimli’de yerel seçimlere yaklaşık iki yıl olmasına rağmen siyaset kulisleri şimdiden ısınmaya başladı. Sandığa daha uzun bir süre olmasına karşın, belediye başkanlığı koltuğu için kılıçların erken çekildiği görüntüsü ortaya çıktı.

2024 yerel seçimlerinde AK Parti’den yeniden aday gösterilen Kamil Altun, seçimi yüzde 38,92 oyla kazanmıştı. Altun 4 bin 677 oy alırken CHP adayı Erol Sarıal yüzde 26,90, İYİ Parti adayı Mesut Şalvarcıoğlu ise yüzde 24,91 oyda kalmıştı.

Ancak seçim bitti, siyasetin Kilimli’deki hesabı bitmedi.

“Vaatler nerede?” sorusu büyüyor

Altun’un 2024 seçim sürecinde açıkladığı projeler arasında 700 konut, OSB, sahil projesi, halk plajı, yaşam parkı, seyir terası, millet bahçesi, terminal, kapalı spor salonu, kültür merkezi, emekliler konağı, arıtma tesisi ve çeşitli altyapı yatırımları bulunuyordu.

Bugün ise Kilimli kamuoyunda en çok konuşulan başlıklardan biri şu:

“Açıklanan projelerin hangileri tamamlandı, hangileri hâlâ vaat olarak kaldı?”

Bu sorunun cevabı artık yalnızca vatandaşın değil, AK Parti içerisindeki muhtemel adayların da önümüzdeki dönemde kullanacağı en önemli siyasi başlıklardan biri olmaya aday.

Üstelik belediyenin kendi 2024 faaliyet raporunda şeffaflık ve hesap verebilirlik vurgusu yapılırken, belediye yönetiminin faaliyetlerinin kamuoyu tarafından değerlendirilmesi gerektiği özellikle ifade ediliyor.

DEMİRCİ SAHAYA İNDİ: “BEN DE VARIM” MESAJI MI?

Kulislerde adı yeniden yüksek sesle konuşulmaya başlayan isimlerden biri ise Sedat Tolga Demirci.

2024 seçim sürecinde Kamil Altun’a karşı aday adaylığı sürecinde adı öne çıkan Demirci’nin son dönemde düğünlerde, hastanelerde, açılışlarda ve vatandaş buluşmalarında daha görünür hale gelmesi dikkat çekiyor.

Ortaya çıkan görüntü, siyasi kulislerde şu soruyu beraberinde getiriyor:

Demirci yeniden sahaya mı indi?

Vatandaşla temasını artıran, sosyal çevresinde daha görünür hale gelen Demirci’nin önümüzdeki dönemde belediye başkanlığı yarışında yeniden adının geçmesi şaşırtıcı olmayacak.

Fakat asıl soru şu:

Altun’a karşı aday olabilecek mi?

Daha da önemlisi;

Aday olursa, 2024’te yapamadığını bu kez başarabilecek mi?

ALTUN’UN KARŞISINA DOSYALAR MI GİDİYOR?

Kilimli siyaset kulislerinde dolaşan en dikkat çekici iddialardan biri ise Kamil Altun’un yeniden aday gösterilmemesi için AK Parti Genel Merkezi’ne bazı dosyaların ulaştırıldığı yönünde.

Bu iddiaların doğruluğunun ilgili makamlarca ortaya konulması gerekiyor.

Ancak iddia doğru olsun ya da olmasın, siyasi kulislerdeki hareketlilik açıkça gösteriyor ki:

Altun’un yeniden adaylığı şimdiden tartışma konusu olmuş durumda.

Üstelik yalnızca AK Parti içerisinden değil, farklı siyasi partilerden adaylık hesabı yapan bazı isimlerin de Altun yönetimi hakkında çeşitli dosyalar hazırladığı yönündeki iddialar Kilimli kulislerinde konuşuluyor.

Burada kritik soru şu:

Bunlar gerçek bir siyasi hazırlık mı, yoksa erken başlatılmış bir koltuk savaşı mı?

ÇAKIR DA SAHAYA ÇIKTI!

Kilimli siyasetinde dikkat çeken bir diğer isim ise Hakan Çakır.

Yaklaşık beş yıl Türk Kızılay Kilimli Şube Başkanlığı görevinde bulunan Çakır’ın son dönemde siyasi çevrelerde ve çeşitli sosyal ortamlarda daha görünür hale gelmesi dikkatlerden kaçmıyor.

Bir dönem Kamil Altun’a yakınlığıyla bilinen Çakır ile Altun arasındaki ilişkinin bugün aynı noktada olmadığı yönündeki değerlendirmeler ise Kilimli kulislerinde konuşulan konular arasında.

Çakır’ın sahadaki görünürlüğünün artması, ister istemez şu soruyu gündeme getiriyor:

“Hakan Çakır siyasete mi hazırlanıyor?”

Ve daha çarpıcı soru:

“Hazırlanıyorsa hedefi neresi?”

BİR KOLTUK, ÜÇ HESAP!

Kilimli’de bugün ortaya çıkan tablo şimdilik şu:

Bir tarafta mevcut Belediye Başkanı Kamil Altun.

Diğer tarafta yeniden sahaya çıktığı görülen Sedat Tolga Demirci.

Ve giderek daha fazla siyasi ortamda görünmeye başlayan Hakan Çakır.

Henüz seçim takvimi başlamadı.

Henüz adaylık süreci yok.

Henüz hiçbir isim resmi olarak aday değil.

Ama siyasetin dili çoktan değişmeye başladı.

Çünkü Kilimli’de artık yalnızca “Altun yeniden aday olacak mı?” sorusu sorulmuyor.

Asıl soru şu:

“ALTUN’UN KARŞISINA KİM ÇIKACAK?”

Ve belki de daha önemlisi:

“KOLTUĞUN YENİ SAHİBİ OLMAK İÇİN KİM KILIÇ KUŞANACAK?”

Kilimli’de seçim sandığına daha iki yıl var.

Ama görünen o ki siyasi hesaplaşma için kimsenin iki yıl beklemeye niyeti yok.

Kılıçlar erken çekildi.

Şimdi herkes birbirini izliyor:

Demirci mi? Çakır mı? Başka bir isim mi? Yoksa Altun yeniden mi?

Kilimli’de cevap, önümüzdeki dönemde sahada daha net görülecek.

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.