DOLAR 46,6473 0.03%
EURO 53,3187 0.36%
ALTIN 6.029,14-1,65
BITCOIN 27889820.10557%
İstanbul
29°

AÇIK

SABAHA KALAN SÜRE

  • HABERLER
  • HESAP
KİLİMLİ’NİN GELECEĞİ KİMİN ELİNDE?

KİLİMLİ’NİN GELECEĞİ KİMİN ELİNDE?

ABONE OL
14 Ekim 2026 15:29
KİLİMLİ’NİN GELECEĞİ KİMİN ELİNDE?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

KİLİMLİ’NİN GELECEĞİ İHALE MASASINDA! ALPEREN İNŞAAT İHALEYİ NASIL ALDI, SERDAR YARALI’NIN BELGESİ NEREDE DEVREYE GİRDİ?

Mustafa Öztürk ve Serdar Yaralı hakkında yanıt bekleyen sorular! Kilimli’nin vizyonunu değiştirmesi beklenen projede ihale şartları, iş bitirme belgesi ve işin geleceği tartışılıyor!

Kilimli’nin geleceğini ilgilendiren büyük bir proje… Tartışmaların odağında Alperen İnşaat… Kamuoyunun yanıt beklediği soruların merkezinde ise Mustafa Öztürk ve Serdar Yaralı var!

Kilimli için büyük önem taşıyan, ilçenin gelişimine ve gelecekteki vizyonuna katkı sağlaması beklenen proje üzerinden ciddi soru işaretleri gündeme geliyor. İhaleyi, Milliyetçi Hareket Partisi eski Zonguldak İl Başkanı Mustafa Öztürk’ün sahibi olduğu Alperen İnşaat’ın aldığı belirtiliyor.

Ancak asıl tartışma, ihalenin kim tarafından alındığından çok daha büyük: Bu proje hangi yeterlilikler değerlendirilerek verildi? İhale bedeli gerçekten ekonomik ve uygulanabilir mi? İşin zamanında tamamlanabileceğine ilişkin hangi güvenceler bulunuyor?

Kilimli halkı artık bu soruların cevabını istiyor!

İHALE ZARARINA ALINDIYSA BU İŞİN SONU NEREYE VARACAK?

İddialara göre proje, maliyet hesabı bakımından zarar doğurabilecek kadar düşük bir fiyatla üstlenildi. Eğer bu iddia doğruysa kamuoyunun bilmesi gereken önemli bir konu var: Bir firma, böylesine önemli bir projeyi zarar etme ihtimalini göze alarak neden üstlenir?

Elbette düşük teklif vermek tek başına usulsüzlük anlamına gelmez. Ancak teklifin gerçekçi olup olmadığı, işin finansmanının nasıl sağlanacağı ve taahhütlerin yerine getirilip getirilemeyeceği açıklığa kavuşturulmalıdır.

Kilimli’nin geleceği söz konusu olduğunda, yalnızca ihalenin sonuçlanması yeterli değildir. Asıl mesele, projenin zamanında, eksiksiz ve kamu yararına uygun biçimde tamamlanmasıdır.

İhale kazanmak başka, o ihalenin gereğini yerine getirmek başkadır!

ALPEREN İNŞAAT BU ALANDA HANGİ TECRÜBEYE SAHİP?

Kamuoyunda yanıt bekleyen sorulardan biri de Alperen İnşaat’ın bu ölçekteki bir projeyi gerçekleştirme konusundaki deneyimi ve yeterliliği.

İhaleye katılan firmaların teknik yeterlilikleri, benzer iş deneyimleri, mali kapasiteleri ve sundukları belgeler hangi ölçütlerle değerlendirildi?

Bu alanda daha önce önemli projeler gerçekleştirmiş firmalar ihaleye katıldıysa teklifleri hangi gerekçelerle elendi veya daha düşük puan aldı? İhalenin sonucu hangi somut kriterlere dayanıyor?

Bunlar kişisel yorumlarla geçiştirilecek sorular değil. İhale dokümanları, değerlendirme tutanakları ve sözleşme hükümleriyle yanıtlanabilecek sorulardır.

Kilimli halkının beklentisi açık: Proje, kimin hangi siyasi geçmişe sahip olduğuna göre değil, kamu yararına ve teknik yeterliliğe göre yürütülmelidir.

SERDAR YARALI’NIN İŞ BİTİRME BELGESİ İDDİASI: BELGE KİMİN, SORUMLULUK KİMİN?

Tartışmanın önemli başlıklarından biri de inşaat mühendisi Serdar Yaralı’nın iş deneyim belgesinin Alperen İnşaat’ın kamu ve belediye işlerinde kullanıldığı yönündeki iddialar.

Burada önemli bir ayrımın altını çizmek gerekiyor: Mustafa Öztürk ile Serdar Yaralı’nın ortak olduğu ileri sürülmüyor. Mustafa Öztürk, firma sahibi olarak; Serdar Yaralı ise kendisine ait olduğu belirtilen iş deneyim belgesi üzerinden gündeme gelen inşaat mühendisi olarak ayrı ayrı ele alınmalıdır.

Kamuoyunun öğrenmek istediği şudur:

  • Serdar Yaralı’ya ait olduğu belirtilen iş bitirme belgesi hangi iş için düzenlendi?
  • Bu belge Alperen İnşaat’ın söz konusu ihalede yeterlilik sağlaması amacıyla kullanıldı mı?
  • Kullanıldıysa ihale mevzuatındaki şartlar karşılandı mı?
  • Belgenin sahibi olan kişinin projedeki resmî sorumluluğu nedir?
  • Belge kullanımına ilişkin iddialar ihale dosyaları üzerinden doğrulanabiliyor mu?

Bir belgenin kime ait olduğu kadar, hangi koşullarda kullanıldığı da önemlidir.

İş deneyim belgeleri, kamu ihalelerinde teknik yeterliliğin değerlendirilmesinde önemli rol oynar. Bu nedenle belgenin sahibi, kullanıldığı iş ve mevzuata uygunluk konuları somut kayıtlar üzerinden açıklığa kavuşturulmalıdır.

Belgenin kullanılması tek başına usulsüzlük kanıtı değildir. Ancak bu konuda soru işaretleri varsa, ihale makamının ve ilgili tarafların belgeler üzerinden kamuoyunu aydınlatması gerekir.

“HER İŞTEN PAY ALIYOR” İDDİASI VARSA, BELGELER KONUŞSUN!

Serdar Yaralı’nın iş deneyim belgesi üzerinden yürütülen işlerden maddi kazanç elde ettiği yönünde iddialar da gündeme getiriliyor. Ancak bu iddiaların doğruluğunu ortaya koyan kamuya açık, doğrulanmış belgeler olmadan herhangi bir ödeme ilişkisini kesin gerçek gibi sunmak mümkün değildir.

Sorulması gereken, belgenin hangi hukuki ve ticari ilişki çerçevesinde kullanıldığıdır.

Taraflar arasında bir sözleşme, danışmanlık ilişkisi veya başka bir ticari düzenleme varsa bunun niteliği, ihale mevzuatına uygunluğu ve projedeki sorumlulukların kimler tarafından üstlenildiği açıklığa kavuşturulmalıdır.

Kamu kaynaklarıyla yürütülen işlerde belirsizliklerin giderilmesi, yalnızca eleştirilen kişilerin değil, ilçenin tamamının yararınadır.

SERDAR YARALI’NIN SİYASİ TERCİHLERİ DE TARTIŞMA KONUSU

Serdar Yaralı’nın geçmişte Kilimli Belediye Başkanlığı için aday olduğu ve seçim döneminde Mesut Şalvarcıoğlu’na yönelik siyasi tutumunun tartışıldığı da dile getiriliyor.

Bu noktada kamuoyunun aklına şu soru geliyor: Siyasi eleştirilerin yönü ve yoğunluğu neden belirli isimler üzerinde toplandı?

Ancak bir siyasetçinin seçim dönemindeki tutumu, tek başına başka bir kişiyle çıkar ilişkisi bulunduğunu kanıtlamaz. Bu nedenle siyasi davranışlarla ihale süreci arasında bağlantı kurulacaksa, bunun somut verilerle ortaya konulması gerekir.

Siyasi tercihler ayrı, kamu ihalelerinin şeffaflığı ayrıdır. İkisi arasında ilişki bulunduğu ileri sürülüyorsa, iddianın dayanağı açıkça gösterilmelidir.

İHALE ALINDI, PEKİ SAHADA NEDEN HAREKETLİLİK YOK?

Projenin henüz başlamadığı veya sahada kayda değer bir çalışma görülmediği yönündeki iddialar da tartışmanın bir başka boyutunu oluşturuyor.

Eğer sözleşme yürürlüğe girmiş olmasına rağmen iş programında öngörülen faaliyetler başlamadıysa, bunun gerekçesi nedir? Yer teslimi yapıldı mı? İşin başlama tarihi ne? Sözleşmede hangi süreler öngörülüyor? Gecikme varsa yaptırımlar uygulanacak mı?

Projenin on yıl sürebileceğine ilişkin değerlendirmeler de dile getiriliyor. Ancak bu süreyi doğrulayan bir iş programı veya resmî kayıt ortaya konulmadan, böyle bir iddiayı kesin bilgi olarak kabul etmek doğru olmaz.

Yine de Kilimli halkının endişesi anlaşılır: İlçenin geleceği açısından önemli bir yatırım, belirsizlik içinde bekletilmemelidir.

ASIL SORU: KİLİMLİ’NİN MENFAATİ Mİ, YOKSA SADECE İHALEYİ KAZANMAK MI?

Bu projenin gerçek anlamda başarıya ulaşması için üç temel unsur gerekiyor: yeterli teknik kapasite, gerçekçi finansman ve zamanında tamamlanma güvencesi.

İhale düşük fiyatla sonuçlandıysa bunun kamuya sağlayacağı avantaj kadar, işin tamamlanamaması veya gecikmesi ihtimali de değerlendirilmelidir. İhale makamının görevi, yalnızca en uygun teklifi belirlemek değil, kamu yararını ve sözleşmenin uygulanabilirliğini de güvence altına almaktır.

Mustafa Öztürk’ün sahibi olduğu Alperen İnşaat ve Serdar Yaralı hakkında gündeme gelen iddiaların yanıtı, söylentilerde değil; ihale dosyalarında, iş deneyim belgelerinde, sözleşmelerde ve sahadaki gerçek ilerlemede aranmalıdır.

KİLİMLİ HALKI AÇIKLAMA BEKLİYOR!

Mustafa Öztürk’e, Serdar Yaralı’ya ve ihaleyi gerçekleştiren ilgili idareye soruyoruz:

1. İhale hangi bedelle sonuçlandı ve bu bedelin maliyet hesabı nasıl yapıldı?

2. Alperen İnşaat’ın teknik yeterliliği ve benzer iş deneyimi hangi belgeler üzerinden değerlendirildi?

3. Serdar Yaralı’ya ait olduğu belirtilen iş deneyim belgesi bu ihalede kullanıldı mı? Kullanıldıysa hangi kapsamda?

4. Projenin yer teslimi, başlangıç tarihi ve tamamlanma süresi nedir?

5. Sahada çalışma başlamadıysa bunun gerekçesi ne? Sözleşmedeki yükümlülükler yerine getiriliyor mu?

6. İhaleye katılan diğer firmaların teklifleri ve değerlendirme sonuçları kamuoyuyla paylaşılabilir mi?

Bu soruların hiçbiri cevapsız bırakılmamalıdır.

Kilimli’nin geleceğini etkileyecek bir proje, belirsizliklerin gölgesinde kalmamalıdır. İddialar doğruysa gereği yapılmalı; yanlışsa belgelerle açıklığa kavuşturulmalıdır.

Çünkü Kilimli’nin geleceği, kişisel tartışmalardan da siyasi hesaplaşmalardan da büyüktür.

Kilimli halkı ayrıcalık istemiyor. İstediği şey çok açık: Şeffaf ihale, ehil firma, hesap verebilir yönetim ve zamanında tamamlanan bir proje!

Şimdi söz değil, belge zamanı. Kilimli kamuoyunun beklediği cevaplar açık ve somut biçimde verilmelidir.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r