
Siyasette yıllarca bir koltuğa talip olup da o koltuğa oturmayı başaramayan çok isim vardır. Ama bazen insan düşünmeden edemiyor: Belki de kaybedilen o seçimlerin bir sebebi vardır.
Erdinç Kargidan uzun yıllardır siyasetin içinde. Neredeyse her seçimde bir koltuğa aday oldu. Fakat her seferinde sandıktan mağlubiyet çıktı.
Kısmet bu ya… İlk kez bir seçimi kazandı ve Cumhuriyet Halk Partisi Kilimli İlçe Başkanlığı koltuğuna oturdu.
Peki sonra ne oldu?
Aylardır o koltukta oturuyor ama Kilimli halkı hâlâ şu sorunun cevabını arıyor:
“Ne yaptı?”
Ortada ne güçlü bir siyasi çıkış var, ne Kilimli’nin sorunlarıyla ilgili ciddi bir mücadele var, ne de kamuoyunda ses getiren bir çalışma.
Ama düğünlerde var.
Açılışlarda var.
Ziyaretlerde var.
Fotoğraflarda var.
Kısacası her yerde var…
Bir tek siyasetin olması gereken yerde yok.
Bir ilçe başkanının görevi sadece kurdele kesilen fotoğraflarda görünmek değildir.
Bir ilçe başkanının görevi; halkın sorunlarını konuşmak, yapılmayanları gündeme getirmek, gerektiğinde sert muhalefet yapmak ve ilçenin hakkını savunmaktır.
Ama Kilimli’de sorun mu yok?
Var.
Hem de fazlasıyla var.
İşsizlikten altyapıya, ulaşımdan sosyal sorunlara kadar konuşulması gereken onlarca mesele varken, ilçe başkanlığından güçlü bir ses duyan var mı?
Yok.
Siyaset susarak yapılmaz.
Siyaset sadece poz vererek hiç yapılmaz.
Şimdi Kilimli’de insanlar ister istemez şu soruyu soruyor:
İlçe başkanlığında bile varlık gösteremeyen bir siyasetçi, yarın belediye başkanlığı gibi çok daha ağır bir sorumluluğu nasıl taşıyacak?
Çünkü siyaset iddia işidir.
Siyaset mücadele işidir.
Siyaset sahada ter dökme işidir.
Ama bugün ortaya çıkan tablo pek iç açıcı değil.
Tam da yükselmesi, ağırlığını koyması, Kilimli siyasetinde adından söz ettirmesi gereken bir dönemde ortaya çıkan görüntü şu:
Kendinden emin bir siyasi yürüyüş değil…
Yönünü kaybetmiş bir siyasi savrulma.
Kilimli güçlü siyasetçiler gördü.
Mücadele eden, kavga eden, ilçesinin hakkını arayan isimler gördü.
Ama bugün ortaya çıkan tablo, ne yazık ki güçlü bir liderlik değil.
Daha çok denize düşmüş ve yüzme bilmeyen birinin paniği gibi…
Çırpınış var.
Ama yön yok.
Enerji var.
Ama siyaset yok.
Ve Kilimli halkı hâlâ aynı sorunun cevabını bekliyor:
Sayın Kargidan,
Gerçekten ilçe başkanı olduğunuzun farkında mısınız?
Fakat Kilimli’nin sorunları konuşulacaksa…
O noktada büyük bir sessizlik başlıyor.
Bir ilçe başkanının görevi sadece davetlere katılmak değildir.
Bir ilçe başkanının görevi; ilçenin sorunlarını gündeme taşımak, yapılmayanları haykırmak, halkın hakkını savunmaktır.
Bugün Kilimli’de konuşulması gereken onlarca sorun varken, ilçe başkanlığından güçlü bir çıkış duyan var mı?
Yok.
Siyaset sadece poz vererek yapılmaz.
Siyaset fotoğraf albümü doldurmak değildir.
Bu yüzden Kilimli’de artık herkes aynı soruyu sormaya başladı:
İlçe başkanlığında bile etkisini gösteremeyen bir siyasetçi, yarın belediye başkanlığına talip olursa Kilimli’yi nasıl yönetecek?
Çünkü siyaset koltuğa oturmakla değil, o koltuğu doldurmakla yapılır.
Bugün ortaya çıkan tablo ise ne yazık ki güçlü bir liderlik görüntüsü değil.
Tam aksine…
Siyasette yükselmesi gereken bir dönemde, yönünü kaybetmiş bir görüntü.
Bir lider yürür.
Bir siyasetçi mücadele eder.
Ama şu an görünen tablo şu:
Denize düşmüş, yüzme bilmeyen birinin çaresiz çırpınışı…
Kilimli halkı artık fotoğraf değil, siyaset görmek istiyor.
Ve soru hâlâ ortada duruyor:
Sayın Kargidan…
Gerçekten o koltuğun hakkını vermeye niyetiniz var mı, yoksa bu sadece bir fotoğraf serüveni mi?
GÜNDEM
Az önceGÜNDEM
Az önceÖZEL HABER
1 saat önceÖZEL HABER
6 saat önceÖZEL HABER
1 gün önceSİYASET
1 gün önceGÜNDEM
1 gün önce