16 Ekim 2026 Cuma
Kilimli siyasetinde önümüzdeki yerel seçimlere yönelik hareketlilik şimdiden kendini göstermeye başladı. AK Parti Kilimli eski İlçe Başkanı ve belediye başkan aday adayı Sedat Tolga Demirci’nin son günlerde yeniden sahada görünmesi, siyasi kulislerde dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Uzun süredir kamuoyu önünde daha az görünen ve saha çalışmalarında fazla öne çıkmayan Demirci’nin son dönemde ziyaretlerini artırması, “Yeniden adaylık hazırlığı mı yapıyor?” sorusunu beraberinde getirdi.
Hasta ziyaretleri gerçekleştiren, çeşitli çevrelerle bir araya gelen ve Kilimli’de yeniden görünür olmaya başlayan Demirci’nin bu hareketliliği, ilçedeki siyasi dengeler açısından yakından takip ediliyor.

Sedat Tolga Demirci ile mevcut Kilimli Belediye Başkanı Kamil Altun arasındaki siyasi geçmiş de bu hareketliliği daha dikkat çekici hâle getiriyor.
Demirci, geçmişte Kamil Altun’un belediye başkanlığı seçim sürecinde önemli rol oynayan isimler arasında yer almıştı. Ancak daha sonraki süreçte Demirci’nin belediye başkanlığı için aday adayı olması ve adaylığın Altun’dan yana şekillenmesiyle iki isim arasındaki siyasi yolların ayrıldığı görüldü.
Aday gösterilmeyen Demirci’nin sonraki süreçte partiye ve Kamil Altun’a yeterince destek vermediği yönünde iddialar da gündeme gelmişti. Ancak bu iddialara ilişkin tarafların açıklamaları ve doğrulanmış bilgiler olmadan kesin bir hükme varmak mümkün değil.
Bugün gelinen noktada ise asıl merak edilen, geçmişte yaşanan siyasi ayrılığın önümüzdeki seçim sürecinde nasıl bir tablo ortaya çıkaracağı.
Demirci’nin son günlerde gerçekleştirdiği ziyaretler, siyasi çevrelerde farklı yorumlara neden oluyor. Bu çalışmaların yalnızca vatandaşlarla bir araya gelme amacı mı taşıdığı, yoksa gelecekteki bir adaylık sürecinin hazırlığı mı olduğu henüz netlik kazanmış değil.
Ancak siyasette saha çalışmalarının, vatandaş ziyaretlerinin ve kamuoyuyla kurulan temasların taşıdığı önem düşünüldüğünde, Demirci’nin yeniden görünür olması gözlerden kaçmıyor.
Şimdi kulislerde şu sorular konuşuluyor:
Bu soruların yanıtı henüz belli değil. Ancak Demirci’nin ziyaretlerini artırması, ilçedeki siyasi hareketliliğin önümüzdeki dönemde daha da yoğunlaşabileceğine işaret ediyor.

Kilimli’de seçim gündeminin en dikkat çekici başlıklarından biri, Kamil Altun’un olası adaylığı ve AK Parti içerisindeki muhtemel alternatifler olacak.
Demirci’nin yeniden sahada görünmesi, Altun’un karşısında yeni bir adaylık seçeneğinin güç kazanıp kazanmayacağı tartışmasını da beraberinde getiriyor. Ancak bugün itibarıyla ne Demirci’nin adaylığı kesinleşmiş durumda ne de AK Parti’nin önümüzdeki seçimlerde kimi tercih edeceği belli.
Siyasi dengeleri belirleyecek olan yalnızca ziyaretler değil; parti teşkilatının yaklaşımı, Ankara’nın değerlendirmesi, kamuoyunun beklentisi ve adayların ortaya koyacağı çalışmalar olacak.
Kilimli’de seçim daha uzakta olabilir ama siyasi hesapların şimdiden yapılmaya başladığı anlaşılıyor.
Demirci sahadaki çalışmalarını sürdürecek mi? AK Parti’de yeniden adaylık yarışına girecek mi? Kamil Altun’un karşısına güçlü bir alternatif olarak çıkabilecek mi?
Kilimli siyasetinde önümüzdeki günlerde yaşanacak gelişmeler bu sorulara ışık tutacak.
Şimdilik görünen şu: Sedat Tolga Demirci yeniden sahada ve gözler onun atacağı bir sonraki adımda.
Kilimli’de seçim yarışı şimdiden mi başladı? Asıl mücadele sandıkta mı, yoksa adaylık kararının verileceği Ankara koridorlarında mı yaşanacak?
Zonguldak’a müjde vermek kolay, verdiğin sözün arkasında durmak zor! Yıllardır aynı senaryo, aynı ziyaretler, aynı vaatler… Bakanlar geliyor, siyasiler harekete geçiyor, bürokrasi seferber oluyor. Ancak iş Zonguldak’ın gerçek sorunlarını çözmeye gelince ortada somut bir sonuç görebilen var mı?
Zonguldak AK Parti İl Başkanı Mustafa Çağlayan yoğun bir tempoda çalışıyor. Koşturuyor, ziyaretler gerçekleştiriyor, bakanları ağırlıyor, şehrin taleplerini gündeme taşımaya gayret ediyor. Hakkını teslim edelim; sahada bir hareketlilik var. Ancak asıl mesele şu: Bu kadar koşturmanın sonunda Zonguldak’ın hanesine ne yazılıyor?
Çünkü siyaset yalnızca ziyaret etmek, ağırlamak, uğurlamak ve kameraların karşısında poz vermek değildir. Siyasetin gerçek başarısı, vatandaşın yıllardır beklediği hizmeti hayata geçirebilmektir.
Zonguldak son dönemde bakan ziyaretlerine, genel merkez yöneticilerinin temaslarına ve siyasi hareketliliğe yabancı değil. Bir bakan geliyor, diğeri gidiyor. AK Parti genel merkezinden isimler şehri ziyaret ediyor. Siyasetçiler, bürokratlar ve teşkilatlar yoğun bir mesaiye giriyor.
Peki, bütün bu hareketliliğin karşılığı ne?
Zonguldak halkı artık yalnızca ziyaret görmek istemiyor. Mikrofonlara söylenen güzel sözleri, toplantılarda verilen mesajları ve geleceğe dönük vaatleri dinlemekten yoruldu. Vatandaş, yıllardır beklediği projelerin hayata geçirilmesini istiyor.
Zonguldak’ın ihtiyacı yeni bir ziyaret trafiği değil, sonuç veren bir hizmet siyasetidir!
Geçtiğimiz hafta Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’ın Zonguldak ziyareti de kentteki en önemli beklentilerden birini yeniden gündeme taşıdı: Zonguldak’ın ve Zonguldakspor’un yıllardır beklediği modern stadyum.
Yine umutlar konuşuldu, beklentiler gündeme geldi. Ancak vatandaşın artık sormaktan vazgeçmediği soru aynı: Bu stat ne zaman yapılacak?
Zonguldak, Türkiye’nin üretimine yıllarca emek vermiş, yerin yüzlerce metre altında alın teri dökmüş madencilerin şehridir. Bu kentin insanı, ülkesine verdiği emeğin karşılığında çağdaş tesisler, güçlü bir spor altyapısı ve hak ettiği yatırımları görmek istiyor.
Türkiye’nin farklı şehirlerinde stadyumlar yapılırken, spor tesisleri yükselirken Zonguldak’ın yıllardır aynı beklentinin peşinde koşması elbette sorgulanmalıdır.
Kimse Zonguldak’a hiçbir hizmet yapılmadığını iddia etmek zorunda değil. Mesele bu değil. Mesele, yıllardır gündemde tutulan ve kentin önemli beklentileri arasında yer alan bir stadyumun neden hâlâ somut bir sonuca ulaşamadığıdır.
Bir şehre stadyum kazandırmak bu kadar mı zor? Yoksa konu Zonguldak olunca öncelikler listesi mi değişiyor?
Bu soruların cevabını artık vatandaş duymak istiyor. Üstelik yeni vaatlerle değil; proje takvimiyle, bütçesiyle, ihale süreciyle ve inşaatın başlayacağı tarihle!
Çünkü bir yatırımın gerçekleştiğini gösteren şey, kürsüden verilen sözler değil, sahada yükselen temeldir.
Şimdi de Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın Filyos’a geleceği konuşuluyor. Elbette gelsin. Zonguldak, bakanların ziyaretinden rahatsızlık duyacak bir şehir değil. Aksine, kentin sorunlarını yerinde görmeleri ve çözüm üretmeleri son derece önemli.
Ancak Zonguldak halkının beklentisi artık farklı.
Gelen her bakanın elinde yeni projeler, somut yatırım kararları ve uygulanabilir müjdelerle gelmesi isteniyor. Zonguldak’ın enerji üretimindeki rolü, madencilikteki emeği, Filyos’un stratejik önemi ve kentin yıllardır bekleyen ihtiyaçları ortada.
O hâlde soralım: Sayın Bakan’ın bu ziyareti Zonguldak için hangi somut kazanımları beraberinde getirecek?
Yine güzel açıklamalar mı duyacağız, yoksa yıllardır beklenen projeler için takvimi belli kararlar mı göreceğiz?
Zonguldak, her ziyaretin ardından yeni bir beklentiye girip bir sonraki ziyareti beklemek zorunda değil. Bu kent, vaatlerin değil, sonuçların konuşulduğu bir dönemi hak ediyor.
AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan’ın yoğun mesaisi gözlerden kaçmıyor. Ancak il başkanının görevi yalnızca ziyaretleri organize etmek ve kentin taleplerini iletmekle sınırlı kalmamalı. Zonguldak’ın beklentilerinin takipçisi olmak, verilen sözlerin hangi aşamada olduğunu kamuoyuyla paylaşmak da bu sorumluluğun bir parçasıdır.
Elbette her karar il başkanının elinde değil. Ancak Zonguldak’ın taleplerini Ankara’ya güçlü biçimde taşımak, ilgili bakanlıklardan açık cevaplar istemek ve sonuç alınana kadar sürecin peşini bırakmamak siyasi sorumluluğun gereğidir.
Peki ya Zonguldak’ın milletvekilleri?
Sayın vekiller, bu şehir sizden yalnızca ziyaretlerde görünmenizi değil, Ankara’da Zonguldak’ın hakkını güçlü biçimde savunmanızı bekliyor. Bakanlıklarla görüşmek, talepleri iletmek elbette önemli. Fakat asıl önemli olan, bu görüşmelerin ardından hangi kararların alındığını ve hangi yatırımların hayata geçirileceğini açıklamaktır.
Zonguldakspor’un stadı söz konusu olduğunda parti ayrımı bir kenara bırakılmalı; iktidarıyla, muhalefetiyle bütün milletvekilleri ortak bir irade ortaya koymalıdır.
Yıllardır süren bu bekleyişi sona erdirmek için ne gerekiyorsa yapılmalı, sorumlular açıkça konuşmalı ve kamuoyu bilgilendirilmelidir.
Zonguldak halkı ne istediğini biliyor: Şehrine değer verilmesini, yatırımların gecikmeden hayata geçirilmesini ve yıllardır gündemde olan projelerin daha fazla sürüncemede bırakılmamasını.
Her bakan ziyareti yeni bir umut yaratıyorsa, o umudun neden kalıcı bir sonuca dönüşmediği de sorgulanmalıdır.
Çünkü bir şehri sürekli beklenti içinde tutmak, o şehrin sorunlarını çözmek anlamına gelmez.
Bugün Zonguldak’ın önünde açık bir sınav var. Bakanlar, milletvekilleri ve siyasi yöneticiler bu sınavı ziyaretlerle değil, somut projelerle verecek.
Zonguldak’ın ağzına bir parmak bal çalıp gitmek kolay. Asıl mesele, o balın ardından kentin eline gerçek bir hizmet bırakabilmek!
Bakalım önümüzdeki günlerde Zonguldak’a gelecek bakanlar ve kentin siyasi temsilcileri, bu kez gerçekten sonuç alıcı adımlar atabilecek mi?
Zonguldakspor’un yıllardır beklediği stat için açık bir takvim açıklanacak mı? Zonguldak’ın diğer öncelikli yatırımları için somut kararlar alınacak mı?
Yoksa yine ziyaretler yapılacak, açıklamalar verilecek, fotoğraflar çekilecek ve Zonguldak bir sonraki müjdeyi beklemeye mi bırakılacak?
Zonguldak halkı artık alkışlanacak sözler değil, hesabı sorulabilecek icraatlar görmek istiyor. Söz sizin, karar sizin, sorumluluk sizin!
Zonguldak bekliyor. Ama bu kez neyin beklendiğini herkes biliyor: Laf değil, hizmet!
Kuvvetli yağış ve olumsuz hava koşulları nedeniyle Zonguldak genelinde eğitime 1 gün ara verildi!
Zonguldak’ta etkisini sürdüren olumsuz hava koşulları ve kuvvetli yağışlar nedeniyle beklenen açıklama geldi. Zonguldak Valiliği, öğrencilerin ve vatandaşların can ve mal güvenliğini korumak amacıyla 16 Ekim 2026 Cuma günü eğitime 1 gün süreyle ara verildiğini duyurdu.
Valilik tarafından yapılan açıklamaya göre, kent genelindeki resmî ve özel tüm eğitim kurumlarında 16 Ekim Cuma günü yüz yüze eğitim faaliyetleri gerçekleştirilmeyecek.
Olumsuz hava koşullarının oluşturabileceği risklere karşı alınan karar kapsamında öğrenciler bir gün boyunca okula gitmeyecek.
Kuvvetli yağışların etkisini sürdürdüğü Zonguldak’ta, vatandaşların dikkatli ve tedbirli olması önem taşıyor. Hava koşullarına bağlı yeni gelişmeler ve alınabilecek ek tedbirler ise yakından takip ediliyor.
Zonguldak’ta 16 Ekim Cuma günü eğitim-öğretime 1 gün ara verildi.

“Ülkücü emekçiye gelince kurallar katı, başkalarına gelince neden esnek? Madenci sahipsiz değildir!”
Zonguldak’ın madencilik gündeminde bu kez Karadon’daki uygulamalar tartışma konusu oldu. MHP Kilimli İlçe Başkanı Atakan Örer, ülkücü emekçilerin mağdur edildiği yönündeki değerlendirmeleri üzerinden yöneticilere sert sözlerle seslendi. Örer’in açıklamasında adalet, eşitlik, liyakat ve emek vurgusu öne çıktı.
Karadon’da alınan bazı kararları sorgulayan MHP Kilimli İlçe Başkanı Atakan Örer, kuralların herkese aynı şekilde uygulanıp uygulanmadığını gündeme taşıdı. Özellikle ailesinin geçimini sağlamak için yer altında çalışan madencilerin yaşadığı sorunlara dikkat çeken Örer, ülkücü emekçilerin söz konusu olduğu durumlarda farklı bir yaklaşım sergilendiği yönündeki eleştirilerini dile getirdi.
Örer, işini bilen, çalışkan ve alın teriyle geçimini sağlayan madencilerin mağdur edilmemesi gerektiğini belirterek, evinde kendisini bekleyen hamile eşi ve ailesi için mücadele eden emekçilerin yaşadığı sıkıntıların görmezden gelinemeyeceğini vurguladı.
Açıklamasında siyasi düşünce farklılıklarına da dikkat çeken Örer, hükümeti ve Cumhur İttifakı’nı eleştiren bazı kişilere ocak yevmiyesiyle dışarıda çalışma imkânı sağlandığı yönündeki iddiaları gündeme getirdi.
Örer, benzer imkânların ülkücü emekçilere neden sunulmadığının sorgulanması gerektiğini belirterek şu mesajı verdi:
“Başkalarına gelince esneyen kurallar, bizim insanımıza gelince neden aşılmaz duvarlara dönüşüyor?”
Bu sözlerle uygulamalardaki eşitlik meselesini tartışmaya açan Örer, yöneticilerin kararlarının gerekçelerini açıklaması gerektiğini ifade etti.
Örer’in açıklamasındaki en dikkat çekici mesajlardan biri de ayrıcalık talep etmediklerine ilişkin vurgusu oldu.
Adaletin kişiye, siyasi düşünceye veya yakınlığa göre değişmemesi gerektiğini belirten Örer, yöneticilerin herkese eşit mesafede durmasının önemine işaret etti. Emekçinin hakkının korunmasının bir tercih değil, sorumluluk olduğunu vurgulayan Örer, haksızlık iddialarının takipçisi olacaklarını bildirdi.
MHP Kilimli İlçe Başkanı Atakan Örer, açıklamasının en sert bölümünde ise hafızalara kazınacak şu ifadeleri kullandı:
“Kurt kışı geçirir ama yediği ayazı unutmaz!”
Örer, kimin emeğe sahip çıktığının, kimin emekçiyi mağdur ettiğinin unutulmayacağını belirterek, yapılan uygulamaların hem vicdanlarda hem de kamuoyu önünde değerlendirileceğini ifade etti.
Atakan Örer’in açıklaması, Karadon’daki uygulamaların hangi kriterlere göre yürütüldüğü ve madencilere sunulan çalışma imkânlarında eşitlik sağlanıp sağlanmadığı sorularını yeniden gündeme taşıdı.
Şimdi gözler, dile getirilen iddialara ve eleştirilere ilişkin yetkililerin yapacağı açıklamalara çevrildi. Tartışmanın odağında ise tek bir soru var: Kurallar herkese aynı mı uygulanıyor, yoksa emekçinin siyasi kimliğine göre farklılık mı gösteriyor?
Örer’in mesajı ise net:
“Madenci sahipsiz değildir! Ülkücü emekçi kimsesiz değildir! Alın terinin ve adaletin sonuna kadar takipçisi olacağız!”
Çatalağzı’nda yağışların ardından meydana gelen heyelan paniğe neden oldu. Lojmanlara ait istinat duvarının çökmesiyle toprak ve ağaç parçaları park halindeki iki aracın üzerine yığıldı. Apartman sakinleri tedbir amacıyla tahliye edilirken olayda can kaybı yaşanmadığı öğrenildi.
Zonguldak’ın Kilimli ilçesine bağlı Çatalağzı beldesinde etkili olan yağışların ardından meydana gelen heyelan, bölgede korku dolu anların yaşanmasına neden oldu. Lojmanlara ait istinat duvarının çökmesi sonucu büyük miktarda toprak ve ağaç parçaları çevreye savrulurken, park halindeki iki araç toprak altında kaldı.

Olay, akşam saatlerinde Çatalağzı beldesinde bulunan lojmanların çevresinde meydana geldi. İddiaya göre, istinat duvarının bir bölümünün koparak çökmesiyle birlikte duvarın arkasındaki toprak kütlesi ve ağaç parçaları aşağıya sürüklendi. Kopan beton bloklar ve toprak yığını, park halindeki iki aracın üzerine düştü.
Çökme sırasında duyulan büyük gürültü, apartman sakinlerini paniğe sürükledi. Evlerinde bulunan vatandaşlar korkuyla sokağa çıkarken, olayın boyutu çevrede endişeye neden oldu.
İhbar üzerine bölgeye AFAD, polis, itfaiye ve zabıta ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri çevrede güvenlik önlemleri alırken AFAD ekipleri de heyelanın meydana geldiği alanda inceleme başlattı.
Olası yeni bir çökme ve heyelan riskine karşı apartmanda yaşayan vatandaşlar tedbir amacıyla tahliye edildi. Bölgede güvenlik önlemleri artırılırken ekiplerin incelemeleri sürüyor.
Olay sırasında apartmanda bulunan vatandaşlardan Emre Palabaş, yaşadıkları korku dolu anları anlattı.
Palabaş, “Çocuklarla salonda oturuyorduk. Bir anda büyük bir ses duyduk. Ev sallandı, yıkılacak gibi oldu. İstinat duvarı göçmüş. Arabalar altında kalmış. Şu an can kaybı yok. Heyelana ilişkin ses veya hareket de yok. Apartmanda yaklaşık 50 kişi yaşıyorduk” ifadelerini kullandı.
İstinat duvarının çökmesiyle iki aracın toprak altında kalması, bölgede yağışların ardından oluşabilecek heyelan riskini yeniden gündeme getirdi. Özellikle yerleşim alanlarının yakınında meydana gelen bu tür olaylarda istinat duvarlarının güvenliği ve zeminin dayanıklılığı büyük önem taşıyor.
Çatalağzı’ndaki olayda can kaybı yaşanmaması teselli olurken, ekiplerin bölgedeki incelemeleri devam ediyor. Hasarın boyutu ve alanda yeni bir heyelan riski bulunup bulunmadığı yapılacak teknik değerlendirmelerin ardından netlik kazanacak.
