31 Ekim 2026 Cumartesi
GELİK’TEKİ GRİZU FACİASI SAĞLIK ALTYAPISINDAKİ EKSİKLİKLERİ YENİDEN GÜNDEME TAŞIDI! MHP KİLİMLİ İLÇE BAŞKANI ATAKAN ÖRER, TAM DONANIMLI HASTANE VE YANIK TEDAVİSİ KAPASİTESİ İÇİN BİR KEZ DAHA ÇAĞRIDA BULUNDU: “MADENCİMİZ YERİN YÜZLERCE METRE ALTINDA ÜRETİM YAPIYOR, PEKİ AĞIR BİR KAZADA SAĞLIK HİZMETİNE NASIL ULAŞACAK?”
Zonguldak’ın Kilimli ilçesine bağlı Gelik beldesinde özel bir maden ocağında meydana gelen ve 3 madencimizin hayatını kaybettiği, 2 madencimizin yaralandığı grizu faciası, ilçenin sağlık altyapısındaki eksiklikleri bir kez daha gündeme getirdi.
Yaşanan acı olayın ardından Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kilimli İlçe Başkanı Atakan Örer, Kilimli’nin yıllardır ihtiyaç duyduğu tam donanımlı hastane ve yanık tedavisi kapasitesinin güçlendirilmesi konusunda dikkat çeken bir açıklama yaptı.
Örer, Kilimli’nin hastane ihtiyacının bir tercih değil, zorunluluk olduğunu vurgulayarak yetkililere bir kez daha seslendi.
MHP Kilimli İlçe Başkanı Atakan Örer, sağlık yatırımı talebini ilk kez gündeme getirmediklerini belirterek daha önce de çeşitli girişimlerde bulunduklarını ifade etti.
Kaymakamlık ve İlçe Sağlık Müdürlüğü nezdinde girişimlerde bulunduklarını, İl Başkanlığı aracılığıyla Sağlık Bakanlığına taleplerini ilettiklerini belirten Örer, Kilimli’nin sağlık alanındaki eksikliklerinin giderilmesi için mücadele ettiklerini kaydetti.
Örer’in açıklamasındaki en dikkat çekici nokta ise yaşanan maden facialarının ardından sağlık hizmetlerine erişimin hayati önem taşıdığına yönelik vurgusu oldu.
Kilimli; maden ocakları, enerji tesisleri ve sanayi kuruluşlarıyla Zonguldak’ın en önemli üretim merkezlerinden biri.
Ancak böylesine yoğun bir madencilik ve sanayi faaliyetinin yürütüldüğü ilçede, ağır yaralanmalara ve acil müdahale gerektiren vakalara yönelik sağlık kapasitesinin yetersizliği tartışma konusu olmaya devam ediyor.
Özellikle grizu patlaması, yangın ve ağır yanık vakalarında zamanla yarışıldığı düşünüldüğünde, sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi artık ertelenebilecek bir talep olmaktan çıkıyor.
Madencilerimiz ülkenin enerji ihtiyacı için yerin yüzlerce metre altında alın teri dökerken, olası ağır kazalarda ihtiyaç duyulan sağlık hizmetlerine erişim konusunda ilçenin yaşadığı eksiklikler ciddi biçimde değerlendirilmek zorunda.
Atakan Örer, Kilimli’ye tam donanımlı bir hastane kazandırılmasını, ilçenin ihtiyaçlarına uygun yanık tedavisi kapasitesinin oluşturulmasını ve acil sağlık hizmetlerinin geliştirilmesini istedi.
Örer, açıklamasında şu mesajı verdi:
“Biz felaket yaşandıktan sonra konuşanlardan değil, felaket yaşanmadan önce tedbir alınması için çağrıda bulunanlardanız. Amacımız kimseyi suçlamak değil, yeni acılar yaşanmadan gerekli adımların atılmasını sağlamaktır. Bu mesele siyaset üstü bir meseledir. Bu mesele insan hayatıdır, madencimizin canıdır, Kilimli halkının sağlık hakkıdır.”
Açıklamasında Cumhur İttifakı’nın güçlü iradesine de vurgu yapan Örer, devletin ilgili kurumlarının Kilimli’nin sağlık alanındaki ihtiyaçlarına kayıtsız kalmayacağına inandıklarını belirtti.
MHP Kilimli İlçe Başkanı, taleplerinin en kısa sürede karşılık bulmasını ve gerekli sağlık yatırımlarının hayata geçirilmesini beklediklerini ifade etti.
Gelik’te yaşanan facia, geride yalnızca acı ve gözyaşı bırakmadı. Aynı zamanda Kilimli’nin sağlık altyapısının geleceğine ilişkin önemli soruları da yeniden gündeme getirdi.
Kilimli’ye tam donanımlı hastane yapılacak mı? Ağır yanık vakalarına müdahale edebilecek sağlık kapasitesi ilçeye kazandırılacak mı? Madencilerin ve vatandaşların sağlık hizmetlerine daha hızlı ulaşabilmesi için hangi adımlar atılacak?
Bunlar artık yalnızca bir siyasi partinin değil, bütün Kilimli halkının cevap beklediği sorular.
Çünkü hastane sadece bir bina değildir. Bir madencinin hayata tutunma umudu, bir annenin evladına, bir eşin hayat arkadaşına, bir çocuğun babasına kavuşma ihtimalidir.
Atakan Örer’in çağrısı ise net:
“Kilimli hak ettiği sağlık hizmetlerine kavuşana kadar bu konunun takipçisi olmaya devam edeceğiz.”
Atakan Örer – MHP Kilimli İlçe Başkanı
TAŞLAR YERİNDEN OYNUYOR, VATANDAŞIN ÜZERİNE SU SIÇRIYOR, BELEDİYE SEYREDİYOR!
FEN İŞLERİ MÜDÜRÜ ORAL EŞ HER GÜN DEFALARCA HASTANEYE GİDİP GELİYOR AMA POLİKLİNİĞİN ÖNÜNDEKİ SORUNLARI GÖRMÜYOR MU? MUHTAR YASİN ERTÜRK NEDEN SESSİZ? BAŞKAN KAMİL ALTUN’UN BELEDİYECİLİK ANLAYIŞI YİNE TARTIŞMA KONUSU!
Kilimli’de vatandaşın sağlık hizmeti almak için başvurduğu tek semt polikliniğinin çevresindeki manzara, ilçedeki belediye hizmetlerinin hangi noktaya geldiğini gözler önüne seriyor.
Polikliniğe gelen vatandaşların kullandığı yürüyüş güzergâhındaki taşlar yerinden oynuyor. İnsanlar her adımda düşme tehlikesiyle karşı karşıya kalırken, araçların üzerinden geçtiği bozuk zemin nedeniyle sıçrayan sular vatandaşların üzerine kadar geliyor.
Üstelik burası sıradan bir sokak değil! Yaşlıların, hastaların, çocukların ve sağlık hizmeti almak için polikliniğe gelen insanların kullandığı bir alan.
İnsan sağlığının söz konusu olduğu bir yerde, vatandaşın güvenli yürüyüşünü sağlayamayan bir belediyecilik anlayışının mazereti ne olabilir?
Kilimli Belediyesi Fen İşleri Müdürü Oral Eş’in hastaneye sık sık geldiği ifade edilirken, insanın aklına ister istemez şu soru geliyor:
Madem bu kadar sık buraya geliniyor, polikliniğin girişindeki bu rezalet neden görülmüyor?
Fen İşleri Müdürlüğü’nün görevi yalnızca makamda oturmak, talimat vermek veya belediye başkanının yanında görünmek midir? Vatandaşın her gün yaşadığı sorunları görmek, tespit etmek ve çözmek de bu görevin bir parçası değil midir?
Oral Eş’in bu sorun karşısındaki tutumu merak ediliyor. Kilimli halkı, Fen İşleri Müdürlüğü’nün bu alanla ilgili ne zaman harekete geçeceğini öğrenmek istiyor.
Güvenlik Mahallesi Muhtarı Yasin Ertürk’e de sorularımız var.
Mahallesindeki vatandaşların yaşadığı bu sıkıntılar ortadayken muhtarlık makamının neden daha güçlü bir girişimde bulunmadığı merak ediliyor.
Belediye yönetimiyle yakın ilişkiler içerisinde olduğu yönündeki değerlendirmeler bir yana, muhtarlık makamının öncelikli görevi vatandaşın hakkını savunmak değil midir?
Muhtarlık, belediyeyle iyi geçinme makamı değil, mahallenin sorunlarını gündeme taşıma makamıdır.
Sayın Yasin Ertürk, vatandaşın üzerine su sıçrarken, taşlar yerinden oynarken neden sesinizi yükseltmiyorsunuz?
Kilimli Belediye Başkanı Kamil Altun’a da açıkça soruyoruz:
İlçenin tek semt polikliniğinin çevresindeki bu görüntüler belediyenin hiç mi dikkatini çekmiyor?
Vatandaşın ayağının altında taşlar oynuyor, üzerine su sıçrıyor, insanlar yürürken tedirgin oluyor. Peki belediyenin Fen İşleri Müdürlüğü nerede?
Belediyecilik; fotoğraf vermek, makamda oturmak ve açılışlarda görünmek değildir. Belediyecilik, vatandaşın günlük hayatını kolaylaştırmak, sorunları büyümeden çözmek ve insanların güvenliğini sağlamaktır.
Vatandaşın karşısına kibirli ve ulaşılmaz bir yönetim görüntüsü çıkıyorsa bunun hesabını da yönetim vermelidir.
Buradan Kamil Altun’a, Fen İşleri Müdürü Oral Eş’e ve Güvenlik Mahallesi Muhtarı Yasin Ertürk’e soruyoruz:
Kilimli halkı ayrıcalık istemiyor. Lütuf beklemiyor. Sadece hakkı olan belediye hizmetini istiyor!
Unutulmasın: Belediye başkanlığı bir güç gösterisi değil, hizmet makamıdır. Fen İşleri Müdürlüğü de bir unvan taşıma yeri değil, sorun çözme makamıdır.
Kilimli’nin tek semt polikliniğinin çevresindeki bu görüntüler ilçeye yakışmıyor.
Kilimli Belediyesi artık seyretmeyi bırakıp iş yapmalı!
VATANDAŞIN AYAĞININ ALTINDAKİ TAŞI YERİNE KOYAMAYANLAR, KİMLERE HİZMET ETTİKLERİNİ BİR KEZ DAHA DÜŞÜNMELİ!
Kilimli Belediyesi’nin temizlik hizmetlerine ilişkin ihbar hattımıza ulaşan şikâyetler, ilçede yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. İhbar sahibinin iddiaları oldukça ağır: Sabah saatlerinde belediyenin bazı temizlik işçilerinin Kardeşler Pastanesi’nde uzun süre oturduğu, çay ve sigara eşliğinde vakit geçirdiği öne sürülürken, mahalle aralarındaki temizlik sorunlarının ise giderek büyüdüğü iddia ediliyor.
Vatandaşın sorduğu soru açık: Belediyede bu kadar personel varsa Kilimli’nin sokakları neden hâlâ temiz değil?
İhbar hattımıza ulaşan vatandaşın iddiasına göre, sabah saat 08.00 sıralarında Kardeşler Pastanesi’nde oturan bazı belediye temizlik işçileri, çaylarını içerken ve sigaralarını tüttürürken görülüyor. Aynı saatlerde mahalle aralarında temizlik hizmetlerinin yetersiz kaldığı ileri sürülüyor.
İddianın en dikkat çekici bölümü ise Belediye Başkanı’nın sabah sporu dönüşünde bu işçilerle karşılaştığı ve kendilerine “Günaydın” dediği yönünde.
Burada asıl mesele bir selamlaşma değil. Asıl mesele, belediye başkanının sahada karşılaştığı çalışma düzenini denetleyip denetlemediği ve vatandaşın temizlik şikâyetlerine ne ölçüde kulak verdiği.
Başkanın bu görüntülerden haberdar olup olmadığı, söz konusu işçilerin mesai saatleri içindeki görev ve dinlenme düzeninin nasıl uygulandığı kamuoyu adına açıklığa kavuşturulmalı.
İhbarı yapan vatandaşın bir diğer iddiası, temizlik personelinin ana yolların süpürülmesine ağırlık verirken mahalle aralarındaki temizlik sorunlarının geri planda kaldığı yönünde.
Ana yolların temiz tutulması elbette önemli. Ancak belediyecilik yalnızca araçların geçtiği güzergâhları temizlemekten ibaret değil. Mahalle araları, ara sokaklar, kaldırımlar ve vatandaşın her gün kullandığı yollar da belediyenin sorumluluğunda.
Kilimli halkı şu sorulara yanıt bekliyor:
Personel sayısı çok olabilir; önemli olan, bu personelin sahada ne kadar verimli çalıştığıdır.
İhbar hattımıza ulaşan şikâyette, Köprübaşı Kavşağı’ndan Güney Mahallesi’ne ve mezarlığa giden güzergâhtaki yolların durumu da gündeme getirildi.
Vatandaş, yoldaki çukurların kum dökülerek kapatılmaya çalışıldığını, ancak yağışlarla birlikte aynı sorunların yeniden ortaya çıkabileceğini savunuyor.
Burada da belediyeye düşen görev belli: Geçici müdahalelerle günü kurtarmak yerine, yolun durumunu teknik açıdan değerlendirmek ve kalıcı çözüm üretmek.
Yağmur yağdığında ortaya çıkacak manzarayı beklemek mi gerekiyor, yoksa sorun büyümeden önlem almak mı?
Kilimli halkı, özellikle mahalle yollarında güvenli ve kalıcı düzenleme yapılmasını istiyor.
İhbar sahibinin sözleri, ilçedeki hizmet tartışmasının boyutunu ortaya koyuyor:
“Ali Baba gitti, Kilimli bitti! Bu kadar personel var ama çalışan yok. Sabah pastanede oturanları görünce insan ister istemez soruyor: Mahallelerin temizliği ne olacak? Başkan sabah sporundan dönüyor, işçilere günaydın diyor. Peki, bu ilçenin sokaklarını kim temizleyecek?”
Bu sözler, ihbar sahibinin tepkisini yansıtıyor. Ancak ortada cevap bekleyen somut sorular var: Personel sahada mı, mahalleler düzenli temizleniyor mu, yolların bakım ve onarımı yeterli mi?
Geçmiş dönemle bugünü karşılaştıran vatandaşlar, eski Belediye Başkanı Ali Aslankılıç dönemindeki hizmet anlayışını da gündeme getiriyor. Elbette geçmişi övmek ya da bugünü eleştirmek tek başına yeterli değil. Önemli olan, bugün Kilimli halkının hangi hizmeti aldığıdır.
Kilimli Belediyesi’nin bu iddialara yanıt vermesi, temizlik personelinin çalışma düzenini açıklaması ve mahallelerdeki temizlik hizmetlerinin denetimini kamuoyuyla paylaşması gerekiyor.
Çünkü belediyecilik, yalnızca makamda oturmak, törenlere katılmak ya da sabah sporuna çıkmak değildir. Belediyecilik; sokakta, mahallede, çukurun başında, çöpün yanında ve vatandaşın şikâyet ettiği noktada çözüm üretmektir.
Kilimli halkı ayrıcalık değil, ödediği vergilerin karşılığını istiyor.
İhbar hattımıza ulaşan iddiaların doğruluğu, belediyenin açıklaması ve sahadaki gözlemlerle ortaya konulmalı. Eğer mesai saatlerinde görev ihmali varsa gereği yapılmalı; eğer iddialar gerçeği yansıtmıyorsa bu da belgeleriyle kamuoyuna anlatılmalı.
Sarı çizmeli başkanın önünde iki seçenek var: İddialara cevap vermek ve hizmeti göstermek ya da Kilimli halkının sorularıyla baş başa kalmak.
Kilimli’nin sokakları temiz, yolları güvenli, belediye hizmetleri denetlenebilir olmak zorunda. Çünkü bu ilçede yaşayan vatandaş, söz değil, icraat görmek istiyor.
KİLİMLİ HABER – İhbar hattımıza ulaşan şikâyetlerin takipçisi olacağız.
Belediye başkanlığı yarışını kaybettikten sonra uzun süre siyasi görünürlüğü azalan Hamdi Ayan, Orhan Korkmaz’ın MHP Zonguldak İl Başkanlığı görevine gelmesinin ardından yeniden sahada. İlçe teşkilatlarına yönelik temasları ve parti içindeki hareketliliği soru işaretlerini beraberinde getiriyor: Ayan yeniden adaylığa mı hazırlanıyor, yoksa MHP’de kendisine yeni bir siyasi alan mı açmaya çalışıyor?
Zonguldak Milliyetçi Hareket Partisi’nde (MHP) son günlerde dikkat çeken bir hareketlilik yaşanıyor. MHP’nin eski il başkanı ve Zonguldak Belediye Başkan adayı Hamdi Ayan, yeniden siyaset sahnesinde görünür olmaya başladı. Ancak Ayan’ın bu dönüşü, beraberinde ciddi soruları da getiriyor.
Belediye başkanlığı yarışının ardından uzun süre kamuoyu önünde daha az görünen, parti etkinliklerinde de eskisi kadar öne çıkmayan Ayan’ın, Orhan Korkmaz’ın il başkanlığı döneminde yeniden yoğun biçimde sahaya çıkması dikkatlerden kaçmıyor.
Peki, ne değişti? Hamdi Ayan’ı yeniden harekete geçiren ne? Bu siyasi hareketliliğin arkasında yeni bir adaylık hesabı mı var?
MHP’de il başkanlığı görevi ve teşkilatların yönetim sorumluluğu belli. Buna rağmen Hamdi Ayan’ın son dönemdeki siyasi temasları, parti içinde kimin hangi rolle hareket ettiği sorusunu gündeme taşıyor.
Kulislerde, Ayan’ın ilçe teşkilatları üzerindeki etkisini artırmaya çalıştığı yönünde değerlendirmeler yapılıyor. Bu temasların kapsamı ve amacı ise açıklığa kavuşmuş değil.
Ancak siyasette görüntü de en az mesaj kadar önemlidir. Mevcut il başkanının sorumluluk alanıyla eski bir il başkanının sahadaki görünürlüğü arasında rekabet algısı oluşuyorsa, bunun teşkilat yönetimi açısından değerlendirilmesi gerekir.
MHP’de iki ayrı merkezden siyaset yapıldığı izlenimi oluşması, en çok da mevcut il başkanı Orhan Korkmaz’ı zor durumda bırakabilir.
Ayan’ın yeniden sahaya çıkışı, Korkmaz’ın liderliğini gölgede bırakacak bir siyasi görüntüye dönüşürse bunun parti içindeki yansımaları daha fazla tartışılacaktır.
Zonguldak siyaset kulislerinde konuşulan başlıklardan biri de Hamdi Ayan’ın geleceğe yönelik siyasi planları.
Ayan’ın yeniden belediye başkan adaylığına hazırlanabileceği yönündeki değerlendirmeler, parti tabanında merak uyandırıyor. Ancak şu ana kadar böyle bir adaylığı kesinleştiren resmî bir açıklama bulunmuyor.
Soru açık: Ayan yalnızca parti çalışmalarına destek vermek için mi sahada, yoksa yaklaşan siyasi süreçler için şimdiden pozisyon mu alıyor?
Bir başka merak edilen konu ise Ayan’ın hangi siyasi hedef doğrultusunda hareket ettiği. Eğer yeni bir adaylık düşüncesi varsa bunun teşkilatla açık biçimde paylaşılması, kulislerdeki soru işaretlerini azaltabilir.
MHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) Üyesi Murat Kontra ile Hamdi Ayan’ın birlikte hareket ettiği yönündeki değerlendirmeler de parti kulislerinde konuşulan başlıklar arasında.
Kontra’nın milletvekilliği, Ayan’ın ise yeniden belediye başkan adaylığı hedeflediği yönündeki iddialar siyasi çevrelerde dile getiriliyor. Ancak iki isim arasında bu yönde bir anlaşma bulunduğunu doğrulayan somut bir bilgi veya resmî açıklama mevcut değil.
Buna rağmen ortaya atılan senaryolar, MHP’nin Zonguldak’taki siyasi geleceğine ilişkin tartışmaları büyütüyor.
Asıl mesele, kimin hangi makama talip olduğu kadar, bu hedeflerin teşkilatın ortak iradesiyle mi yoksa kişisel hesaplarla mı şekilleneceği.
Parti tabanının beklentisi de bu noktada önem kazanıyor: Teşkilat çalışmaları kişisel siyasi hesapların gölgesinde kalmamalı.
Hamdi Ayan’ın yeniden sahada görünür olması, MHP İl Başkanı Orhan Korkmaz açısından da dikkatle yönetilmesi gereken bir tablo oluşturuyor.
Ayan’ın faaliyetleri partiye katkı sunan bir destek olarak mı değerlendirilecek, yoksa zaman içinde mevcut yönetimin önüne geçen bir görüntüye mi dönüşecek?
Bu sorunun yanıtı, yalnızca iki isim arasındaki ilişkiyi değil, MHP Zonguldak teşkilatlarının çalışma düzenini de yakından ilgilendiriyor.
Parti içinde huzursuzluk bulunduğuna yönelik değerlendirmeler varsa bunların kişisel çekişmeler üzerinden değil, somut gelişmeler ve teşkilatın resmî tutumu üzerinden ele alınması gerekiyor.
Hamdi Ayan’ın yeniden siyaset sahnesinde öne çıkmasıyla birlikte Zonguldak MHP’de gözler hem eski hem de mevcut yönetime çevrildi.
Ayan’ın hedefi ne? Murat Kontra ile siyasi geleceğe ilişkin ortak bir planı var mı? Orhan Korkmaz bu hareketliliği nasıl değerlendiriyor? İlçe teşkilatlarının bu tabloya yaklaşımı ne yönde?
Bu soruların yanıtları henüz netleşmiş değil. Ancak siyasi kulislerdeki tartışmaların büyümemesi için en doğru yol, iddiaların açık biçimde yanıtlanması ve teşkilat içindeki görev ve sorumlulukların netleştirilmesi.
Çünkü siyasette yalnızca sahada görünmek yetmez; hangi amaçla sahaya çıkıldığını da açıklamak gerekir.
Zonguldak MHP’de şimdi gözler Hamdi Ayan’da. Eski il başkanı yalnızca yeniden siyaset mi yapıyor, yoksa yeni bir adaylık sürecinin hazırlığını mı yürütüyor? Bu sorunun yanıtı, önümüzdeki dönemde atılacak adımlarla ortaya çıkacak.
Zonguldak siyaset ve iş dünyasının tanınan isimleriyle ilgili kulisler hareketlendi. Evli olduğu belirtilen bir siyasetçi ve iş kadını hakkında ortaya atılan özel hayat iddiaları tartışma yarattı. Restoran buluşmasından aynı otelde konaklamaya kadar uzanan söylentiler konuşulurken, iddiaları doğrulayacak somut kanıt henüz ortaya konulmadı.
Zonguldak’ta siyaset ve iş dünyasının perde arkasında konuşulanlar gündeme bomba gibi düştü. Evli olduğu bilinen, kamuoyunda tanınan bir siyasetçi ve iş kadını hakkında ortaya atılan iddialar, siyasi etik ve kamuoyuna karşı sorumluluk tartışmalarını beraberinde getirdi.
İddialara göre söz konusu iş kadınının, Zonguldak’a yakın bir ilin ilçesinde bir erkekle restoranda samimi şekilde görüldüğü öne sürülüyor. Buluşmanın ardından aynı otelde gece geçirdiklerine ilişkin söylentiler de kulislerde dile getiriliyor.
Daha önce yurt dışında yaşandığı ileri sürülen bazı olaylarla ilgili söylentilerin de gündeme geldiği iddia edilirken, bütün bu anlatılanların doğruluğu henüz bağımsız kaynaklarca teyit edilmiş değil.
Siyasette tanınan isimler hakkında ortaya atılan iddialar elbette merak uyandırabilir. Ancak kulislerde konuşulanlarla kanıtlanmış gerçekler aynı şey değildir. Bir restoranda birlikte görülmek ya da aynı otelde konakladığı ileri sürülmek, tek başına bir ilişkinin kanıtı sayılamaz.
Asıl soru şu: Ortaya atılan iddiaların somut bir dayanağı var mı, yoksa konu söylentiler üzerinden mi büyütülüyor?
Kamuoyunun tanıdığı isimler hakkındaki iddiaların açıklığa kavuşması için tarafların görüşlerinin alınması ve varsa somut delillerin değerlendirilmesi gerekiyor. İddiaların muhataplarından açıklama alınmadan kesin hüküm vermek ise gazetecilik ilkeleriyle bağdaşmıyor.
Zonguldak kulislerinde konuşulan bu iddialar, doğrulanmış bilgilerle açıklığa kavuşmayı bekliyor.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.